

กวน มึน โฮ
Yonetmen: บรรจง ปิสัญธนะกูล
Vizyon Tarihi: 19 Ağustos 2010
Oyuncu Kadrosu

ฉันทวิชช์ ธนะเสวี
Man

หนึ่งธิดา โสภณ
Woman

วรัทยา นิลคูหา
Goi

ณัฏฐพงษ์ ชาติพงษ์
Ter

พงศธร จงวิลาส
Phuak

อัฒรุต คงราศรี
Shin

ณัฐกฤตา รำมะนู
Girl on a Plane
Necha Khoovatanapaisal
Meow
Binn Kitchachonpong
Jim
Rossukon Kongket
Guide
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Szkoła uwodzenia Czesława M.

Avrupa'nın dört bir yanında, farklı kültür ve sosyal yapılardan gelen insanların bir gün içerisinde yaşadıkları hikayeler üzerine odaklanan Avrupa'da Bir Gün, iletişimsizliği, kültürel farklılıkların insanlar arasında yarattığı derin uçurumları ya da tam tersine, geliştirdiği sıkı dostlukları anlatan bir güldürü.
Avrupa'da Bir Gün

Sayı Sayabilen Yetişkinler İçin Baştan Çıkarıcı ve Zevkli Komedi.. Blake Edwards'ın "10"u, toplumsal kurallar, manevi değerler ve orta yaş krizi ile ilgili muzır bir komedi... Her türlü ruh halini içinde barındıran "10" bazen seksi, bazen düşündürücü, bazen ise abartılı ama her zaman hedefte. Hedef 42 yaşında, her şeye sahip, ve düğünü sırasında gözüne ilişen güzel bir kadın (Bo Derek) için her şeyi bir kenara atabilecek besteci George Webber (Dudley Moore). Moore "10" ile, izleyicilerin favorisi haline geldi ve çok tutulan komedi filmleri serisine başladı (Arthur, Micki and Maude). George'un sabırlı kız arkadaşını canlandıran Julie Andrews, uzun bir aradan sonra bu filmle sinemaya döndü ve üç yıl sonra ateşi ve yaratıcılığı ile başka bir Blake Edwards filmi "Victor/Victoria" da rol aldı. Birçok kişiye göre "10"un en ateşli ve kalıcı yıldızı Derek'tir ve bu film onu 80'lerin ilk büyük seks starlığına yükseltmiştir.
10

Sevgilisinin kendisine ihanet ettiğini öğrenen Hilary O'Neil (Julia Roberts) yeni bir başlangıç ve yeni bir iş arıyor. Böylece kan kanserine yakalanmış acı çeken genç bir adamın özel hemşiresi oluyor. Zaman geçtikçe birbirlerine aşık oluyorlar ama bu yaşadıkları aşkın çok uzun sürmeyeceğini de biliyorlar. Çünkü genç adam ölmek üzeredir.
Genç Ölmek

Vida Boheme (Patrick Swayze) ve Noxeema Jackson (Wesley Snipes) New York'ta düzenlenen büyük bir yarışmada prenses seçildikleri için Hollywood'a bir gezi kazanıyorlar. Bu seyahatleri sırasında henüz prenses olmamış ama olmayı çok isteyen Chi Chi (John Leguizamo) de onlara katılıyor. Böylece bu sıradışı üçlü eski bir Cadillac'la yola çıkıyorlar. Ancak Los Angeles'dan biraz uzaklaştıklarında küçük bir kasabada arabaları bozuluyor. Böylece üç kafadar, rüküş kostüm ve makyajlarıyla sıradan bir Amerikan kasabasında bir süreliğine mahsur kalıyor. Kasabanın Şerifi Dollard'ın gözü de bu üçlünün peşindedir.
Wong Foo'ya Teşekkürler!

Film detaylari icin tiklayin...
Somewhere in Camp

Prenses Pei Pei'nin Amerika'ya kaçırılması üzerine, Çin İmparatoru'nun altın olarak istenen fidyeyi götürmekle görevlendirdiği muhafızların arasına karışan Chon Wang, Nevada Çölü'nü geçtikleri sırada kafilesini kendilerine saldıran bir çeteden kurtarır... Kafile saldırıdan kurtulmuştur ancak Chon çölde yalnız başına kalır. Bu arada çetenin soygundaki başarısızlığından sorumlu tutulan Roy da ceza olarak çölün ortasında boynuna kadar kuma gömülü durumda kaderine terk edilmiştir. Çölden kurtulmaya çalışan Chon, Roy'a rastlar. Roy kendisini kurtarması için Chon'a yalvarır. Yoluna devam eden Chon rastladığı Crow kabilesinden, bulunduğu yardımlar karşılığında armağan olarak huysuz bir at, barış çubuğu ve güzel bir kızılderili kadın alır. Chon yolculuğunda artık yalnız değildir.
Şangaylı Kovboy

Norveçli ailesini Hintli erkek arkadaşıyla şaşırtan Thea Evjen'in, onu kendi Noel geleneklerine alıştırması gerekir. Ömür boyu süren gelenekler her yönde esnetilirken Bollywood'un capcanlı renkleri soğuk Norveç kışıyla buluşuyor.
Sıradan Bir Noel

Film detaylari icin tiklayin...
Ahlan Singapore

Yeni mezun Oliver, çarçabuk iş hayatına atılmış yirmili yaşlarında bir gençtir. Yoğun geçen iş hayatı yüzünden sürekli seyahat etmektedir. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır sözüne inanarak, iş hayatındaki hedeflerinde yalnız olmak istemez... İş seyahatlerinden birinde Emily’yle karşılaşır. Bu bir ilktir. Tanışmalarından itibaren, tam yedi yıl sürecek olan bir karşılaşma döngüsünün içine girerler. Bir türlü; kader mi, yoksa tesadüf mü kestiremezler. Hayatlarının farklı dönem ve durumlarında sürekli bir araya gelen ikili arasında adını koyamadıkları bir ilişki gelişir. Beraberken çok iyi vakit geçirdikleri halde zıt karakterlere sahip olmaları biraraya gelmelerini zorlaştırır. İsmini koyamadıkları bu ilişkileri sadece bir arkadaşlık olarak mı kalacaktır, yoksa daha ötesine mi dönüşecektir?Modern hayat koşuşturmaları arasında birbirlerine duydukları hisler yüzünden bocalayan iki gencin öyküsü, günümüz aşklarına değişik bir pencereden bakmamızı sağlıyor.