

Kızıl Zora
Die rote Zora
Yonetmen: Peter Kahane
Vizyon Tarihi: 23 Ocak 2008
Konu
Hırsızlar, dostlar, maceraperestler... Kızıl Zora ve çetesi, bir kale harabesinde yaşamlarını sürdürmekte, ihtiyaçtan dolayı hırsızlık yapmakta ve hiçbir yetişkinin kurallarına boyun eğmemektedir. Yakındaki Hırvat sahil kasabasının sakinleri, onların çılgın şakalarının hedefidir. Ancak yaşlı balıkçı Gorian, bu yetim çocuklara anlayışla yaklaşan tek kişidir. Bir toptancı ona sorun çıkardığında, elbette Kızıl Zora ve arkadaşları hemen yardıma koşar. Şehrin güçlülerine karşı verdikleri mücadelede, çocukların cesaretlerini sonuna kadar kullanmaları gerekecektir aksi takdirde hapse düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaklardır...
Oyuncu Kadrosu

Linn Reusse
Zora

Jakob Knoblauch
Branko

David Berton
Duro

Pascal Andres
Nicola

Woody Mues
Pavle

Mario Adorf
Gorian

Ben Becker
Karaman

Dominique Horwitz
Ivekovic

Nora Quest
Zlata

Hilmi Sözer
Begović
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

15 yaşındaki Pauline ve kuzeni Marion Atlantik kıyılarında tatil yapmaktadır. Marion ona karşı ilgisi olan eski bir arkadaşı Pierre ile karşılaşır. Fakat Marion ilişkinin kısa süreli olacağını bildiği halde daha maceraperest olan Henri'yi tercih eder. Bu sırada Pauline erkek arkadaşı Sylvain ile aşk yaşamaktadır. Henri Pauline'nin yeni erkek arkadaşını kendisini Marion'la olan karmaşık durumdan kurtarmak için kullanır ve Pauline bu durumdan hiç hoşnut değildir...
Pauline Plajda

Film detaylari icin tiklayin...
Anak ni Baby Ama

Film detaylari icin tiklayin...
Adoration

Frank Castle, ailesi bir mafya hesaplaşmasında öldürüldükten sonra adaleti kendi elleriyle sağlamaya karar verir. Eski bir polis olan Castle, suç dünyasına karşı acımasız bir savaş başlatır ve "The Punisher" takma adıyla tanınır. Castle, şehri terörize eden suçluları hedef alırken, mafya lideri Gianni Franco, suç imparatorluğunu yeniden birleştirmek için planlar yapar. Ancak işler daha da karmaşık hale gelir, çünkü Yakuza da şehri ele geçirmek için harekete geçer. Yakuza, mafya liderlerinin çocuklarını kaçırınca Castle, istemeden de olsa düşmanlarına yardım etmek zorunda kalır.
İnfazcı

Günümüzün İtalyan suç ailelerine içerden bir bakış. Roberto Saviano'nun romanından yola çıkılarak yapılan filmin dünya prömiyeri, Kuzey Amerika'da yapılan Toronto Film Festivali'nde gerçekleştirildi.Garrone yönetmenliğindeki Gomorra, eleştiri oklarını mafya ilişkilerini ‘karizmatikleştiren’ düşünce yapısına yöneltiyor.Garrone, yeni filminde bizleri özellikle edebiyat ve film dünyasında idealize edilen karizmatik mafya tipinin sahici yüzü ile buluşturuyor. Böylelikle karşımıza uzun zamandır vizyon salonlarında görmediğimiz nitelikle, son derece sert ve etkili bir mafya filmi çıkıyor.
Gomorra

Disney animasyonları arasında muhtemelen en sevileni, Rudyard Kipling’in yazdığı, vahşi ormanlarda kurtlarca yetiştirilmiş bir oğlan çocuğunun hikâyesini anlatan Orman Çocuğu’dur. Zoltan Korda (1942) ve Stephen Sommers’in (1994), çocuğun uygarlığa geri döndükten sonraki deneyimlerini anlatan canlı-aksiyon versiyonlarından farklı olarak bu çizgi film, Mowgli’nin vahşi hayattaki son gününü anlatır. Zira acımasız Kaplan Shere Khan’ın geri döndüğü orman, kahramanımız için güvenli olmaktan çıkar. Mowgli önce kararsız kalır, sonra da aynı Pinokyo gibi, yolunu şaşırır ve Kaa’yla (yılan) Kral Louie’nin (maymun) elinden, ancak dostları Bagheera (bir panter) ve Baloo (ayı) sayesinde kurtulur.
Orman Çocuğu

John Smith, içki yasağı günlerinde, ahlaksız bir silahşördür. Yaptığı işler onu Teksas'taki Jericho kasabasına sürükler. Burası yabancıları kucaklayan ve umut vaadeden bir kasaba olarak bilinmektedir. Oysa John vardığında, Jericho'yu, iki rakip çetenin sokak savaşları sürdürdüğü ve masum insanların yarısından çoğunun terkettiği bir hayalet kasaba olarak bulur.Bunu bir fırsat olarak görür ve iki taraflı oynayarak, kendisine kiralık bir silahşör olarak iyi bir para ve şan kazanma hevesiyle hareket eder. Oysa giderek tek başına kalacak ve hayatını kurtarmak en önemli gaye haline gelecektir.
Son Adam

Dalgalara tutkun Anne Marie ile sörf tahtasının arasına kimsenin girmesi mümkün değil. Sahilde kızkardeşi ve arkadaşı ile küçük bir klübede yaşayan Anne, her gün güneş doğmadan önce uyanıp dalgalara meydan okumak için sörf tahtası ile denize açılıyor. Anne’in en büyük hayali bir sonraki sörf yarışında bir derece elde etmek. Hayal ettiği yarışma için gün sayarken karşısına çıkan futbol oyuncusu Matt Tollman’a aşık olunca yalnızca sörf tahtası üzerindeki dengesi alt üst olmayacak. Anne’in eski formunu yeniden yakalaması zaman alacak.
Büyük Dalga

Dedektif Nishi yeni doğan bebeğini henüz kaybetmiştir ve eşi de ölümcül bir hastalıktan ölmek üzeredir. Doktorlar artık yapacak bir şey olmadığını, onu eve götürmesini ve huzur içinde ölmesini beklemesini söylerler. Nishi aynı zamanda iş arkadaşı Horibe'nin ciddi bir şekilde yaralandığını ve belki de tekerlekli sandalyeye mahkum olabileceğini öğrenir. Horibe'yi ziyarete giden Nishi'nin hayatı, öğrendiği inanılmaz gerçeklerle ve içine gireceği bir suç çemberiyle tamamen değişecektir.
Havai Fişekler

Film detaylari icin tiklayin...