Streamfield, les carnets noirs
Yonetmen: Jean-Luc Miesch
Vizyon Tarihi: 1 Temmuz 2010
Oyuncu Kadrosu

Bernard Le Coq
Dominique Menacci

Jean-Pierre Castaldi
president Massedelle
Catherine Jacobsen
Judge Soren

Philippe Morier-Genoud
Gaspard Arthus

Pierre Malet
Iskander Labade

François-Eric Gendron
François Viallat

François Marthouret
Abel Mocchi

Pierre Arditi
the first
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Eliot Ness, suç oranının arttığı ve polis teşkilatının günden güne kötüye gittiği bir dönemde Chicago’ya atanan bir federal ajandır. Ness’e verilen görev mafya elebaşı Al Capone’u etkisiz hale getirmektir. Fakat Capone şehirdeki gücü o kadar yüksektir ki başlangıçta kimse Ness’in başarılı olabileceğini düşünmez.Gittikçe cesaretini kaybetmekte olan Ness bir gün deneyimli bir polis memuru olan Jimmy Malone ile tanışır ve yakın bir dostluk kurar; Malone Ness’in Chicago’daki teşkilatta rastladığı ilk dürüst insandır... Malone’un yardımıyla Ness özel ekibine silahşör George Stone’u ve muhasebeci Oscar Wallace’ı ekleyerek Capone’un çevirdiği karanlık işlerin üzerine gitmeye başlar. Ekibin Capone’a karşı kullandığı taktiklerin bir kısmı hiç de yasal değildir...
Dokunulmazlar

Film detaylari icin tiklayin...
Eye of the Devil

Molly ve Sam, aşk yaşayan, New Yorklu bir çifttir. Sam cüzdanını taşıyan bir serseri tarafından bıçaklanarak öldürülür. Ruhu bedeni terkettiğinde ölümden sonraki yaşamı yavaş yavaş keşfetme fırsatı bulur. Ölülerin ruhlarının canlılarla aynı ortamda varolduğu ama yaşayanların ruhları göremediği bir ortamdır bu.Yardımsever bir hayalet Sam'in bu yeni durumu kabullenip alışmasına yardım eder. Genç adam artık bazı nesneleri hareket ettirebilmektedir. Ancak eski iş arkadaşı Carl'ın kirli çamaşırları ve Molly ile ilgili kötü planları gün ışığına çıktığında, canlılarla iletişim kurmanın tek yolunun bir medyum aracılığıyla mümkün olduğunu anlar. Sam'in karşısına medyumların belki de en eksantrik olanı çıkacaktır.
Hayalet

Ajan 007 James Bond, güç delisi Fransız endüstri patronu Maz Zorin'in çılgın hedeflerine ulaşmasını engellemek için zamanla yarışmak zorundadır! Zorin, dünya mikroçip pazarını ele geçirmek için Silikon Vadisi'ni büyük patlamalarla oluşacak bir depremle yok etmeyi planlamaktadır. Şimdi Bond, ilk önce Zorin'in güzel ve ölümcül partneri May Day'i, sonra da Zorin'i alt etmelidir. Eyfel Kulesi'nden Golden Gate Köprüsü'ne uzanan bu macerada James Bond durdurulamıyor!
Ölüme Bir Bakış

Jeff Bailey (Robert Mitchum) küçük bir kasabada benzincilik yapmaktadır. Ancak bir gün, pis işler yapan Whit Sterling (Kirk Douglas) ile karşılaşır ve esrarengiz geçmişinin peşini bırakmadığını anlar. Geçmişte Jeff, Whit tarafından tutulan bir özel dedektiftir. Whit’i yaraladıktan sonra 40 bin dolarını alarak Acapulco’ya kaçan sevgilisi Kathie (Jane Greer) ’yi bulmak için görevlendirilir. Ancak Kathie, öyle etkileyici bir kadındır ki Jeff’e Whit hakkındaki her şeyi unutturur. Whit’in yeni işi tabi ki Jeff için bir tuzak kurmaktır ama Jeff’in aldığı önlemler Whit’i daha beter bir tuzağa düşürür.
Darağacımı Yükseğe Kur

Film detaylari icin tiklayin...
कमांडो 2

"Hırsızlar Çetesi" kolay yönden köşeyi dönmeye çalışan dört hırsızın hikayesi. Öyle bir plan yapmışlardır ki bu soygun dünya tarihinin en büyük vurgunu olacaktır. Bu arada fark etmedikleri şey, aralarında gizli görevde olan bir polisin varlığıdır.
Hırsızlar Çetesi

Frank Martin yaptığı işin en iyisidir. Tehlikeli veya yasadışı maddeleri hiçbir soru sormadan bir noktadan diğerine taşır. Ama en son sevkiyatında, uluslararası esir tüccarlarının kaçırdığı güzel bir kadın, onun taşıma planlarında ölümcül problemler çıkmasına neden olur. Artık Frank değerli kargosunu ve kendi hayatını kurtarmak için durmak bilmeyen, hareket dolu bir savaşa girmelidir.
Taşıyıcı

Usta yönetmen John Frankenheimer'in imzasını taşıyan filmde, Paris her an Nazilerin kontrolünden çıkıp özgürlüğüne kavuşabilecek gibidir. En azından Alman subayı Albay Franz von Waldheim (Paul Scofield)'in aldığı istihbarat bu yöndedir. Yukarıdan ona gelen emir Jeu de Paume müzesindeki paha biçilmez sanat eserlerini anayurda getirmesi şeklindedir. Eserler Almanya'ya bir trenle sevk edilecek; demiryolu müfettişi Labiche (Burt Lancaster) de bu sevkiyata engel olmaya çalışacaktır. Tren sahnelerinde gerçek trenler ve istasyonlar kullanmakta ısrar eden Frankenheimer'in ne kadar haklı olduğu görülmüş, filme son derece gerçekçi ve heyecan dolu bir hava katan sahneler birçok yönetmeni etkilemişti.
Tren

Film detaylari icin tiklayin...