

Love Is the Devil: Study for a Portrait of Francis Bacon
Yonetmen: John Maybury
Vizyon Tarihi: 16 Eylül 1998
Oyuncu Kadrosu

Derek Jacobi
Francis Bacon

Daniel Craig
George Dyer

Tilda Swinton
Muriel Belcher

Anne Lambton
Isabel Rawsthorne

Adrian Scarborough
Daniel Farson

Karl Johnson
John Deakin

Annabel Brooks
Henrietta Moreas

Ulla Larson-Styles
Parisian Art World

Anita Pallenberg
Casino

Mark Umbers
PC Denham
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

IRA ile ilgili olarak çekilmiş filmde, Bobby Sands'in insanlık dışı muamelelere maruz kalışındaki sertliği adeta yaşıyorsunuz. Diyalogsuz sahnelerin vuruculuğu ile başlayan film, tüm filme yayılan dehşetli gerçeklik duygusu ile izleyeni kavrıyor. Mahkumların battaniye ve yıkanmama eylemleriyle ilerleyen direnişleri, altı hafta süren açlık grevi ile doruğa çıkıyor. Hayatı mücadele ile geçmiş Sands’ın kendi vücudunu yaşamının son savaş alanı olarak addedmesiyle yaşanan dramatik süreç muazzam bir etkileyicilikle gözler önüne seriliyor. Filmin etkileyiciliği sadece Sands önderliğindeki mahkumların direniş destanından ibaret değil. Zira hapishane mahkumlar için olduğu kadar gardiyanlar için de tam bir cehennem. Gardiyanların da alt üst olmuş psikolojisini izliyoruz filmde.
Açlık

Floransa 1934. Değişik kültürlerden gelme bir grup hanımefendi her gün öğleden sonra çay içmek için bir araya gelmektedir. Britanya'nın eski İtalya Büyükelçisinin dul eşi Lady Random, artist ve şarkıcı olan Arabella, aşırı heyecanlı Amerikanlı arkeolog Georgie ile kendi başına buyruk Elsa bu grubun bazı üyeleridir. İçlerinden birisi olan Mary küçük bir çocuğun velisi olur ve kısa süre sonra da tüm grup bu küçük çocuğu sanki kendi evlatlık edinmiş gibi sahiplenmeye ve onu yetiştirmek üzere çalışmaya başlarlar. Ancak bu benzersiz topluluğun düzenli giden yaşantısı politik ortamın değişmeye başlaması üzerine etkilenir ve büyümekte olan Luca artık kendi başının çaresine bakmanın yollarını aramak ve önüne çıkacak zorluklara göğüs germek zorunda kalacaktır.
Mussolini ile Çay

Yaşadıkları bölgenin zamanla "çekik gözlüler" tarafından istila edilmesine artık dur denmesi gerektiğine inanan Hitler taraftarı Nazi sempatizanı grubun lideri Hando ve hayatına girdikten sonra bir çok şeyi değiştiren (en önemlisi en yakın dostunun dostluğunu) zengin bir işadamının (ensest ilişki yaşadığı) kızı Gabe'in ve çevrelerindeki bir çok "kaybedenin" hikayesi Romper Stomper...
Gözü Kara

Film detaylari icin tiklayin...
La verbena

Film detaylari icin tiklayin...
Tove

New York'ta bir üniversitede okumakta olan gençlerin arasındaki aşk, ayrılık, barışma ve yeniden romantizm havasına girmeleri üzerine işlenmiş bir romantik komedi. Universitenin ikinici sınıfında okuyan Al Connelly, üniversiteye henüz başlamış Imogen ile tanışınca işte hayallerimdeki kız demiş ve bu ikili arasında çok güzel bir romantizm yaşanmaya başlamıştır. Bu İnanılmaz aşk hikayesi, diğerlerinde olduğu gibi, bir şarkı seçmişler, birlikte pasta yemişler ve hatta geceyi bile birlikte geçirmişlerdir. Ancak Imogen'in eski korkuları yüzünden Al'dan uzaklaşmış ve kendi yollarına gitmişlerdir. Al ondan ayrılmak istememektedir ve ayrılmamak için her türlü yolu dener ama başarılı olamaz. Artık onu unutmak zorundadır ve bunu yapmak için de çok uğraşması gerekecektir.
Aşağıdakiler

Jim, lise basketbol takımının başarılı oyuncularından biridir. Milli takımda oynama ve bir basketbol yıldızı olma hayalleri, uyuşturucu ile tanışınca yerini New York sokaklarının acı gerçeklerine bırakır. Annesi tarafından evden atılması ile birlikte para bulup hayatta kalabilmek için her türlü suçu işlemekten çekinmeyen bir insana dönüşür Jim. Suç, sefalet, çarpık ilişkiler ve ölüm gibi kötü tecrübelerle dolu bir yaşamla karşı karşıya kalmıştır. Ta ki kendini kurtaracak şeyi, günlük tutmayı keşfedene kadar...
Basketbol Günlükleri

Film detaylari icin tiklayin...
Corpo Elétrico

1973 Alman Film Ödülleri: Üstün Başarı Ödülü (Margit Carstensen & Eva Mattes) 1973 Şikago Jüri Özel Ödülü Sadomazoşist tutkuların içe kapalı dünyasında bir aşk krizi yaşanmaktadır. Başarılı moda tasarımcısı Petra von Kant üç yıl önce boşanmıştır. Beraber yaşadığı asistanı Marlene onun hâkimiyetine sessizce tahammül etmektedir. Petra genç Karin’e âşık olur. Karin ise manken olunca özgürlüğünü ister ve tıpkı Marlene gibi o da Petra’yı bırakır. Tutkuyla yarattığı yapay dünya çökünce Petra tamamen yalnız kalır.
Petra Von Kant'ın Acı Gözyaşları

Ortasiklet boks şampiyonluğunun eşiğine kadar gelen Boksör Rubin "Hurricane" Carter (Denzel Washington) yanında bir arkadaşıyla birlikte New Jersey' de bir barda otururken işlenen bir cinayet sonucu üç kişi hayatını kaybeder. Cinayet olayından sorumlu tutulan Carter yanındaki arkadaşı ile tutuklanır ve yapılan yargılama sonucunda suçlu bulunarak üç kere ömür boyu hapis cezasına çarptırılır.