

Jeanne Dielman, 23, quai du Commerce, 1080 Bruxelles
Yonetmen: Chantal Akerman
Vizyon Tarihi: 21 Ocak 1976
Konu
Belçikalı yalnız bir annenin yüklenmek zorunda kaldığı roller, yerine getirmekle yükümlü olduğu görevler ve rutin ev işleri üzerine çarpıcı bir sinema klasiği.
Oyuncu Kadrosu

Delphine Seyrig
Jeanne Dielman

Jan Decorte
Sylvain Dielman

Henri Storck
1st Caller

Jacques Doniol-Valcroze
2nd Caller
Yves Bical
3rd Caller

Chantal Akerman
Neighbor (voice) (uncredited)
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Hong Kong’lu yönetmen Wong Kar Wai İngilizce olarak çektiği ilk filmi, gönül yarası ve yeni başlangıç arasındaki mesafede dramatik bir gezintiye çıkarıyor. Kalbi kırılan Elizabeth (Norah Jones) yaşadıklarının ardından hayatındaki her şeyi, rüyasını ve duygusal olarak yakınlaşmaya başladığı arkadaşı Jeremy’i (Jude Law) geride bırakarak kırık kalbini düzeltebilecek bir şeyler bulmak amacıyla Amerika boyunca bir yolculuğa çıkmaya karar veriyor.Seyahati boyunca garsonluk yapıyor ve Memphis’te kendisinden çok daha fazla üzüntülü ve sorun yaşayan bir polis Arnie (David Strathain) ve eşi Sue Lynne( Rachel Weisz) ve babasıyla sorunları olan, kumarbaz Leslie (Natalie Portman) ile tanışıyor. Elizabeth bu kişileri tanıdıkça yalnızlığın ve yoksunluğun gerçek derinliğine tanık oluyor ve aslında bu yolculuğun aradığının bir parçası olduğunu anlamaya başlıyor.
Benim Aşk Pastam

Portland’daki kaykaycıların uğrak yeri Paranoid Park’tan (nam-ı diğer Punk Park) adını alan filmde usta yönetmen Gus Van Sant, bir kez daha gençlerin dünyasına bakıyor. Blake Nelson’un romanından uyarlanan film, ergenlik çağındaki kaykaycı Alex’in bir gece kaza sonucu bir güvenlik görevlisini öldürmesi ve bu konuda ağzını açmamaya karar vermesi üzerine gelişen olayları konu ediniyor.
Paranoid Park

Paris, 1835. Çapkın ve ahlaksız Ryno de Marigny’nin, saf ve temiz aristokrat kızı Hermengarde ile gerçekleşecek evliliği herkesin dilindedir. Ancak iki sevgilinin aşkını görmezden gelerek dedikodu yapanlar, genç adamın zaafını bilmektedirler. Nitekim de Marigny, ateşli bir İspanyol fahişesi olan Vellini ile 10 sene süren tutkulu bir aşk yaşamıştır ve onun nefesini hala ensesinde hissetmektedir. Bu mahremiyet, gizem ve aldatma girdabından sadece bir çift kurtulacaktır...
Metres

Film detaylari icin tiklayin...
Anatomie de l'enfer

Mrs Lowry & Son, portre sanatçısı olan L.S. Lowry ve annesi arasındaki ilişkiye odaklanıyor. İngiliz sanatçı L.S. Lowry, aşırı baskıcı olan annesi Elizabeth ile yaşar. Elizabeth, bu süreçte bekar olan oğlunun sanata olan hırsının devam etmesinin engellemek için elinden geleni yapar. Oğlunu büyük bir hayal kırıklığı olarak gören Elizabeth, bunu oğluna söylemekten uzak durur.
Bayan Lowry Ve Oğlu

Hamit, Karadeniz'de bir sahil kasabasında yaşamaktadır ve hayatını "insan kaçakçılığı" yaparak kazanmaktadır. Bir gün kaçak göçmenler kasabada mahsur kalır ve Hamit'in yolu bu süreçte botanik bilimcisi olan Denise adlı yabancı bir kadınla kesişir. Geceleri gizlice deniz kenarındaki terk edilmiş bir kulübede buluşurlar. Mahsur kalan göçmenlerle yaşadıkları, birbirleriyle oldukça yakınlaşan ikilinin ilişkisini sarsmaya başlar. Bu rastlantılar sonrasındaysa Hamit, hayatını değiştirecek bir karar vermek zorunda kalır
Kumun Tadı

Film detaylari icin tiklayin...
Thou Wast Mild and Lovely

Amerikan tarihinin en önemli insan hakları savunucularından ve siyahi liderlerinden biri olan Malcolm X’in hayatı, Spike Lee’nin yaratıcı bakış açısı ile beyazperdeye aktarılıyor. Daha önce Broadway’de tarihi lideri canlandırmış olan Denzel Washington’un dikkate değer oyunculuğu ile Malcolm X’in hikayesi sıradan bir biyografi olmaktan çok, bir insanın hayatında devrim yapıp kendini gerçekleştirmesi şeklinde, dönemlere bölünerek anlatılmış:Babası Ku Klux Klan tarafından öldürülen Malcolm, çağdaşı bir çok zenci gibi umutsuz ve zor bir çocukluk geçirir. Neticesinde hayatı günlük yaşayan hedonist bir hırsıza dönüşür. Sonunda hapise girdiğinde İslam öğretisi kendisini yeniden tanımlamasına yardımcı olur. Burada dahil olduğu toplulukta kendini bulur ve yükselmeye başlar. Hapisten çıkınca Malcolm, adeta bir mesih işlevi yüklenir ve kendilerini birer suçlu yapan toplumsal adaletsizliğe başkaldırır.
Malcolm X

Babasının ölümünden sonra Daniel annesi ile Newark'tan New Jersey'e taşınmıştır. Kaldıkları yerde kibar Okinawalı Bay Miagi ile tanışacaktır. Okuldan yeni arkadaşı Ali Mills ile kumsalda gezerken onun eski erkek arkadaşı ve Cobra karate okulunun en iyi öğrencisi Johnny ile başını belaya sokar. Bu çekişme ile süregelen olaylar sonucunda bir gün Daniel Johnny ve onun karate okulu arkadaşları tarafından dövülürken Bay Miagi'nin onu kurtarmasına kadar giden bir süreci başlatır. Miagi ilk sefer Daniel'ın onun sensei olması isteğini reddedecektir. Fakat Johnny ve arkadaşlarının intikam isteği üzerine onun hocası olmayı kabul eder.
Karate Kid

Antonia Fraser’ın çok satan kitabından, Sophia Coppola tarafından beyazperdeye uyarlanan film, tarihin en ünlü kadın figürlerinden birine, Fransa kraliçesi Marie Antoinette’in dramına odaklanıyor. Dönemin politik ve siyasi şartları gereğince Fransa kralıyla evlendirilen genç Avusturya kraliçesi Marie Antoniette, yaşamını sürdüreceği bu yeni hayat düzeninde çeşitli zorluklarla karşılaşıyor. Kayıtsız ve ilgisiz bir kocaya sahip olan genç kraliçe, Versailles sarayının ihtişamlı gölgesi altında çeşitli siyasi oyunlara ve politik hesaplaşmalara tanık oluyor. Genç kraliçe bu alışık olmadığı düzende mücadele etmenin yolunu uçarı partilerde ve tehlikeli dostluklarda ararken, film kadın başrakarakterini tüm insansı halleriyle ele alıp alışılmışın dışında bir Marie Antoniette portresi çiziyor.