
İstanbul'da Randevu
“İlk Türk-Lübnan Ortak Yapımı”
Yonetmen: Seyfettin Tiryaki
Vizyon Tarihi: 19 Aralık 1966
Konu
Safinaz ölüm döşeğinde vasiyetini açıklar. Lübnan'da hiç kimsenin bilmediği bir kızı vardır ve servetinin tümünü bu kızı Mürvet'e bırakır.
Oyuncu Kadrosu

دريد لحام
Sammoura
Mürüvvet

Beklan Algan
Kemal

Muhterem Nur

رفيق السبيعي
Toufik

İbrahim Delideniz
Timur

Aliye Rona
Safinaz

Suna Pekuysal

Feridun Çölgeçen

Sevda Nur
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Македонска крвава свадба

Ali, sınırda kaçakçılık yapmaktadır. Haydar Ağa kendisi için çalışmayan Ali’ye engel olmaya çalışır. Ağa’nın kâhyası Osman ve adamları, Ali’yi döverek ıssız bir yere terk ederler. Hatice Hanım, Ali’yi kurtararak çiftliğine götürür. Ali'yi, Osman’dan intikam alması için de zorlar. Ali, bir gece Osman’ı öldürür ve hapse girer. Osman’ın yetim kalan torunu Zeliha, bir akrabasına verilir. Vicdan azabı çeken Ali, hapisten çıktıktan sonra Zeliha’ya yardım etmeye çalışacaktır.
Erkek Ali

Murat, üvey annesinin hazırladığı bir tuzak yüzünden babası tarafından evlatlıktan reddedilir. Bir gün Kezban isminde bir kızı haydutların elinden kurtarır. Kezban’dan, Celal Ağa’nın köylüye yaptığı zulmü öğrenir. Boşaltılmış köydeki evlerden birine yerleşen Murat, ağanın adamlarıyla mücadeleye girişir. Murat’ın tek amacının köylüleri ağaya karşı korumak olmadığı, Celal Ağa ile yüzleşince ortaya çıkar. Ağanın yüzündeki yara, Murat’a geçmişte verdiği intikam yeminini hatırlatacaktır.
Cesur Kabadayı

Yıllar sonra bir iftira sonucu evinden kovduğu eşine oğlunun öğretmeni olarak kavuşan bir adamın öyküsü.
Tatlı Hayal

İki kardeşin seneler sonra tekrar karşılaşmasını konu edinen 1966 yapımı filmdir.
Namus Kanla Yazılır

Hayatta kimsesi olmayan Kazım balıkçılık yaparak geçinir. Etrafındaki insanlarla ilişki kurmadan tek başına yaşar. Bir gece sahilde gözleri görmeyen Zeynep adında bir kadınla karşılaşır. Kazım, elinden geldiğince Zeynep’e yardım etmeye çalışır. Bir süre sonra Kazım ve Zeynep arasında bir aşk başlayacaktır.
Serseri

Ben kimim ve neyim – Alman mı yoksa Türk mü? Bu soruya altı yaşındaki Cenk ikilem arasında kaldığı için kendisine soruyor. Kimse onu futbol takımına almak istemiyor. Ne Türkler ne de Almanlar. Cenk’i teselli etmek için 22 yaşında olan kuzeni Canan dedeleri Hüseyin’in hikayesini anlatıyor. 60’li yılların sonunda bir Türk işçisi olarak Almanya’ya gelmiş, sonra da eşini ve çocuklarını yanına aldırmış. O zamandan bu yana çok zaman geçmiş ve Almanya onların yeni vatanı olmuş. Bir akşam aile fertleri hep bir arada iken Hüseyin bir konuşma yapar. Onlara Türkiye’de bir ev aldığını ve herkesle birlikte es vatanlarına gitmek istediğini söyler. Yalnız birilerinin aklında bir soru işareti oluşur: Benim gerçek vatanım neresi? Fakat tepkiler fayda etmez, sonunda bütün aile Türkiye’nin yolunu tutar. Yolculuk hatıralarla, kavgalarla ve barışla başlar. Ama bu yolculuk hiç beklenmedik biçimde değişir…
Almanya'ya Hoş Geldiniz

Yaşar Usta’nın kızları İsmet, Nedret ve Fikret, sevgilileriyle evlenmek istemektedir. Yaşar Usta, damat adaylarının hepsini çeşitli sebeplerle reddeder. Fakat kızlar bir şekilde babalarını ikna eder. Düğünün yapılabilmesi için Yaşar Usta’dan habersiz evi ipotek ederek borç alan karısı Nezaket borcunu ödeyemez. Kendi olanaklarıyla para kazanmaya çalışan Nezaket ve çocuklarının sırrı çok geçmeden ortaya çıkacaktır.
Gülen Gözler

Okumak için kasabadan ayrılan Murat, doktor olarak evine döner. Döndüğünde Osman Ağa’nın kızı Menekşe ile tanışır. Bu tanışıklık kısa sürede yerine aşka bırakır. Fakat Hüseyin Ağa’nın oğlu Tahir de Menekşe ile evlenmek ister. Bir traktör güreşi düzenleten Hüseyin Ağa hile yaparak Osman Ağa'yı yener. Anlaşma gereği Menekşe'yi oğlu Tahir'e alan Osman Ağa, düğün hazırlıklarına başlar. Bu sırada sevdiği kızı başkasına kaptıran Murat, İstanbul'a geri dönecektir.
Gelinin Muradı

İşlediği cinayetler yüzünden hapse giren Nazım, yirmi yıl sonra tahliye olur. Eşi Ayten çektiği acılar yüzünden hafızasını kaybetmiştir. Oğlu Cüneyt ve kızı Tülay ise babalarının öldüğünü zanneder. Tülay, zengin bir adamla evden kaçmış ve uyuşturucu bağımlısı olmuştur. Oğlu Cüneyt de okulu bırakarak uyuşturucu mafyasına katılır. Nazım, babası olduğunu Cüneyt’ten gizleyerek ona yardımcı olmaya çalışır. Bu amaçla Cüneyt’in iş yaptığı mafyaya katılır ve onun koruması olarak çalışmaya başlar. Çocuklarının bulunduğu durumdan kendini sorumlu tutan Nazım, onları içine düştükleri hayattan kurtarmak için elinden geleni yapacaktır.