

Çok Şey Bilen Adam
The Man Who Knew Too Much
Yonetmen: Alfred Hitchcock
Vizyon Tarihi: 16 Mayıs 1956
Konu
James Stewart ve Dorıs Day, korku sinemasının tartışmasız üstadı Hitchcock'un bu muhteşem geriliminde özgün ve dramatik bir performans sergiliyorlar. Stewart ve Day, Fas'ta oğulları Hank ile tatil yapan masum Amerikalılar Ben ve Jo McKenna'yı oynuyorlar. Marakeş pazarında bir Fransız ajanı Ben'in kollarında öldüğünde, çift oğullarının kaçırıldığını ve ingiltere'ye götürüldüğünü öğreniyor. Kime güveneceklerini bilmez halde olan McKenna ailesi uluslararası casusluk, suikastçilik ve terörle karşı karşıya kalır. Gerçeğe yaklaştıkça tüm hayatları değisecektir ve film meshur Albert Meydanı'nda gerilim dolu bir doruğa ulaşacaktır.
Oyuncu Kadrosu

James Stewart
Ben McKenna

Doris Day
Jo McKenna

Brenda De Banzie
Lucy Drayton

Bernard Miles
Edward Drayton

Ralph Truman
Buchanan

Daniel Gélin
Louis Bernard

Mogens Wieth
Ambassador

Alan Mowbray
Val Parnell

Hillary Brooke
Jan Peterson

Christopher Olsen
Hank McKenna
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Genç bir İngiliz çift, Avustralya taşrasında tatil yapmaktadır. Karşılarına karizmatik ve gizemli bir Amerikalı çıkar. Arkadaşlığını empoze etmeye çalışması çifti rahatsız eder. İngiliz çift için hayatlarının yolculuğu da Amerikalı ile başlamıştır.
Gizemli Yolcu

Film detaylari icin tiklayin...
Chinos y minifaldas

Film detaylari icin tiklayin...
Fine mrtve djevojke

Yaşadığı hayattan sıkılan ve yeni heyecanlar arayan Sullivan, Digicorp adlı bir bilgisayar şirketinde endüstriyel ajan olarak işe alınır ve ona Amerika çapında yapılan kongrelere gidip, yapılan konuşmaları kaydetme görevi verilir. Bir gün Sullivan gizemli bir kadınla (Lucy Liu) tanışır ve aslında yaptığı işin hiç de göründüğü gibi olmadığını anlar. Sullivan aslında beyni yıkanmış bir casustur. Heyecanın hiç dinmediği, soluksuz izlenebilecek bir bilim kurgu.
Şifre Çözücü

Telly Paretta, 9 yaşındaki oğlunun ölüm acısıyla başa çıkmaya çalışan üzgün bir annedir. Psikiyatrının ona aslında hiç var olmayan bir çocuğun hayalini 9 yıl boyunca yaşattığını söylemesi üzerine büyük bir şaşkınlık yaşar. Fakat Telly, benzer bir olay yaşayan başka bir hastayla karşılaşınca, oğlunun varlığını ve kendisinin deli olmadığını ispatlamaya çalışır.
Gizemli Parçalar

Kabir ve ailesinin beklenen hafta sonu tatili, görünüşte dostça ama gizemli bir yabancıya misafirperverlik ettiklerinde ürkütücü bir deneyime dönüşür. Saatler gergin bir geceye dönüştükçe, aile kendilerini korkunç bir kâbusun içinde bulurlar, en derin kaygılarıyla yüzleşirler ve Hint Kara Büyüsü'nün ürkütücü dünyasına dalış yaparlar. Kabir, eşi ve çocukları, şehrin gürültüsünden uzaklaşmak ve huzurlu bir hafta sonu geçirmek için dağ evlerine doğru yola çıkarlar. Ancak, orada karşılaştıkları beklenmedik misafirleriyle birlikte, sessizlik birdenbire dehşet dolu bir çığlığa dönüşür. Yabancı, başlangıçta dostça görünse de zamanla gizemli ve tehditkâr davranışlar sergilemeye başlar.
Shaitaan

Pasifik'in derinliklerinde, ABD görevlileri insanlık tarihinin en büyük keşfi olabilecek bir şey bulmuşlardı: Üç yüz yıl önce derinliklere batıp kalmış, küre şeklinde bir uzay gemisi. Bu uzay gemisi nereden gelmişti? İçinde hala yaşayan zeki varlıklar olabilir miydi? Dustin Hoffman, Sharon Stone ve Samuel L. Jackson, Küre'nin sırlarını çözmekle görevlendirilmiş seçkin bir sualtı ekibinin üyelerini canlandırıyorlar. Bu son derece yüksek gerilimli bilimkurgu filmi, kendi türüne yeni bir yaklaşım getiriyor.
Küre

Film detaylari icin tiklayin...
Française

John King'in kitabından uyarlanan film, İngiltere'de ve aslında dünyanın pek çok ülkesinde futbolla iç içe geçen şiddet ve erkek kültürü üzerine çarpıcı bir yapım. Hafta sonları seks, bira, uyuşturucu ve bunların yetmediği noktalarda birilerini dövmek için yaşayan 20'li yaşlardaki Tommy'nin çevresinde gelişen film, neredeyse belgesel tadında bir gerçeklikle hikayesini perdeye taşıyor.
Futbol A.Ş.

Marie-Claire (Mika), ailesinin çikolata fabrikasını miras alır ve ünlü piyanist André Polonski ile evlenir. André’nin önceki evliliğinden oğlu Guillaume da bu yeni aileye dahildir. Genç piyanist Jeanne, geçmişine dair şüpheli bir bilgi öğrenir: Doğduğu gün aynı hastanede bir bebek karışıklığı yaşanmış olabilir. Gerçek kökenini araştırırken Polonski ile yakınlaşır ve ondan piyano dersleri almaya başlar. Ancak Jeanne, Mika’nın her gece Guillaume’a verdiği kakaoya uyku ilacı kattığını fark edince olaylar karanlık bir hâl alır.