

Wild Orchids
Yonetmen: Sidney Franklin
Vizyon Tarihi: 23 Şubat 1929
Oyuncu Kadrosu

Greta Garbo
Lillie Sterling

Lewis Stone
John Sterling

Nils Asther
Prince de Gace

Dick Sutherland
Bully Java Servant (uncredited)
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

1870'li yıllar... Texas ve Mexico arasındaki kanunların işlemediği sınırda, Amerika Tarihi'nin ilk suçla mücadele birimi kurulmaktadır; 'Texas Rangers'Leander McNelly'nin liderliğinde toplanan beş adamı, Amerika'nın en başı bozuk bölgesi olan Texas'da asayişi sağlamak için çaba gösterirler. Adamlarının genç ve deneyimsiz olmasına rağmen McNelly azılı kanun kaçaklarıyla mücadele etmekten çekinmez.Meksikalı 'banditolar', topraklarını korumak için mücadele eden yerliler ve altın umuduyla Rio Grande Nehri'ne akın eden göçmenlerle dolup taşan topraklara adalet getirmek için organize bir şekilde suçla mücadele etmek kaçınılmazdır.
Kurşun Yağmuru

Film detaylari icin tiklayin...
One Way Passage

Fransız yazar Jules Verne'in ilk kez 1870 yılında yayımladığı Vingt Mille Lieues Sous Les Mers (Denizler Altında Yirmi Bin Fersah) adlı bilimkurgu romanından uyarlanmıştır.
Denizin Altında 20.000 Fersah

Kaptan Jack Sparrow, lanetli hayalet gemi Uçan Hollandalı'nın kaptanı Davy Jones'a kan borcu olduğunu öğrenir. Davy Jones, mürettebatı ve gemisiyle birlikte denizlerin korkulan bir hayalet korsanıdır. Jack, borcunu ödeyemezse, Davy'nin kölesi olarak sonsuza kadar onun hizmetinde kalmaya mahkum olacaktır. Jack, bu durumdan kurtulmak için Ölü Adamın Sandığı'nı bulması gerektiğini anlar. Sandığa sahip olan kişi, Davy Jones'un kalbini kontrol edebilir ve onu kontrol altında tutabilir. Bu macerada, Jack'e Will Turner ve Elizabeth Swann de eşlik eder. Üçlü, deniz canavarları, hırsızlar ve lanetli korsanlarla dolu bir maceraya atılır.
Karayip Korsanları: Ölü Adam'ın Sandığı

Öykü, belirsiz bir zaman diliminde, feodal düzenin hakim olduğu Çin topraklarında geçiyor. Çalınan bir kılıcın ve ünlü bir kaçağın peşindeki iki savaşçı, iz üstündeyken soylu bir adamın kızına rast gelirler. Fiziksel açıdan şaşırtıcı derecede iyi eğitilmiş bir dövüşçü olan bu genç kız, hayatının kritik kararlarından birini vermek üzeredir. Mucizelerin olağan karşılandığı, havada yürüyen zen savaşçılarının cirit attığı bir düşsel gerçekliği koreografik olarak sinemaya taşıyan yönetmen Ang Lee, romantizm ve aksiyonun dinamik bir öykü içindeki birleşimi olarak tanımlıyor filmini.
Kaplan ve Ejderha

Jilet haline getirilmek üzere hurdaya gönderilmeden önceki son yolculuğuna çıkan dev yolcu gemisi Poseidon'un yorgun bedeni, çok zorlanınca yılbaşı gecesi denize yenik düşer. Alabora olan gemi su almaya başladığında, bir papazın örgütlediği hayatta kalanlar yaşam mücadelesine başlar.Kazazedelerin kurtulmak için tek şansı, şimdi tersyüz olmuş ve giderek su alan geminin derinliklerinden deniz seviyesinin üzerine doğru imkansız bir yolculuğa çıkmaktır. Geminin labirent gibi dehlizlerinde yaşam savaşı grubun pek uyumlu olduğu ise söylenemez: başı çeken bir papaz, İsrail'deki torunlarını görmeye giden yaşlı bir çift, bir tüccar, New York'lu bir dedektif ile eski bir olan karısı, iki çocuk, ünlü bir şarkıcı ve bir garson...
Poseidon Macerası

Kuzey Atlantik’te seyir halinde bulunan, 800 kamaralı, 13 güverteli Poseidon gemisi yılbaşı eğlencesi için hazır durumdadır. Balo salonunda toplanan kalabalık birazdan başlarına gelecek felaketten habersiz eğlenmektedir. 30 metreyi aşan bir dalga, gemiyi alaşağı eder. Çöken kolonlar, çıkan yangınlar büyük bir karmaşaya neden olur. Sağ kalanların bir an evvel emin bir yol bulup gemiden çıkmaları gerekmektedir.
Poseidon'dan Kaçış

Marnie - Hırsız Kız, tipik Hitchcock sarışınlarından biri olan (ve ayrıca Melanie Griffith'in de annesi) Tippi Hedren için özel bir armağan gibidir. Geçmişindeki karanlık olaylar nedeniyle kişilik bozulmasına uğramış ve bu yüzden kleptoman ve de 'frijid' olmuş bir genç kadın... Hedren de bu rolü gayet iyi biçimde oynar: yanı başında kendisine aşık olup onu iyileştirmeye çabalayan, geleceğin Sean Connery olduğu halde.
Hırsız Kız

Walter Faber bir uçak kazası geçirmiş ve sağ kalmıştır. Şimdiyse önünde bir gemi yolculuğu vardır. Gemide büyüleyici bir güzelliğe sahip olan Sabeth ile karşılaşır ve ikisi arasında tutkulu bir aşk başlar...
Homo Faber

Ejderhalar Berk Adası'nı kendilerine mesken seçmişlerdir. Senelerce acımasız mahlukat tarafından yağmalanan talihsiz adanın biçare yerlileri için hayvanlarını çalıp evlerini yakan bu ejderhaları tepelemek bir nevi namus borcudur. Yetişkinlik çağına erişen genç erkeklerin yapması gereken tek şey bir ejderhayı öldürmektir. Zamanı geldiğinde köyün şefinin tuhaf oğlu Hiccup, icat ettiği tuhaf mekanizmalı silahı bir yaratığa doğrultarak onu öldürmeye yeltenir. Nadir bir türe ait olan bu ejderhayı bir türlü öldüremeyen Hiccup, hayvanı ormana götürerek serbest bırakır. Sonrasında ise aralarında sadakat ve içtenlik barındıran bir arkadaşlık gelişir.