

Oyuncu Kadrosu

Gérard Blain
Serge

Jean-Claude Brialy
François

Michèle Méritz
Yvonne

Bernadette Lafont
Marie

Edmond Beauchamp
Glomaud

Claude Cerval
Priester
André Dino
Arzt Michel

Jeanne Pérez
Madame Chaunier
Michel Creuze
Der Bäcker

Philippe de Broca
Jacques Rivette de la Chasuble
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Ateşle Oyun

1787 yılında İngiltere Kraliyet Donanması'na ait HMS Bounty gemisinin William Bligh komutasında Tahiti'ye doğru yaptığı yolculuğu ve ardından gemide çıkan isyanı anlatıyor. Başlangıçta, Bligh ve mürettebatı Tahiti'ye, oradan ekin (özellikle ekmek ağacı fidanı) almak üzere gönderilir. Ancak uzun ve zorlu yolculuk, aşırı disiplinci ve sert yapılı Kaptan Bligh ile mürettebat arasında büyük gerilimler doğurur. Özellikle ikinci kaptan Fletcher Christian, Bligh'ın baskıcı tutumuna karşı isyan eder. Tahiti'deki rahat ve özgür hayatı gören mürettebat da Kaptan Bligh'ın sert disipliniyle daha fazla baş edemez. Sonunda Fletcher Christian önderliğinde bir grup denizci, Bounty'de isyan çıkarır. Bligh ve ona sadık kalanlar küçük bir sandal ile okyanusa bırakılır. Christian ve isyancılar ise gemiyi alıp kendi kaderlerini çizmeye çalışır.
Gemide İsyan

Film detaylari icin tiklayin...
The Way Out

Diplomat olarak saygın bir hayata sahip Jérôme, evlilik için gün sayar. Bu sırada gittiği bir tatilde tanıştığı Claire’in diziyle saplantılı bir ilişki geliştirir. Bu tuhaf fetişinin ortaya çıkmaması için gizli arzusunu dillendiremese de, saplantısını gidermek için çeşitli yollar dener.
Claire'in Dizi

Jean-Luc Godard'ın başyapıtı Pierrot le Fou (Çılgın Pierrot), yönetmenin uzun ve parlak kariyerinde önemli bir kilometre taşıdır. Karışık bir dönüm noktası olan film, Godard'ın Breathless (Nefes Nefese, 1960) ve Vivre Sa Vie (Hayatını Yaşamak, 1962) gibi eserlerinin deneysel yaşam gücü ve Week End (Hafta Sonu, 1967) ve Wind from the East (1969) gibi son derece politik, alaycı ve acı bir biçimde komik filmleri arasında kalır. Pierrot le Fou, her ikisinin öğelerini de barındırır ve sırf bu nedenle izleyici için zengin bir deneyim fırsatı sunar. Ancak filmin sahip olduğu bir başka koz da gerçek güzellik duygusu. Eleştirmenler, Godard'ın polemik yaratan üslubuna karşın zarif bir biçimde güzel filmler de yaptığını unutmaya meyilli ama Pierrot le Fou, hiç kuşkusuz Contempt'le (1963) birlikte, bu açıdan değerlendirilmeli.
Çılgın Pierrot

Film detaylari icin tiklayin...
Edging

SICKO, çılgın, çoğu zaman acımasız ve her zaman kâr amaçlı Amerikan Sağlık Sistemini gözler önüne seren bir portredir. Günlük yaşamda insanıların tıbbi bakımla ilgili karşılaştıkları sıra dışı ve üzücü olayları anlatmaktadır. Akademi Ödüllü yapımcı Michael Moore'un yeni filmi SICKO, Amerikan vatandaşlarına "Bizim sorunumuz nedir?" diye soruyor. Moore, Amerika'daki sağlık sisteminin dünyada en çok harcamanın yapılmasına rağmen diğer gelişmiş ülkeler arasında alt sıralarda olduğunu gösteriyor. Moore cevapları insanların parasız tıbbi bakım aldıkları Kanada, İngiltere ve Fransa'da arıyor. Sonunda Moore 9/11 kurtarma çalışmalarında yer almış, hastalanmış ve evlerinde tedavi olamayan kahramanlardan bir grup toplayıp onları hiç beklenmedik bir yere götürüyor, üstelik dünyanın en zengin ülkesinde göremeyecekleri bir bakım almalarını sağlıyor.
Hasta

Les cousins'de Claude Chabrol, Paris'te sofistike bohem kuzeniyle yaşamaya gelen taşralı bir çocuk hakkında sinsi bir ahlaki masal yaratır. Chabrol, birbirine zıt görünen bu karakterler aracılığıyla, iyi ve kötü, aşk ve kıskançlık ve modern dünyada başarı kavramlarını sorgulayan karanlık ve komik bir karakter çalışması yaratır. Chabrol'ün ilk filmi Le beau Serge'in ayna görüntüsü olan Les cousins, o filmin yıldızları Jean-Claude Brialy ve Gérard Blain'i şaşırtıcı bir şekilde tersine çevrilmiş rollerde yeniden canlandırıyor. Bu hançer keskinliğindeki dram Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı ödülünü kazandı ve Fransız Yeni Dalgası'nın ilk dönemlerinde önemli bir yere sahip oldu.
Les Cousins

Film detaylari icin tiklayin...
Le radeau de la Méduse

19uncu yüzyıl Fransa'sında geçen film, sayfiyede yaşayan romantik Emma'nın, daha yüksek standartlı bir hayata geçme hayaliyle, donuk doktor Charles Bovary ile evlenmesini anlatıyor.Evlendikten sonra, evliliğinde aradığı tutkuyu ve heyecanı bulamayan Emma, Rodolphe adlı önemli bir toprak sahibi ve Leon adında bir hukuk öğrencisiyle aşk yaşamaya başlar. Ödeyemeyeceği miktarda borca giren Madame Bovary, büyük bir çıkmaza doğru sürüklenmektedir. Gustave Flaubert edebiyat dünyasında önemli bir yer edinmiş romanından uyarlanan film; cinsellik, aldatma ve feminizm üzerine birçok tartışmaya da yol açmıştır.