

Süt Dişi
Babyteeth
Yonetmen: Shannon Murphy
Vizyon Tarihi: 15 Haziran 2020
Konu
Milla’nın yeni aşkı başta ailesi olmak üzere herkesi telaşlandırır. Çünkü Milla daha 15 yaşındadır, kanser hastasıdır, üstelik sevgilisi ondan yaşça büyük, evsiz bir torbacıdır. Her şey felakete doğru mu sürüklenecek yoksa Milla yaşama tutkusunu çevresindekilere de aşılayabilecek midir? Avustralyalı tiyatro ve televizyon yönetmeni Shannon Murphy’nin bu renkli ve enerjik ilk sinema filminde güleç yüzlü Milla’yı Sharp Objects ile parlayan ve Küçük Kadınlar’da hatırı sayılır ağırlıkta bir rol üstlenen Eliza Scanlen canlandırıyor. Dizi oyuncusu Toby Wallace ise Venedik’te kazandığı ödülle sinema dünyasına büyük girişini yapıyor.
Oyuncu Kadrosu

Eliza Scanlen
Milla

Toby Wallace
Moses

Essie Davis
Anna

Ben Mendelsohn
Henry

Eugene Gilfedder
Gidon

Emily Barclay
Toby

Andrea Demetriades
Jenny
Charles Grounds
Dean

Priscilla Doueihy
Kathy
Jack Yabsley
Government Spokesperson
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Crocus

Agrabah şehrinin kalbinde, köylü Alaaddin ve onun yaramaz maymunu Abu, özgür ruhlu güzel prenses Yasemin'i kurtarmak için savaş vermektedirler. Sihirli bir lambayı ovmasıyla hayatı değişen Alaaddin'in şimdi çılgın ve şekilden şekile giren bir cini vardır! Cin'in de yardımıyla Alaaddin artık bir prenstir. Fakat kötü yürekli Cafer ve onun sinir bozucu papağanı Yago da lambanın gizli güçlerinin peşindedir. Şimdi Alaaddin'in onları yenmesi, güzel prensesin kalbini kazanması ve en sonunda görünüşte değil, yüreğinde prens olduğunu kanıtlaması gerekmektedir!
Alaaddin

Gerçeğin, güzelliğin, özgürlüğün ve aşkın kutlamasının yapıldığı 1900'lü yılların göz alıcı, parlak fakat kötü şöhretli gece kulübünün adıdır Moulin Rouge... Satine, bu gece kulübünün parıldayan elması, en güzel yıldızı ve şehrin en tanınmış fahişesidir. Ama gece kulübünü finanse edecek zengin bir adamın takıntısı olmakla, gerçekten aşık olduğu beş parasız bir şair arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.
Kırmızı Değirmen

Sean Connery ve Gena Rowlands: İleri yaşlarında birçok değişimi yaşamakta olan çok iyi bir çift... Ancak Gena, evliliklerinin 40. yılında Seanın bir maceraya atıldığını keşfeder. 25 yıl sonra bu gerçekle başa çıkmayı öğrenmeye çalışacaktır... Ryan Philippe ve Angelina Jolie: Connery ve Rowlandsın hayal bile edemediği karışık bir dünyada dostluk arayan iki kitap müdavimi, genç bir çiftir... Dış görünüşleri ne kadar düzgünse de güvensizlikleri yüzeyin hemen altındadır... John Stewart ve Gillian Anderson: Biri yalnız bir tiyatro yönetmeni ve diğeri ise yalnız bir mimar... Doğal bir kimyaya sahip ikili... Madeline Stowe ve Anthony Edwards: Öykümüzün en komik çifti... Birbirlerini aldatmaktadırlar... Hemen her akşam otel odalarında gizli randevuları vardır... Dennis Quaid. Akşamlarını barlarda kendisini dinleyecek herhangi birine fantastik hikayeler anlatarak geçiren biri...
Çapraz Hayatlar

Film detaylari icin tiklayin...
메이킹 패밀리

1962 yazında geçen film, Modesto gençlerinin, yetişkinliğin gerektirdiği sorumlulukları üstlenmeden önce biraz eğlenmek istemeleri üzerine gelişen olayları anlatıyor... Evden ayrılma hayalleri kuran Steve ve Curt ; sarışın kız arkadaşı Debbie ile geçireceği gecenin hayaliyle yanıp tutuşan Terry "The Toad " ve 22 yaşındaki yarışçı John 'u o yaz kimse durduramayacak.
Gençlik Yılları

Aparajito (Yenilmez), Satyajit Ray’ın muhteşem Apu üçlemesinin ikinci filmi. Pather Panchali’de (Yol Türküsü) ablasının ölmesinin ardından küçük Apu (Pinaki Sengupta) ve ailesi Benares’e taşınmıştır. Babası Harihar (Kanu Bannerjee) Ganj kıyılarında rahiplik yaparak hayatını kazanırken çocuk da içinde barındırdığı zengin görüntü ve ses karışımından büyülenmiş ve hoşnut bir halde kenti dolaşır. Ne var ki Harihar bir hastalığa yakalanıp ölür ve Apu’nun tek başına ayakta kalmaya gücü yetmeyen annesi Sarbojaya (Karuna Bannerjee), oğlunu yeniden taşraya, kayınpederinin evine götürür. Daha büyük bir dünyanın tadını almış olan Apu, içinde büyüdüğü basit köy hayatıyla yetinemeyecek duruma gelmiştir; köyün öğretmeni de onun tutku ve meraklarını teşvik eder. 16 yaşında Kalküta’da öğrenim görmek için bir burs kazanır. Kent yaşamına kendini kaptıran Apu (artık Smaran Ghosal tarafından canlandırılmaktadır) eve çok seyrek ve gönülsüzce döner.
Yenilgisiz

Şehir Işıkları, görme engelli genç bir kızla evsiz bir gencin hikayesini anlatıyor. Kör bir çiçekçiye aşık olan ve sokaklarda yaşayan iyi niyetli bir serseri, kıza kendisini varlıklı biri olarak tanıtır. Bir milyonerin hayatını kurtarmıştır ve onun kendisine yardım edeceğine güvenmektedir. Adamı ziyaret edip sevdiği kızın gözlerini ameliyat ettirebilecek kadar para ödünç alabileceğini düşünür. Ama zengin insanlar aslında ikiyüzlü bir yaşam sürmektedirler. Mesaj sessiz, fakat evrenseldir: aşkın gözü kördür...
Şehir Işıkları

Piston Kupası için The King ve Chick Hicks’e karşı yarışmak üzere Kaliforniya’ya gitmekte olan meşhur yarış arabası Lightning McQueen, kaza ile Radiator Springs adındaki küçük bir kasabanın yollarına zarar verir. Üstelik kendisinin de tamir olması için çok çalışması gerekmektedir. Bu sırada bu olayla beraber o kasabada geçirdiği zamanlarda dostluklar edinir ve gerçek sevgiyi yaşar. Hatta aşkı bile katar yaşamına. Bu küçük kasabada kaldığı sürece değerleri değişmeye başlar. İşte ancak ondan sonra gerçek bir kazanan olmaya hazır hale gelecektir.
Arabalar

New York Brooklyne’de, yılın en sıcak günündeyiz. Mahallede geveze bir DJ’yin yeteneklerini sergilediği bir radyo istasyonu ve Koreli bir çiftin işlettiği bakkal dükkanı dışındaki yegane hareket merkezi, mıntıkanın bir beyazın işlettiği tek ticarethane olan pizzacıdır. Sal’ın Meşhur Pizzaları isimli dükkanda adamın birbirinden deli saçması iki oğlu ve bezgin siyahi Mookie çalışmaktadır. Mookie’nin hayatında ise gereğinden fazla sorumluluk sahibi kızkardeşi Tina dışında, iki kankası, rap düşkünü sessiz Radio Raheem ve çabuk alevlenen mizacıyla Buggin' Out vardır. Buggin’ bir gün Sam’ın dükkanında asılı bir İtalyan asıllı Amerikalılar köşesinde neden hep beyazlar olduğunu gündeme getirip mahalle çapında eylem yapmaya kalkar. Küçük aklıyla hesabedemediği şey ise, sinirlerin zaten gergin olduğu bu yılın en sıcak gününde olayların ne kadar kolay kontrolden çıkabileceğidir.