

Oyuncu Kadrosu

Jean Gabin
Leguen

Sophia Loren
Teresa Leoni

Michel Albertini
Andre Leoni

Gisèle Casadesus
Madame Leguen

Julien Bertheau
Verlac

Muriel Catalá
Anne Chartier

Henri Garcin
Maître Lannelongue

Marthe Villalonga
The Leguens' concierge

Anne Kreis
The tennis player

Paul Bisciglia
A juror
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

El Bosque Kliniği'inde rastlaşan iki kişiyle başlar herşey... Benigno (Javier Camara) ve Marco (Dario Grandinetti) Marco'nun boğa güreşçisi olan sevgilisi komadadır. Benigho ise klinikte komada olan genç bir bale öğrencisinin hasta bakıcılığını yapmaktadır. Bu özel iki kadın, iki erkeğin zoraki başlayan arkadaşlıklarını başka boyuta taşır. Kliniğin dört duvarı arasında ne kadar süreceği belli olmayan zaman diliminde, dört insanın hayatı, geçmişi, bugüne ve yarını belirsiz bir kaderin izlerini takip eder...
Konuş Onunla

Luther Whitney işinde uzman ve mükkemmeliyetçi biridir. Sessizliğe çok önem verir çünkü yaptıklarıyla böbürlenmek onu hapse düşürecek kadar tehlikelidir: o bir hırsızdır... Yıllarca hapis yatıp çıktıktan sonra, son bir işle jübilesini yapmaya karar verir. Amerika'nın en zenginlerinden Walter Sullivan'ın malikanesine girer. Ama Luther gibi usta bir hırsızı bile şaşırtacak bir şey bu dünyada her zaman bulunur! Ucu beyaz saraya kadar uzanan, çok ama çok önemli bir sır...
Mutlak Güç

Derek Vinyard (EDWARD NORTON), beyaz ırkın üstünlüğüne inanan bir grup gencin karizmatik lideridir. Nefret içindeki Derek, bir siyahı canice öldürünce hapse girer. Hapisten çıktığında artık bambaşka biridir. Geçmişinden ve yaptıklarından utanç duyar ve küçük kardeşi Danny'nin (EDWARD FURLONG) de kendisiyle aynı sonu paylaşmaması için çabalar. Bir aile içinde gelişen ve sonunda aynı aileyi parçalayan ırkçılık hakkında tartışmalı ve çarpıcı bir film. Edward Norton bu filmdeki rolüyle en iyi oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiştir.
Geçmişin Gölgesinde

Raimunda, ailesini geçindirebilmek için birden fazla işte çalışan güçlü ve mücadeleci bir kadındır. Ablası Sole, onun kadar mücadeleci ve güçlü olmasa da, kayıtdışı çalıştırdığı kuaför salonunu işleterek hayatını kazanmaya çalışmaktadır. Kendi hallerinde yaşam mücadelesi veren bu kadınlar, bir gün doğup büyüdükleri La Mancha'da yaşayan halalarının ölüm haberi ile yıkılırlar. Cenazaye ablası Sole ile gitmek isteyen Raimunda'yı evde çok daha büyük bir yıkım beklemektedir; Solu'u ise cenazede büyük bir şok. Yıllar evvel bir yangında ölmüş olan anneleri, yarım kalan bütün işlerini tamamlamak için geri dönmüştür. Tek başlarına ayakta kalmaya çalışan kızlarının ve torununun da onun desteğine çok fazla ihtiyacı vardır.
Dönüş

Film detaylari icin tiklayin...
Mifunes sidste sang

Genç Vito Corleone, Amerika'ya yeni gelmiştir. 1917 yılında, New York şehri'nin yerel mafyalarından birinin liderini öldürünce saygınlık kazanır ve korkulan biri haline gelir.Bu arada, 50 yıl sonra, Michael Corleone, Washington'da senato komitesine aile işleriyle ilgili ifade vermektedir.1972 yapımı ilk filmin devamı niteliğinde, yine yazar Mario Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola'nın yaratıcı ellerinden çıkmış usta işi bir yapım. Eleştirmenler tarafından, önceki filmden daha başarılı bulunan az sayıdaki devam filminden biri olarak kabul ediliyor.
Baba II

Kör bir gezgin olan Zatoichi kumar oynarak ve masaj yaparak geçimini sağlar. Aynı zamanda usta kılıç kullanışıyla ünü dört bir yana yayılmıştır. Bir dağ kasabasına gelen Zatoichi burada Ginzo denilen bir çete ile karşılaşır. Çete bütün kasabayı esir almış, karşı koymaya çalışan herkesi de öldürmektedir. Hattori adındaki samuray bu cinayetlerin baş kahramınıdır. Arkadaşı Şinkiçi ile beraber iki geyşayla tanışırlar. Kardeş olan bu geyşalar intikam hırsıyla dolmuş, güzel ama bir o kadar tehlikeli kızlardır. Ailelerinin öldürülmesinin öcünü almak için bu kasabaya gelmişlerdir. Zorlu bir mücadeleye giren Zatoichi meşhur kılıcıyla ve usta figürleriyle bu çete ile karşı karşıyadır.
Zatoichi

James Stewart, karısına asılan bir barmeni öldürmekle suçlanan subayı (Ben Gazzara) savunan kasaba avukatı rolünde. McCarthy yıllarının kuşku dolu Amerika?sındaki havayı yansıtan, zekice örülmüş, sağlam oyunlarla klasikleşen bir film bu. Preminger, çok sıkıcı olabilecek bir öyküyü anlatırken, yönetmenlik dersi de veriyor.
Bir Cinayetin Anatomisi

Nebraska’nın Falls şehri, Brandon Teena (Hilary Swank) adındaki delikanlıyla ilgili dedikodularla çalkalanıyordu, tüm kadınların olduğu gibi tüm kasabalının da dikkatini ve ilgisini çekmişti. Karizmatik kişiliği ve masum yüzünün arkasında kocaman bir sır gizliyordu. O herkesin olduğunu zannettiği kişi değildi. Her genç insan gibi hatalar yapıyordu ve bu hatalarını da çok pahalıya ödemek zorundaydı. Yeni sevgilisi Lana ve gözü pek arkadaşı John arasındaki sınırları yanlışlıkla aşınca sır, bir vahşetle ortaya çıktı. Brandon Teena; hararetli bir aşık, toplumdan dışlanmış kimsesiz bir hayalperest, cesur bir hırsız ve haksızlığa uğramış trajik bir suçluydu. Bu filmdeki rolü Hilary Swank’a bir Oscar ödülü kazandırdı, ancak Chloe Sevigny aday olduğu 'En İyi Yardımcı Aktrist' dalında ödül alamadı.
Erkekler Ağlamaz

Will Dormer, Los Angeles Polis Departmanında çalışan deneyimli bir polistir. Ortağı Hap ile birlikte Alaska'nın küçük bir kasabasına genç bir kızın öldürülmesini araştırmak için gidecektir. Gittiği bölgenin bitip tükenmeden parıldayan güneş ışığından muzdarip Dormer ve Hap cinayetin en güçlü şüphelisi münzevi bir yazar olan Walter Finch'in peşindedir. Kumsalda sisli bir günde gerilimli bir kovalamaca içindelerken Finch Dormer'in ellerinden kurtulup kaçar. Sislerin içinde kaybolduğunda ise bir silah sesi duyulur. Hap öldürülmüştür... Bir polis olarak duyduğu sorumluluk ve ortağının öldürülmesinden kendisini suçlu bulması Dormer'ı Finch ile psikolojik bir kedi fare oyunu oynamaya sürükleyecektir. Finch ve Dormer'ın arasındaki bu kovalamaca yerel polisi de Finch'e karşı harekete geçirmiştir.