

Oyuncu Kadrosu
Irene De Angelis
Irene
Gabriele Agrio
Ciro

Luisa Ranieri
Chiara

Fabrizio Gifuni
Psychotherapist

Valeria Golino
Psychologist

Corso Salani
Irene's Father

Anna Ammirati
Irene's Analyst
Alfio Alessi
Gaetano

Raffaele Vassallo
Ricky

Loredana Simioli
Ciro's Mother
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak
Film detaylari icin tiklayin...
Piecht

Film detaylari icin tiklayin...
Die Seelenwandler - Das geheime Schicksal

Film detaylari icin tiklayin...
Πολύ κοριτσίστικο όνομα το Πάττυ

30'ların Amerika'sında Rock dağlarında bir kasabadayız. Peşindeki gangsterlerden kaçan güzeller güzeli Grace, bir kasabaya sığınmak zorunda kalır. Kadına acıyan kasaba halkı, başlangıçta iyi niyetlerle kadına sahip çıkar ve arasına alır. Fakat kadının konumunun kendileri açısından da bir tehlike arz etmesiyle aralarındaki ilişki farklı boyutlar kazanmaya başlayacaktır. Grace, kasabalının öteki yüzünü görmeye başlar ve çaresiz bir şekilde kendini kurban olarak bulur.
Dogville

İki kız kardeş, karşı cinse merak duydukları ergenlik döneminde, ailece, şirin bir Fransız beldesinde tatile çıkarlar. Tatilde hukuk fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi yakışıklı bir İtalyan genci olan Fernando ile tanışırlar. Fernando bir gece Elena’yı, Anais ile paylaştığı odada baştan çıkarır ve Elena ilk cinsel deneyimini yaşar. Hem kız kardeşini hem de bu ilişkiyi kıskanan Anais’e bir köşede sessizde olanı biteni izlemek düşer. Kız kardeşi Elena, erkek vücudunu keşfederken, Anais de şişmanlığıyla yüzleşerek her geçen gün daha da çok içine kapanmaktadır.
Kız Kardeşim

Cinnet, Alfred Hitchcock'un yıllar sonra sevgili kentine, yani Londra'ya dönüşünü simgeler. Bu dönüş ustaya ilham vermiş gibidir: Kentin son derece başarılı bir fon olarak kullanıldığı, herşeyiyle tipik İngiliz bir seri cinayetler öyküsü izleriz. Film, aynı zamanda Hitchcock filmlerinde görülegelmiş en kanlı cinayet sahnelerinden bazılarını da içerir. Ve bu nedenle kimi eleştirmenlerden "zevksiz" damgasını yer. Sanki biraz da bunu dengelemek için, katilin peşindeki polis komiseriyle eşinin evlerindeki yemek tartışmaları, ustanın mutfak kültürüne olan büyük ilgisinin bir yansıması ve ayrıca başlıbaşına bir mizah unsurudur. Ve film star oyuncuya sahip değilse de tipik İngiliz, birinci sınıf bir takım oyunculuğu içerir.
Cinnet

Bilim insanları insanların içgüdüsel dürtülerini ölçebilmek adına bir deney kurgulamaya karar verirler. Deneye göre 8 kişi gardiyan, 12 kişi tutuklu olarak yalancı bir hapishaneye alınırlar. Gardiyanlar, gardiyan rolünü; mahkumlar ise mahkum rolünü oynayacaklardır. Her şey bir oyun olarak başlar ancak durumun gittikçe daha ciddi bir hal almaya başlaması, oraya para için gelen yirmi kişiyi rollerinin içerisine mahkum eder. Artık sahte gardiyanlar gerçek gardiyan gibi davranmaya başlayacaklardır. Bilim insanları deneyin kontrolünü kaybedeceklerdir.
Deney

Beyaz Saray, skandallar ve savaş üzerine cesur bir film...Seçimlere iki haftadan az bir süre kala patlak veren skandal, başkanın yeni dönem için seçilmesini tehdit eder niteliktedir. Olayın boyutları genişleyip önlenemez bir hale gelmeden önce, siyaseti, basını ve en önemlisi Amerikan halkını idare etmek konusunda olağanüstü yeteneği olan Conrad Brean adlı uzman Beyaz Saray’a davet edilir. İlk strateji medyanın dikkatini savaş gibi çok daha önemli bir olaya yönlendirmektir. Stanley Motss adlı bir Hollywood yapımcısının ve ekibinin yardımıyla Brean tüm Dünya’yı ilgilendiren krizi yönetmek için bir beyin takımı kurar.
Başkanın Adamları

Tecavüzle suçlanan bir zenciyi savunan güneyli bir avukatın çevresindekilerin tepkilerine rağmen asılsız bir iddia ile suçlanan genci savunma hikayesini anlatıyor.
Bülbülü Öldürmek

Ailesi ile birlikte İngiltere'de yaşayan 18 yaşındaki Jess'in anne ve babası, onun kibar ve Hint geleneklerine bağlı bir genç kız olarak yetişmesini istemektedir. Ancak Jess'in tek bir hayali vardır: David Beckham gibi futbol oynamak!... Jess, bir gün parkta top koştururken Jules tarafından fark edilir. Jules, Jess'e bölgenin kız futbol takımında oynamasını teklif eder. Aynı yaşta, aynı düşü paylaşan iki genç kız, kısa sürede arkadaş olurlar ve takımlarının durumu gün geçtikçe iyiye gider. İkisinin de ailesi, kızlarının futbol topu peşinde koşmasından son derece rahatsızdır. Jess'in ailesi, onun neden hukuk fakültesine gitmediğini ve ablası Pinky gibi uygun bir gençle nişanlanmadığını merak etmektedir. Pinky'nin başına geleceklerden henüz haberleri yoktur! Jules'in annesi de diğer kızlar gibi giyinmeyen kızının nasıl erkek arkadaş bulacağını kara kara düşünmektedir. Oysa Jules, top peşinde değil; takımlarının yakışıklı koçu erişilmez Joe'nun peşinde koşmaktadır!