

Скиф
Yonetmen: Рустам Мосафир
Vizyon Tarihi: 18 Ocak 2018
Oyuncu Kadrosu

Алексей Фаддеев
Lutobor

Виталий Кравченко
Yar

Александр Кузнецов
Marten

Василиса Измайлова
Tatyana - Lyutobor'sWife

Александр Пацевич
Vseslav

Юрий Цурило
Oleg Svyatoslavovich - Prince of Tmutarakan

Андрей Пермяков
Wolf Ares

Виктор Соловьёв
Anagast

Сайдо Курбанов
Gonchak

Рустам Мосафир
Kumay
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Umberto Eco'nun ünlü romanından sinemaya uyarlanan Gülün Adı (The Name Of The Rose), ortaçağda yaşanan heyecan yüklü bir detektif öyküsü aslında. Bir manastırda meydana gelen esrarengiz cinayetleri araştıran William ve genç çömezi Adso büyük bir belanın içinde olduklarını anlayacaktır. Felsefe ve edebiyatla dirsek temasını hiç kesmeyen filmi Jean Jacques Annaud yönetiyor. Jean-Jacques Annaud'u, Ayı, Sevgili, Tibet'te Yedi Yıl gibi filmlerden de tanıyoruz.
Gülün Adı

Sıra dışı yazar ve yönetmen Quentin Tarantino'nun büyük beğeni kazanan dördüncü filmi olan, acımasız bir ihaneti ve destansı bir kan davasını konu alan heyecan ve gerilimi yüksek Kill Bill: Volume 1'de başrollerde Uma Thurman (Pulp Fiction), Lucy Liu (Charlie's Angels, Chicago) ve Vivica A Fox' u (Two Can Play That Game) izleyeceksiniz. Kendi nikah töreninde başına bir kurşun isabet ettikten dört yıl sonra, Gelin (Thurman) komadan çıkar ve intikam alma vakti geldiğine karar verir! Eski patronu Bill (David Carradine) ve onun ölümcül uluslararası suikast ekibi tarafından vurulduğu göz önüne alınırsa artık kendisinin başlatmadığı ancak bitirmeye kararlı olduğu bir ölüm kalım savaşı onu beklemektedir. Tüm dünyada ses getiren aksiyon dolu nükteli bu film, mutlaka görülmesi gereken bir yapım.
Kill Bill: Vol. 1

Öykü, belirsiz bir zaman diliminde, feodal düzenin hakim olduğu Çin topraklarında geçiyor. Çalınan bir kılıcın ve ünlü bir kaçağın peşindeki iki savaşçı, iz üstündeyken soylu bir adamın kızına rast gelirler. Fiziksel açıdan şaşırtıcı derecede iyi eğitilmiş bir dövüşçü olan bu genç kız, hayatının kritik kararlarından birini vermek üzeredir. Mucizelerin olağan karşılandığı, havada yürüyen zen savaşçılarının cirit attığı bir düşsel gerçekliği koreografik olarak sinemaya taşıyan yönetmen Ang Lee, romantizm ve aksiyonun dinamik bir öykü içindeki birleşimi olarak tanımlıyor filmini.
Kaplan ve Ejderha

Kör bir gezgin olan Zatoichi kumar oynarak ve masaj yaparak geçimini sağlar. Aynı zamanda usta kılıç kullanışıyla ünü dört bir yana yayılmıştır. Bir dağ kasabasına gelen Zatoichi burada Ginzo denilen bir çete ile karşılaşır. Çete bütün kasabayı esir almış, karşı koymaya çalışan herkesi de öldürmektedir. Hattori adındaki samuray bu cinayetlerin baş kahramınıdır. Arkadaşı Şinkiçi ile beraber iki geyşayla tanışırlar. Kardeş olan bu geyşalar intikam hırsıyla dolmuş, güzel ama bir o kadar tehlikeli kızlardır. Ailelerinin öldürülmesinin öcünü almak için bu kasabaya gelmişlerdir. Zorlu bir mücadeleye giren Zatoichi meşhur kılıcıyla ve usta figürleriyle bu çete ile karşı karşıyadır.
Zatoichi

Kenshin Himura; nam-ı diğer Battousai, efsanevi bir kılıç ustasıdır. Meiji Restorasyonu'ndan sonra kılıçla öldürmeyi bırakmıştır. Köyde, kılıç ustalığı okulu işleten Kaoru Kamiya ile huzurlu bir hayat yaşamaya çalışmaktadır. Bir gün ustamızın en sevdiği yemek mekanı olan Akabeko Restaurant yıkılır. Kenshin Himura orada "Junchu" yazılı bir not bulur. Son düşmanı intikam ateşiyle yanan tanıdık biridir.
Rurouni Kenshin: Final

Peter Banning, işkolik bir avukattır. Karısı ve iki çocuğunu fazlasıyla ihmal etmektedir. Ailece İngiltere'deki büyükanne Wendy'i ziyarete gittiklerinde, çocukları Kaptan Hook tarafından kaçırılır. Peter, peri Tinkerbell'in yardımıyla Olmayan Ülke'ye döner. Peter Banning, artık Peter Pan olmuştur ve Kayıp Çocuklar'ın da yardımıyla çocukluk anılarını ve uçmayı hatırlayacak ve Kaptan Hook ile savaşacaktır.
Kanca

15. yüzyılda Tatarların saldırıları altında inleyen Rusya'dayız. Andrei Rublev hem bir keşiş hem de ikona ressamıdır. Barbarlık, şiddet ve kana kontrast olarak doğanın mucizevi güzelliği ve inanç Rublev'in beslendiği kaynaktır. Ne var ki bir köylü kızını tecavüzden kurtarmak için bir adamı öldürmek zorunda kaldığında hayatı ve Tanrı inancını yeniden sorgular. Yaratıcılık ateşinin, konuşmama ve resim yapmama yemini eden Rublev'in içinde yeniden yanmaya başlaması için toy bir delikanlının dev bir çan imal etmesini seyretmesi gerekecektir. Bu aslında sanatçı keşişin eserlerine gerçek renk ve hayatın da gelmesinin işaretidir.
Andrei Rublev

1375 yılında, Çin'in Yuan hanedanı, Moğol Ming Hanedanı'nı devirerek Kore ile ilişkileri bozmuştur. Barış görüşmeleri için Çin'e gönderilen Kore delegasyonu, casuslukla suçlanıp çölde idama mahkûm edilir. Yuan askerlerinin güzel prenses Zhang'ı kaçırdığı ortaya çıkınca, bu durum uzun bir savaşı tetikleyecektir. Delegasyonun hayatta kalan son üyeleri, prensesi kurtarmak ve bir savaşı önlemek için Yuan ordusuna karşı umutsuz bir mücadele başlatır. Milyonlarca hayat tehlikededir.
Savaşçı

Çin, Tang Hanedanlığının sonları, 10. yüzyıl. Chong Yang Festivali’nin gecesinde Saray altın çiçeklerle dolmuştur. İmparator (Chow Yun Fat) beklenmedik şekilde ortanca oğlu Prens Jai (Jay Chou) ile döner. Bahanesi tatilini ailesiyle geçirmektir, ama İmparator ile rahatsız İmparatoriçenin arasındaki soğukluktan, bu samimiyetsiz görünmektedir. Yıllar boyunca, İmparatoriçe ve üvey oğlu Veliaht Prens Wan (Liu Ye) arasında yasak bir ilişki vardır. Tuzağa kısıldığını hisseden Prens Wan İmparatorun doktorunun kızı olan gizli aşkı Chan (Li Man) ile saraydan kaçmanın hayallerini kurmaktadır. İmparatorun da aynı şekilde gizli kapaklı planları vardır; İmparatorun Doktoru (Ni Dahong) onun entrikalarını bilen tek kişidir. Yaklaşan tehlikenin farkına varan İmparator doktor ve ailesini saraydan uzak bir bölgeye yerleştirir.
Altın Çiçeğin Laneti

Vikingler tarafından ailesi katledilen ve Kızılderililer tarafından büyütülen Ghost (Karl Urban), yıllar sonra geri dönen Vikinglere karşı savaşmak zorunda kalır. İki kültür arasında sıkışan Ghost, hem koruyucu kabilesini kurtarmak hem de geçmişinin intikamını almak için ölümcül bir mücadeleye girişir. Buzullar ve ormanlarda geçen kanlı çatışmalar, Ghost'un Viking lideri Gunnar'la yüzleşmesiyle doruk noktasına ulaşır.