

Большая дорога
Yonetmen: Юрий Озеров
Vizyon Tarihi: 27 Nisan 1963
Oyuncu Kadrosu

Josef Abrhám
Jaroslav Hašek

Rudolf Hrušínský
Straslipka

Инна Гулая
Shura

Jaroslav Marvan
general

František Filipovský
captain

Юрий Яковлев
Polivanov

Александр Кутепов
Yakov Sverdlov

Микола Гринько
brigade commander

Олег Борисов
Mitka

Сергей Филиппов
city head
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Ortasiklet boks şampiyonluğunun eşiğine kadar gelen Boksör Rubin "Hurricane" Carter (Denzel Washington) yanında bir arkadaşıyla birlikte New Jersey' de bir barda otururken işlenen bir cinayet sonucu üç kişi hayatını kaybeder. Cinayet olayından sorumlu tutulan Carter yanındaki arkadaşı ile tutuklanır ve yapılan yargılama sonucunda suçlu bulunarak üç kere ömür boyu hapis cezasına çarptırılır.
Onaltıncı Raund

Karısı Linda Lee’nin anılarından uyarlanan film, iki kültür arasında kalmış Bruce Lee’nin kısa yaşamını gözler önüne seriyor. Hong Kong’da doğan 18 yaşında ABD’ye yerleşen ve burada doğu felsefesiyle savaş sanatının bir karışımı olan ‘Jeet – kune – do’ tekniğini geliştiren Lee’yi üne kavuşturan, Hong Kong’da çektiği kung – fu filmleriydi.
Ejder: Bruce Lee'nin Hayatı

Charlie, gösterilerine çıktığı bir vodvil grubu ile çeşitli turnelere katılarak hayatını kazanmaktadır. Annesi Hannah'ın da yer aldığı bu grupla birlikte gittikleri bir Amerika turnesinde Mack Sennett tarafından keşfedilince dünyaca ünlü olmasını sağlayacak sessiz sinema sektörüne ilk adımını atmış olur. Şorlo rolü ile dünya çapında bir ünün sahibi iken özel hayatındaki çalkantılar, her geçen gün daha çok yıpranmasına neden olmaktadır. Bir yandan da Amerika'daki politik atmosferin iyice kızışması ve Hollywood'daki konumist avı nedeni ile ABD'ye girişinin engellenmesi, hayatındaki zorlukları pekiştirecektir. Chaplin'in Britanya'da fakir bir ailede başlayan çocukluğundan, ölümünden dört sene öncesine kadarki süreci anlatan film, Robert Downey Jr.'ın muhteşem oyunu ile başarılı biyografiler arasına yazılıyor. Chaplin'in annesi Hannah'ı, Chaplin'in öz kızı Geraldine Chaplin'in canlandırdığını da eklemeyi unutmayalım.
Chaplin

Film detaylari icin tiklayin...
The Life and Death of Peter Sellers

'Bugsy' lakaplı, New York’lu gangster Ben Siegel, Los Angeles’a kısa bir iş seyahatine çıkar. İyi görünümlü ve kadınları baştan çıkartmak konusunda başarılı Siegel, karşısına çıkan rakiplerini alaşağı etmek adına asla geri adım atmaz. Los Angles hayatı, sinema dünyası ve her şeyden öte Virginia Hill, evde onu bekleyen ailesine dönmesine engel olacaktır. Bir gün Las Vegas’a bir iş için gidince aklına parlak bir fikir gelecektir…
Bugsy

IRA ile ilgili olarak çekilmiş filmde, Bobby Sands'in insanlık dışı muamelelere maruz kalışındaki sertliği adeta yaşıyorsunuz. Diyalogsuz sahnelerin vuruculuğu ile başlayan film, tüm filme yayılan dehşetli gerçeklik duygusu ile izleyeni kavrıyor. Mahkumların battaniye ve yıkanmama eylemleriyle ilerleyen direnişleri, altı hafta süren açlık grevi ile doruğa çıkıyor. Hayatı mücadele ile geçmiş Sands’ın kendi vücudunu yaşamının son savaş alanı olarak addedmesiyle yaşanan dramatik süreç muazzam bir etkileyicilikle gözler önüne seriliyor. Filmin etkileyiciliği sadece Sands önderliğindeki mahkumların direniş destanından ibaret değil. Zira hapishane mahkumlar için olduğu kadar gardiyanlar için de tam bir cehennem. Gardiyanların da alt üst olmuş psikolojisini izliyoruz filmde.
Açlık

A.B.D. başkanı George W. Bush’un hayatını ve başkanlık dönemini kronolojik bir biçimde ele alan filmi dünyada büyük yankı uyandıracağına benziyor. Film şimdiden afişleri ve reklam kampanyalarıyla büyük ilgi çekiyor. Her zaman filmleriyle olay yaratan Oliver Stone’un yeni filmi W. daha vizyona girmeden dünya basınında geniş yer aldı. Arada komedi ve suç unsurlarına da değinen film içeriğinden çok sansasyonlarıyla ön plana çıkacak gibi gözüküyor. Oliver Stone bu filmde Irak savaşını eleştiriyor. Ancak Stone amacının anti-Bush polemiği yaratmak olmadığını vurgulasa da, bu demeç insanlara pek inandırıcı gelmemektedir. Filmin vizyona giriş tarihi Amerika’daki başkanlık seçiminden hemen öncedir.
W.

Çağını Sallayan Bir Rock Grubu...Asi Bir Şair ve Solist...Ölümsüz Bir Efsane...1971 yılında Paris'te yüksek dozdan uyuşturucu alarak ölen efsanevi The Doors grubunun solisti ve beyni Jim Morrison'un şarkılarını ilk kez Vietnam'da dinleyen ve grubun ateşli hayranı olan Oliver Stone 'un yönettiği The Doors, 1960'ların asi rock şarkıcısı, bestecisi ve şairi Jim Morrison 'un inişli çıkışlı yaşamını konu alıyor. Bu uslanmaz düzen karşıtı adam, 60'lı yıllarda gerçekleşen ve Amerikan toplumunu sonsuza dek değiştirecek devrimin en önemlilerinden biriydi.
The Doors

Eşcinsel Hakları Savunucusu. Arkadaş. Aşık. Politikacı. İkon. İlham. Kahraman. Hayatı, tarihi değiştirdi. Cesareti ise birçok kişinin hayatını. 1977’de, Harvey Milk San Francisco Şehir Meclisi’ne seçilerek Amerika’da eşcinselliğini saklamadan bir devlet kadrosunda üst düzey yöneticiliğe seçilen ilk kişi oldu. Zaferi, sadece eşcinsel hakları adına önemli değildi. Politik alanda koalisyonlar peşindeydi. Yaşlı vatandaşlardan sendikalı işçilere kadar herkes için, Harvey Milk bir uğurda savaşmanın anlamını değiştiren, 1978’de ölümüne kadar da tüm Amerikalıların kahramanı haline gelen biri oldu.
Milk

Film detaylari icin tiklayin...