

Night Eyes II
Yonetmen: Rodney McDonald
Vizyon Tarihi: 1 Ekim 1991
Oyuncu Kadrosu

Shannon Tweed
Marilyn Mejenes

Andrew Stevens
Will Griffith

Tim Russ
Jesse Younger

Richard Chaves
Hector Mejenes

Geno Silva
Luis

John O'Hurley
Detective Turner

Julian Stone
Safecracker
Tessa Taylor
Vivian Talbot
Dan Cashman
Senator Talbot

Ashok Amritraj
Bar Patron
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

İki kaçak, refahlarını tehdit eden birini rehin aldıklarında, zor bir duruma düşerler.
Restraint

Film detaylari icin tiklayin...
Tukkipojan morsian

İkinci Dünya Savaşı sonrası New Jersey... Kocasını savaşta kaybetmiş olan Grace, güneş ışığına hassasiyeti olan iki çocuğuyla birlikte, büyük bir konakta yaşamaktadır. Perdelerin hep sımsıkı kapalı tutulduğu eve, üç kişi uğrar: İhtiyar bir kadın ve adam, bir de dilsiz genç kız. Evi çekip çevirecek yardımcılar aramakta olan Grace, bu kişilere iş verir; onları çocuklarının sağlık durumu konusunda uyarır. Öte yandan, Grace'in kızı Anne, Victor adlı bir çocuğun kendileriyle birlikte evde yaşadığına inanmaktadır. Evin çevresini kaplayan yoğun sis yüzünden kasabayla irtibatları kesildiği sırada, Grace, kızının anlattığı hikayelerin doğru olabileceği yolunda kanıtlarla karşılaşır. İşte bu noktada, eve yardımcı olarak aldığı insanlardan da şüphelenmeye başlar. Gücünü büyük ölçüde finalindeki sürprizden alan, gerilim dolu bir yapım...
Diğerleri

Avery'nin kız kardeşi kaçırılmış, 2 milyon dolar fidye istenmektedir. Aralarında kız kardeşinin sevgilisi de olan üç arkadaşı ile bir plan kurarlar. Eski mafya babası Carlo Bertalluci'i (Christopher Walken) kaçırıp arkadaşları Ira'nin evine getirler. İra'nın olaydan haberi bile yoktur ve evde dörtlünün poker oynayacağını düşünmektedir ancak gelince gerçeklerle karşılaşır. Bu arada ciddi olduklarını göstermek için Carlo'nun parmağını keserler. Carlo'dan istekleri ya parayı ödemesi ya da fidyecileri bulmasıdır. Carlo kendi avukatını bu fidyecilerle ilgili bilgi toplamak için arar. Ve sağ kolu aynı zamanda da şöförü olan Lono Veccio ise (Denis Leary) bu dörtlünün kim olduğunu, neden Carlo'yu kaçırdıklarını öğrenmeye ve Carlo'yu kurtarmaya çalışmaktadır. Bu arada Carlo avukatından ilginç bir bilgi alır: Avery'nin kız kardeşinin kaçırılmasında içerden birinin parmağı vardır.
İntihar Pokeri

Willard içine kapanık ve asosyal bir adamdır. Çalışma hayatında sık sık aşağılanmaktan dolayı da, insanlara karşı gizli bir nefret beslemektedir. Bir gün, evindeki farelerle arasında özel bir bağ olduğunu keşfeder. Çok sevdiği farelerinin iş yerinde ölmesinin ardından intikam almaya karar verir. İntikamında ona yardım edecek kocaman bir fare ordusu vardır. Willard'ın nefreti küçük, ürkütücü canlıların bedeninde çevreye yayılmaya başlar.
Willard

Martin Thomas Hardy'nin "Tess of the D'Urbervilles" romanından sinemaya uyarlanan "Tess", Roman Polanski'nin en ünlü filmlerinden biri. Fakir bir köylü kızı olan Tess babası tarafından zengin akrabalarının yanına gönderilir. Babası içten içe uzaktaki akrabalarının kızını da kendilerinden görüp, ona sonsuz gibi gelen zenginliklerine ortak edeceklerini ummaktadır. Oysa işler hiç de umduğu gibi gelişmez, zira Tess'in yanına yerleştiği aile D'Urbervilles adını sonradan almıştır.
Tess

1930'lu ve 40'lı yıllarda geçen hikayede Guy (Stuard Townsend), Cambridge'te burslu okuyan İrlandalı bir gençtir. Henüz on sekiz yaşında genç bir adam olan Guy, bir gün aniden odasına giren yarı Amerikalı yarı Franzsız bir genç kıza, Gilda'ya (Charlize Theron) aşık olur. Varlıklı bir ailenin kızı olan ve hayatını bu zenginliğin getirdiği rahatlıkla sürdüren Gilda ve Guy arasında, yıllar boyu sürecek ve bazılarının felaketini hazırlayacak bir aşk başlar. Okul bittikten sonra Guy ve Gilda, Paris'te Gilda'nın İspanyol göçmeni arkadaşı Mia (Penelope CRUZ) ile aynı evi paylaşmaya başlarlar. Ancak 2. Dünya Savaşı kapının eşiğindedir. Guy ve Mia direnişçilere katılıp faşizme karşı savaşmaya karar verirler ve onlardan çok farklı bir hayat tarzı benimseyen Gilda'yı bırakarak giderler. Savaş esnasında Mia ölür ve Guy Gilda'yla tekrar görüşemeyince İngiltere'ye döner. Bir süre sonra İngiliz istihbarat subayı olarak yeniden Paris'e gelen Guy, Gilda'yı Alman subaylarla birlikte görür.
Bulutların Üzerinde

Frank O’Brien (Denis Learny) ve yedi yıldır birlikte olduğu sevgilisi ve suç ortağı Roz (Sandra Bullock), karmaşık hayat tarzlarına bir son vermek ve duygusal yaşamlarını bir düzene sokmak için son bir vurgun yapmaya karar verir ve değerli bir tablo çalarlar. Ganimetleriyle birlikte, Amerika’nın jet sosyetesinin dolaştığı New England sahilinde bir adaya gelirler. Frank’in amacı burada tabloyu satmak ve bu arada da eğlenceli bir hafta sonu geçirmektir. Roz’un ise istediği tek bir şey vardır: Frank’den daha çok sevgi görmek ve ihmal edilen değil aranan bir kadın olmak. Çaldıkları tablonun, paha biçilemeyecek kadar değerli bir eser olduğu ortaya çıkınca her ikisi de istediklerinden fazlasını alırlar. Peşlerine düşen FBI ve çılgın sanat koleksiyoneri sayesinde Frank, aradığı heyecanı fazlasıyla elde ederken, Roz da aranılanlar listesine girmiştir. Acaba, karşı karşıya oldukları bu tehlikeli durum ilişkilerinin yeniden canlanmasına yetebilecek midir?
Çalınmış Kalpler

Yangın Var, 80'lerin Berlin'inde bir grup eski anarşist aktivistin hikayesini hem eğlenceli hem de dokunaklı bir şekilde anlatıyor. Berlin'in hâlâ eski Doğu Almanya'nın ortasında bir ada olduğu dönemde, bu altı yaratıcı anarşist, bir evde işgalci olarak birlikte yaşıyorlardı. Ancak 80'lerin sonunda yolları ayrıldı; yalnızca Tim ve Hotte ideallerine sadık kalarak eski mücadelelerine devam etti. Yıl 2000, Berlin artık Almanya'nın yeni başkenti. Beklenmedik bir olay, grubu hayatta kalma zorunluluğuyla tekrar bir araya gelmeye zorlar. Bu süreçte, 12 yıl önce neden ayrıldıklarını sorgulamak ve geçmişle yüzleşmek zorunda kalacaklardır.
Yangın Var

Bill Harford ve karısı Alice Harford'ın dış dünyaya mutlu bir yansıyan bir evlilikleri vardır. İlişkilerinde her şey yolunda gibi görünmektedir. Bir gün katıldıkları bir davette Alice, başka erkeklerle sohbetlere dalar. Bunu fark eden Bill, hem sinirlenir hem de yaşanan bu duruma tuhaf bir tepki gösterir. Bill, yaşanan o geceden sonra kimliğini cinselliğe emanet edecektir. Oldukça tuhaf düşüncelerle örülü bir cinsellik dünyasına doğru savrulacaktır.