

Branded
Yonetmen: Phil Gorn
Vizyon Tarihi: 19 Eylül 2017
Oyuncu Kadrosu

Jeremy London
Alexander

Jason London
Edwin

Susan Duerden
Kate

Masiela Lusha
Donna

Lee Perkins
Judge Baxter

Burton Perez
Zee

Greg Maness
Jim
Tess Kartel
Lena

Sean Riggs
Douglas
Matt Thompson
Evan
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Evsiz bir jokey, bir milyoner, bir kovboy ve seabiscuit adında bir at... kendilerinin ve ülkedeki herkese ilham kaynağı olan bir yarış atının gerçek öyküsünü anlatıyor... 1920'lerde efsaneye dönüşen sıradışı bir drama... seabiscuit sizi hayatınızın yarışına götürecek...
Zafer Yolu

Film detaylari icin tiklayin...
Adeline

Film detaylari icin tiklayin...
Amerikan Haydutları

Film detaylari icin tiklayin...
A Horse Galloping Toward Screen

At, bir baba ve oğulun hikayesi. Aynı zamanda İstanbul'da yerleri ve mekanları olmayan seyyar satıcıların da hikayesi. Köyden İstanbul'a gelen, oğluna bir at almak ve onu okutup "büyük adam" olması için çabalayan bir babanın mücadelesine tanık olacaksınız. Onca engellere rağmen yine de bu isteğinden vazgeçmeyecektir baba. Sisteme dair yapılan eleştiriler, Türkiye'nin içinde bulunduğu durum filmin ana ögelerini oluşturuyor.
At

Beklenmedik bir bağ kuran dört arkadaşın evlerini bulma yolculuğuna eşlik edin.
The Boy, the Mole, the Fox and the Horse

İngiltere'de bir genetik araştırmalar ensitüsünde insan doğasındaki şiddet ve öfkeyle ilgili bazı tehlikeli deneyler yapılmış ve bunun sonucunda 'rage' adını verdikleri bir virüs geliştirilmiştir. Bir grup aktivist, biliminsanlarının maymunlara zarar verdikleri gerekçesiyle deneylerin yapıldığı binaya sızarak korunaklı kafeslerde tutulan ve 'rage' virüsü aşılanan maymunlardan birini serbest bırakırlar. Fakat serbest kalan maymun kafesten çıkar çıkmaz eylemcilerden birine saldırır ve olaylar içinden çıkılmaz bir hal alır.
28 Gün Sonra

14 yaşındaki kızı Grace'in, çok sevdiği atının sırtındayken kaza geçirmesi üzerine, bir dergi editörü olan annesi Annie, kızının kaderinin atıyla ayrılamaz biçimde bağlantılı olduğunu fark eder ve Atlara Fısıldayan Adamlar olarak bilinen sorunlu atları tedavi etmeleriyle tanınan at uzmanı seyislerden birini bulabilmek amacıyla bir kampanya düzenler. Sonunda Tom Booker (Robert Redford) adlı bir seyisin Montana'da bu işi yaptığını ve çalışmalarıyla adeta efsaneleştiğini öğrenir. Bunun üzerine kızı Grace ile Pilgrim adlı atını yanına aldığı gibi karavanıyla Montana'ya doğru yola çıkar.Tom Booker, bu kaza sonucunda darmadağın olan hayatları kurtarmak için çaba gösterirken şefkatli at bakıcısıyla kızın annesi arasında sevgi çiçekleri filizlenmeye başlayacak ve bunun sonucunda hem harika hem de trajik sonuçlara yol açacak bir aşk doğacaktır.
Atlara Fısıldayan Adam

Marnie - Hırsız Kız, tipik Hitchcock sarışınlarından biri olan (ve ayrıca Melanie Griffith'in de annesi) Tippi Hedren için özel bir armağan gibidir. Geçmişindeki karanlık olaylar nedeniyle kişilik bozulmasına uğramış ve bu yüzden kleptoman ve de 'frijid' olmuş bir genç kadın... Hedren de bu rolü gayet iyi biçimde oynar: yanı başında kendisine aşık olup onu iyileştirmeye çabalayan, geleceğin Sean Connery olduğu halde.
Hırsız Kız

Büyükannesinin son isteğini yerine getirmek için Karen isteksizce büyüdüğü ama şu anda terkedilmiş olan malikânenin yolunu tutar. Çok geçmeden orada yalnız olmadığının farkına varır. Ahırın oradaki kulübede yaşayan garip ve gizemli Pierce yıllardır malikâneye bakmaktadır. Karen, bu tozlu evi araştırdığı her gece, çocukluğundan kalan tüm anıların kâbusa dönüştüğünü görür. Kendini güvende hissetmeyen Karen, kız kardeşi geldiğinde rahatlar ancak olaylar Pierce daha da vahşileşmeye başladığında tamamen kontrolden çıkar. Karen’in geride bıraktığını sandığı korkunç hatırayla yüzleşmekten ve kötü hatıraları ile ölümcül gerçek arasındaki ince çizgide yürümekten başka çaresi yoktur...