
Oyuncu Kadrosu

Nina Hoger
Claire

László I. Kish
Uwe

Stefan Kurt
Karl Winter

Susanne Lüning
Martha
Karl-Ulrich Meves
Tepesch
Nikola Weisse
Popescu
Ingrid von Bothmer
Graber

Christian Schneller
Dr. Seltzer
Diethelm Stix
Kellner
Anton Marty
Herbert
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

1928 yapımı bu filmde Georg Wilhelm Pabst’ın natüralizminin derinliklerine dalıyoruz. Neşe içinde gezerken etrafındaki herkese trajedi saçan Femme Fatale’imizle tanışın: Lulu. başrollerde Bob Cut’ı hayatımıza sokan karizmatik oyuncu Louise Brooks ve zamanının Dracula’larından Francis Lederer.
Pandora'nın Kutusu

1800'lü yıllarda hayatta önemli bir şeye sahip olmayan ve son derece sıradan bir yaşam süren William Blake isimli bir genç, farklı bir deneyim yaşamak adına yaşadığı toprakları terk edip, bilmediği bir yerde yeni bir hayata atılmaya karar verir. Çıktığı yolculuk ise onu hem fiziksel hem de ruhsal anlamda değiştirecek bir deneyimin başlangıcı olacaktır. Son derece kötü bir anında karşılaştığı 'Hiç Kimse' adındaki Amerikan yerlisi, Blake'in aynı isimdeki, ölmüş bir şair olan William Blake olduğuna inanır. 'Hiç Kimse' ile birlikte atılacağı bu yolculuk, William Blake'in sıradışı bir şekilde bambaşka bir insana dönüşmesine neden olur.
Ölü Adam

Şarlo, 19. yüzyılın sonunda Klondike’de maceraperestlerle birlikte karlı dağlarda altın bulma umuduyla yola çıkar. Şiddetli bir fırtınada terk edilmiş bir kulübeye sığınır ve burada iki altın avcısıyla daha karşılaşır. Şehre eli boş döndüğünde Georgia adında bir kadınla tanışacak, aşık olacaktır.
Altına Hücum

Filmin konusu Fransız ordusundaki komuta kademesinin savaşmak istemeyen askerlere gözdağı verip korkutmak amacıyla suçsuz askerleri kurşuna dizmesidir. Fransız Ordusu da savaş sırasında diğer müttefik orduları gibi korkaklık suçundan dolayı infazlar gerçekleştirmiştir. Ancak filmin merkezinde duran sorun, verilen emre karşı gelerek saldırıya geçmeyen tüm cephenin yerine rastgele seçilen askerlerin kurşuna dizilmesidir. Bu tür cezalandırma tarihte Romalılar tarafından yaygın olarak uygulanmıştır. Onuncunun cezalandırılması olarak dilimize çevrilebilecek decimation cezasında suçlular arasından her on kişiden bir tanesi öldürülerek ceza uygulanır. Bu ceza Fransız Ordusunda, Flanders yakınlarında 15 Aralık 1914 tarihinde geri çekilen Cezayir Alayı 8.Tabur 10. Bölük askerleri hücum emrine uymayınca uygulanmıştır...
Zafer Yolları

Walter Winchell tarzı sansasyonel bir köşe yazarı olan J.J. Hunsecker yazılarıyla birçok kişinin kaderini belirlemektedir. Hunsecker kızkardeşi Susan'a kur yapma cüretini gösteren caz gitaristi Steve'i hedef seçer.
Başarının Tatlı Kokusu

Tabu, tüm sessiz film yönetmenleri arasında belki de en büyüğü olan F.W. Murnau’nun son filmidir. Murnau’nun büyüklüğü stüdyo hilelerindeki başarısının yanı sıra Tabudaki gibi belgesel doğalcılığından kaynaklanıyordu. Bu çok yönlülük Almanya’da ve ABD’de çektiği filmler arasında köprü kurar. Doğal mekanlarda çekilen ve kesinlikle ne Almanca ne de İngilizce konuşulan Tabu, bu iki yeteneğin farklı yüzlerini sergiler. "Cennet" ve "Kayıp Cennet" şeklinde adlandırılan iki "bölüm"den oluşan basit senaryo, erotik bir aşk hikayesini konu alır. Genç bir kadın, köyün yaşlısı (Murnau’nun en ürkütücü kıyamet habercilerinden biridir) tarafından yeni ölen kutsal bakirenin yerine geçmek üzere seçilince cinsel tabu haline gelir. "Uygarlığın" (özellikle de paranın) ada sakinlerinin masum hazcılığı üzerindeki yozlaştırıcı gücü de yan tema olarak işlenir.
Tabu: Güney Denizinin Hikayesi

Harvey Kore savaşından bir kahraman olarak döndüğünde birliğinin diğer askerleri onun niye bir madalya aldığını bile hatırlamamaktadır. Kısa bir süre sonra askerlerden ikisi kabuslar görmeye başlarlar. Bir diğeri Harvey'i araştırmaya karar verir. Hükümet ve Ordu, hangi karanlık sırları gizlemektedir ? 1963 yılında en iyi yardımcı kadıncı oyunu ve en iyi kurgu dallarında Oscar'a aday olan film, sinema tarihinin en önemli yapımları arasında listeleniyor.
Mançuryalı Aday

En önemli Shakespeare uyarlamalarından biridir ve Orson Welles’in belki de son başyapıtıdır. Bu filmde her şeyden biraz var: komedi, sanatsal kamera açıları, heyecan verici savaş sahneleri ve Orson Welles’in Shakepeare’in hikayelerinden keşfettiği akıcı hikaye anlatımı. İmkansızlıklar film kalitesini düşürmüş olsa da, bu filmi bir başyapıt olmaktan alıkoymuyor.
Gece Yarısı Çanları

Film detaylari icin tiklayin...
Przystanek

"İdam Sehpası"nda patronunun karısıyla aşk yaşayan bir iş adamının patronunu öldürüp olaya intihar süsü vermesi sırasında yaptığı küçük bir hatanın büyüyerek olayları içinden çıkılmaz bir hale dönüştürmesi anlatılmaktadır...