

Korkusuz
Shaft
Yonetmen: John Singleton
Vizyon Tarihi: 15 Haziran 2000
Konu
Efsane siyahi dedektifin maceralarını konu alan filmde Samuel L. Jackson başrolde. Bir dönemin umut veren yönetmenlerinden John Singleton, Shaft’ın devam filmiyle karşımızda. Kahramanımız ise 1971 yapımı aynı adlı filmin dedektifinin adaşı ve yeğeni John Shaft (Samuel L. Jackson). New York şehri dedektifi John Shaft’a, Trey Howard’ın (Mekhi Phifer), zengin bir emlakçının oğlu olan Walter Wade, Jr. (Christian Bale) tarafından ırkçı nedenlerle öldürülmesi olayını soruşturma görevi verilir. Shaft, cinayetin görgü tanığı Diane Palmieri’yi (Toni Collette) bulur ama kadın çabucak ortadan kaybolur ve mahkemeye çıkmaz. Wade Jr. kefaletle serbest bırakılır, İsviçre’ye kaçar. İki yıl sonra geri döndüğünde Shaft onu ülkeden ayrıldığı için yeniden tutuklar. Pasaportu elinden alınan Wade Jr., emniyet amirliğinde Dominikli uyuşturucu kaçakçısı Peoples Hernandez’e (Jeffrey Wright) rastlar. Katil zanlısı yeniden kefaletle serbest bırakılınca, Shaft görevinden istifa eder.
Oyuncu Kadrosu

Samuel L. Jackson
John Shaft

Vanessa Williams
Carmen Vasquez

Jeffrey Wright
Peoples Hernandez

Christian Bale
Walter Wade, Jr.

Busta Rhymes
Rasaan

Dan Hedaya
Jack Roselli

Toni Collette
Diane Palmieri

Richard Roundtree
"Uncle" John Shaft

Ruben Santiago-Hudson
Jimmy Groves

Josef Sommer
Curt Flemming
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Görevden atılmış bir polis ve işe yaramaz bir avukat güvenlik görevlisi olarak işe başlarlar ve girdikleri şirketin oldukça yozlaşmış olduğunu fark ederler.
Silahlı ve Tehlikeli

En iyi korku yazarı Sutter Cane,'Mutlak Korku' adlı romanın tek kopyasıyla ortadan kaybolur. John Trent, tek derdi sıkıcı işini sürdürüp de biraz para kazanmak olan bir sigorta müfettişidir. Bir gün keşfettiği bir mevzu, hayatının akış yönünün tamamen değişmesine sebebiyet verecektir... İp uçları onu, 'Hobb'un Sonu' isimli esrarengiz bir kasabaya götürür. Daha sonra fark eder ki bu kasaba yazarın kitaplarına konu olan yerdir ve ters giden bir şeyler vardır. Yazarın kitaplarını okuyan herkes birbirlerini öldürüp canavara dönüşürler. Zira bir korku kitabı yazarının iflah olmaz bir hayranının yazardan etkilenişi, edebi dünyanın çok daha dışına taşmaya başlamıştır... Korkunç bir katilleşme öyküsü kapıdadır. Sinemanın en büyük ustalarından John Carpenter'ın 1990'larda çektiği en iyi filmlerinden biri olan In the Mouth of Madness'ın başrolünde Sam Neill var..
Çılgınlığın Ötesinde

1787 yılında İngiltere Kraliyet Donanması'na ait HMS Bounty gemisinin William Bligh komutasında Tahiti'ye doğru yaptığı yolculuğu ve ardından gemide çıkan isyanı anlatıyor. Başlangıçta, Bligh ve mürettebatı Tahiti'ye, oradan ekin (özellikle ekmek ağacı fidanı) almak üzere gönderilir. Ancak uzun ve zorlu yolculuk, aşırı disiplinci ve sert yapılı Kaptan Bligh ile mürettebat arasında büyük gerilimler doğurur. Özellikle ikinci kaptan Fletcher Christian, Bligh'ın baskıcı tutumuna karşı isyan eder. Tahiti'deki rahat ve özgür hayatı gören mürettebat da Kaptan Bligh'ın sert disipliniyle daha fazla baş edemez. Sonunda Fletcher Christian önderliğinde bir grup denizci, Bounty'de isyan çıkarır. Bligh ve ona sadık kalanlar küçük bir sandal ile okyanusa bırakılır. Christian ve isyancılar ise gemiyi alıp kendi kaderlerini çizmeye çalışır.
Gemide İsyan

Gizemli ölümlerin meydana geldiği bir sırada, izleyenlerin 7 gün sonra öldüğü esrarlı bir video kasetin varlığı kulaktan kulağa dolaşmaktadır.Böyle söylentilere kulak asmayan bir kadın gazeteci olayları araştırmaya karar verince, kendini tehlikeli ve ölümcül bir oyunun ortasında bulur.Kaseti izleyen gazetecinin gerçekten yedi gün ömrü mü kalmıştır, yoksa tüm bunlar bir şehir efsanesinden mi ibarettir? Zamana karşı amansız bir yarış başlamıştır.
Halka

Film detaylari icin tiklayin...
காளை

Film detaylari icin tiklayin...
Number One

Devrimci-Sosyalist bir politikacı olan Dr.Lambrakis ,(Yves Montand)barış savunucularının gösterisinde devletin sağ kanadının organize ettiği bir suikaste kurban gider. Cinayetin hemen arkasından devlet ve ordu görevlilerinin yaptıkları tek şey, olayı örtbas etmek için gerekli delilleri ortadan kaldırmaktır. Fakat prosedür gereği açılan davaya atanan savcı, olayın derinlerine indikçe karşılaştığı akıl almaz gerçeklerle yılmadan tıpkı bir dedektif gibi araştırmasına devam eder. Ama bu araştırma sırasında karşısına çıkan engeller, devletin içinde tahmininden de derin makamlardan gelecektir. Jean-Louis Trintignant'ın bir savcıyı ve Yves Montand'ın da solcu bir partinin önde gelen temsilcilerinden birini canlandırdığı filmde barışın önemi, faşist çeteler ile hükümet içindeki güçlerin ilişkisi bağlamında derin devlet sorunsalı irdelenmektedir.
Ölümsüz

Tekdüze bir hayatı olan böcek ilaçlayıcısı Bill aslında bir yazar olmak istemektedir. Ama geçindirmesi gereken bir evi, bakması gereken bir karısı vardır. Karısı Joan'ın evdeki böcek ilaçlarıyla kafayı bulduğunu ve bağımlı olduğunu öğrendiğinde Bill de ona katılacak ve gözünün önünde başka bir dünyanın kapıları açılacaktır.Bu sanrılarla bezeli fantastik dünya, yeni tanışacağı Dr. Benway'ın dev bir kırkayakın etinden elde ettiği bir uyuşturucuyu Bill'e tattırmasıyla daha da çılgın bir yere dönüşecektir. Artık etrafta dolaşan ve konuşan dev böcekler, karısının onu en yakın arkadaşları Hank ve Martin ile aldattığını kulağına fısıldayan ayaklı daktilo makineleri bu yeni gerçekliğin standartlarıdır. Bill, kafasına koyduğu bir içki şişesini vurmak isterken karısını öldürür * Daktilolar, bağımlılık, uyuşturucu, polisiye fantastik, toz toz toz, böcekler ve gerçekler! Gerçeküstü sinemacılığın neresine düşer bilemem ama seyredilesi bir deneyimdir.
Müthiş Yemek

Film detaylari icin tiklayin...
Tell Me No Secrets

Janus ' un psikiyatri hastanesinde kalırken , onu hayata bağlayan Amina dan gelen mektuplardır. Bir süre sonra mektupların devamı gelmez. Bunun üzerine Janus ne pahasına olursa olsun Amina ' ya ne olduğunu öğrenmek için yola koyulur.