

Parçalar
Mil gritos tiene la noche
“Testere katliamı için Teksas'a gitmenize gerek yok!”
Yonetmen: Juan Piquer Simón
Vizyon Tarihi: 23 Ağustos 1982
Konu
Boston'da bir üniversite kampüsünde genç kadınlar vahşice öldürülmeye başlanır. Kurbanlar parçalanmış şekilde bulunur. Polis, cinayetleri çözmeye çalışırken kurbanların organlarının sistematik olarak kaybolduğunu fark eder. Bu korkunç cinayetlerin arkasında, geçmişte yaşanmış karanlık bir travmanın izleri yatmaktadır. Olaylar geliştikçe, şüpheli olarak genç bir öğrenci olan Kendall ön plana çıkar. Ancak gerçek katilin kim olduğu, film boyunca bir gizem olarak korunur.
Oyuncu Kadrosu

Christopher George
Det. Lt. Bracken

Lynda Day George
Mary Riggs

Frank Braña
Det. Sgt. Holden

Edmund Purdom
The Dean

Ian Sera
Kendall James

Paul L. Smith
Willard

Jack Taylor
Prof. Arthur Brown

Gérard Tichy
Dr. Jennings

May Heatherly
Mrs. Reston

Leticia Marfil
Suzie - Locker Room Victim
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Call of the Wolf

Bruce Willis, Los Angeles'a Noel tatilini ayrı olduğu karısıyla geçirmeye gelen New York şehri polisi dedektif John McClane'i oynuyor. Fakat McClane, karısının düzenlediği ofisteki partinin başlamasını beklerken teröristler, binanın kontrolünü ele geçirir. Teröristlerin lideri Hans Gruber ve onun zalim yardakçısı, rehineleri bir araya toplarken McClane kimseye görünmeden kaçar. Yanında yanlızca bir silahı ve cesareti olan McClane, tek kişilik savaşını başlatır.
Zor Ölüm

Kız arkadaşı Ingrid tarafından terkedilen John'un yaşamı, esrarengiz komşuları Kim ve Anne'le tanışınca epey değişir. Bedeninde izlerle uyandığı tutku dolu sevişmelerin sabahlarını, iş arkadaşlarının şaşkınlıkla şahit oldukları halsizlikler ve hafıza kayıpları izler. Genç adam, giderek düş ile gerçeği birbirine karıştırmaya başladığı bir sırada, daha da şaşıracağı gelişmelerle sarsılacaktır.Norveçli Pal Sletaune, son yıllarda, dünya sinemasında, adından en çok söz ettiren yönetmenlerden biri. Anlatım diliyle olduğu kadar, gerilimi ve satır aralarıyla da çarpıcı bir yapım.
Kapı Komşusu

Cinnet, Alfred Hitchcock'un yıllar sonra sevgili kentine, yani Londra'ya dönüşünü simgeler. Bu dönüş ustaya ilham vermiş gibidir: Kentin son derece başarılı bir fon olarak kullanıldığı, herşeyiyle tipik İngiliz bir seri cinayetler öyküsü izleriz. Film, aynı zamanda Hitchcock filmlerinde görülegelmiş en kanlı cinayet sahnelerinden bazılarını da içerir. Ve bu nedenle kimi eleştirmenlerden "zevksiz" damgasını yer. Sanki biraz da bunu dengelemek için, katilin peşindeki polis komiseriyle eşinin evlerindeki yemek tartışmaları, ustanın mutfak kültürüne olan büyük ilgisinin bir yansıması ve ayrıca başlıbaşına bir mizah unsurudur. Ve film star oyuncuya sahip değilse de tipik İngiliz, birinci sınıf bir takım oyunculuğu içerir.
Cinnet

Louis Cypher adlı gizemli bir müşteri, özel dedektif Harry Angel'dan bir adamı bulmasını ister. Verilen ipuçlarını değerlendiren Angel, hedefine doğru ilerledikçe bir takım doğaüstü olaylarla karşılaşır. Dahası, aranan kişiye dair bilgi aldığı herkes vahşice öldürülmektedir. Polisin suçu kendi üzerine atmasından korkan Angel, her şeye rağmen görevini yerine getirmeye çalışır...
Şeytan Çıkmazı

Jeff Bailey (Robert Mitchum) küçük bir kasabada benzincilik yapmaktadır. Ancak bir gün, pis işler yapan Whit Sterling (Kirk Douglas) ile karşılaşır ve esrarengiz geçmişinin peşini bırakmadığını anlar. Geçmişte Jeff, Whit tarafından tutulan bir özel dedektiftir. Whit’i yaraladıktan sonra 40 bin dolarını alarak Acapulco’ya kaçan sevgilisi Kathie (Jane Greer) ’yi bulmak için görevlendirilir. Ancak Kathie, öyle etkileyici bir kadındır ki Jeff’e Whit hakkındaki her şeyi unutturur. Whit’in yeni işi tabi ki Jeff için bir tuzak kurmaktır ama Jeff’in aldığı önlemler Whit’i daha beter bir tuzağa düşürür.
Darağacımı Yükseğe Kur

On beş yaşındaki Michael’ın annesi zengin sevgilisinden ayrılınca, lüks semtlerde yaşamaya alışmış olan ana oğul, paraları olmadığı için Berlin’in etnik nüfusu yoğun yoksul mahallelerinden birine taşınırlar. Onları bekleyen, hiç bilmedikleri, hiç tanımadıkları bir yaşamdır. Erol adlı bir gencin başını çektiği bir grup kabadayı, Michael’ın yeni başladığı okulundaki günlerini cehenneme çevirmeye başlar.
Acımasız

Birbirlerini tanımayan 8 kişi, kendilerini bir küpün içinde bulurlar. Çıkış yolu aramaya başladıktan sonra bulundukları ortamın gizemini keşfederler. Ortam, fizik kanunlarından bağımsızdır. Güçlerini, birikimlerini birleştirerk eski yaşamlarına dönmenin yolunu aramaya başlarlar...Bir sabah uyandıklarında kendilerini bir küpün içinde bulan insanları anlatan yaratıcı fantastik bilim kurgu Küp'ün devam filmi. Ama klasik bir devam filminden farklı olarak, aynı temanın farklı koşullarda tekrarı diyebiliriz. Ya da küp aynı, oyuncular değişti diyelim...
Küp 2: Hiperküp

Birbirlerini tanımayan, yedi kişi bilmedikleri bir biçimde kendilerini bir küp sisteminin içinde bulurlar. Kenarlarında yan bölümlere geçmek için birer kapı bulunan küpler içinde çıkış yolunu ararlar.Farklı meslek ve yaş gruplarından kahramanlar çıkış yolunu ararken, küplerin içindeki tehlike ve acayipliklerle savaşırlar. Zor durumda kalan karakterlerin birbirleri ve kendileri ile yaşadıkları çatışmalar konuyu daha ilginç hale getirir.
Küp Sıfır

Film detaylari icin tiklayin...