

Şimdi Biz Kimiz
Who We Are Now
Yonetmen: Matthew Newton
Vizyon Tarihi: 25 Mayıs 2018
Konu
10 yıldır hapishanede mahkum olan Beth, özgürlüğüne kavuştuğunda büyük bir sorunla karşılaşır. Hapishanede kaldığı süre içinde oğlunun velayeti kardeşine verilmiştir. Oğlunu tanımayan Beth, velayeti geri almak için avukat Carl’dan yardım isterken bir yandan da travmalarıyla boğuşan eski bir Amerikan askerine de aşık olur.
Oyuncu Kadrosu

Julianne Nicholson
Beth

Emma Roberts
Jess

Zachary Quinto
Peter

Jimmy Smits
Carl

Jess Weixler
Gabby

Lea Thompson
Alana

Jason Biggs
Vince

Scott Cohen
Sam

Grant Shaud
Judge

Gloria Reuben
Rebecca
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

1789'da gerçekleşen devrim tüm Fransa'yı kana bular. Devrimin Paris'teki önderleri arasında Danton ve Robespierre de vardır. Bu iki dost, temellerini attıkları cumhuriyetin üzerinden dört yıl geçmeden birbirlerine düşman olur ve sonunda Danton gönüllü bir sürgüne çıkar. Ancak çevresindeki herkesi rejim düşmanı olarak gören ve vatana ihanetten giyotine gönderen Robespierre'in aşırı sert politikalarına daha fazla dayanamaz. Ölümü göze alarak Paris’e döner ve Terör Dönemi denen çılgınlığa son vermeyi dener.
Danton

Film detaylari icin tiklayin...
Les Valseuses

Film detaylari icin tiklayin...
Die gläserne Zelle

Mildred Pierce, dönemin tipik kadın portresinin sıradan bir ürünü gibidir. Ancak kendisini aldatan kocası kısa bir süre sonra kendisini terk eder. Mildred, bir anda kendisini daha yalnız ve daha güçlü bir halde bulur. Artık çevresindeki herkese bağımsızlığını ve kusursuzluğunu ilan edecektir. Önünde ise kızının velayetini almak üzere bir dava vardır.
Mildred Pierce

Olaylar 2027 yılında, Kyoto’da geçer. Kahramanımız Naomi Katagaki kendisinin 10 yıl sonraki hâli olduğunu iddia eden biriyle karşılaşır. Birlikte sınıf arkadaşları olan Ruri’yi kurtarmaları gerekmektedir.
HELLO WORLD

1970'lerde bir hayli kırılgan olan Alman demokrasisi, bombalı saldırılar, terörizm tehdidi ve içerdeki düşman korkusuyla her sammaktayd Nazi kuşağının yeni nesil radikal çocukları Andreas Baader, Ulrike Meinhof ve Gudrun Ensslin, faşizmin yeni yüzü olarak gördükleri ve çoğu Nazi geçmişine sahip Alman yetkililer tarafından desteklenen Amerikan emperyalizmine karşı şiddet dolu bir savaş vermektedirler. Amaçlarının daha iyi bir toplum yaratmak olduğunu söyleyen grup, zamanla yaydıkları terör ve yaptıkları kanlı eylemlerle kendi insanlıklarını kaybedecektir. Onları anlayan tek adam aynı zamanda onların peşindeki adamdır: Alman polisinin başı Horst Herold. Herold genç teröristleri ele geçirmeyi başarsa da bunun buzdağının sadece görünen yüzü olduğunun farkındadır.
Bir Terör Filmi: The Baader Meinhof Complex

Basit kaygıları olan saf İrlandalı genç Gerry Conlon, 70’li yıllarda Londra’ya gelir. Kendini hayatın akışına kaptıran delikanlı burada bir işgal evinde serbest bir hayat yaşayan gençlerle birlikte zaman geçirmeye başlar. Bir polis baskınında hiç ilgisi olmadığı 1974 Gyildford bombalamasından sorumlu tutularak tutuklanır. O dönemin İngiltere’sinde şimdikinden çok farklı olarak, terörle mücadele adına insan haklarının hiçe sayıldığı uygulamalar olmaktadır. Yoğun fiziksel ve manevi işkencelerin baskısı altındaki Gerry’nin ömrünün sonbaharındaki masum babası da, suç ortağı olarak hapse atılır. Kadın bir avukatın yıllar süren çabalarının da yardımıyla, Gerry maruz kaldığı adaletsizliğe direnmeye başlar.
Babam İçin

II. Dünya Savaşı ertesi, Almanya. Michael Berg adlı genç, kendisinin yaşça iki katı büyük olan Hanna Schmitz'e aşık olmuştur. Gizli bir ilişki yaşayan ikilinin aşkı Hanna'nın bir gün ortadan kaybolmasıyla biter. Aradan 8 yıl geçmiştir ve hukuk okuyan Michael savaş suçları mahkemesinde gözlemcilik yapıyordur. Bir gün sanık sandalyesinde Hanna'yı görür. Mahkemede Hanna'nın geçmişi ortaya dökülürken, Michael ikisinin de hayatını değiştirecek bir sırrı ortaya çıkarır.
Okuyucu

Hayatını başarılı bir eşin (William Hurt) gölgesinde yaşayan Alice (Mia Farrow) yaşadığı eklem ağrılarına çözüm bulmak için doktor Yang (Keye Luke)'ın muayenehanesine gider. İlginç doktor Yang'a göre sorun yürekte ve beyindedir. Alice, çocuklarının okulunda gördüğü karizmatik dul Joe (Joe Mantagno)'dan hoşlanmıştır. Alice, doktor Yang'ın görünmezlik iksiri sayesinde Joe'yu yakından tanıma fırsatı bulduğu gibi kocasının da ne haltlar karıştırdığını anlayarak yaşadığı suçluluk duygusunu bastıracaktır
Alice

15 yıl boyunca Juliette ve kendisini reddeden ailesinin hiçbir bağı olmamıştır. Hayat onları vahşice ayırmış olsa da, kardeşi Lea ona kocası Luc, babası ve kızları ile yaşadıkları evin kapılarını açar. “Seni o kadar çok sevdim ki...” kadınların güçlülüğü, ileriye dönük olmaları ve kendilerini yoktan varedebilmeleriyle ilgili bir film. Hepimizin sahip olduğu sırlar, içinde bulunduğumuz hapsolma halleri ve paylaşılan yalnızlığa dair bir film...