

Bulutlarla Kaplı Yıldız
মেঘে ঢাকা তারা
Yonetmen: Ritwik Kumar Ghatak
Vizyon Tarihi: 13 Nisan 1960
Konu
"Başkaları yerine acı çeken, sonsuza kadar acı çeker" sözü, trajediye yakın bir melodram olan, Ritwik Ghatak'ın en ünlü filminden bir karakteri anlatabilecek bir söz. Filmin kadın karakterinin trajik kusuru, bir ihmal suçudur: en çok sevdiği kişilere, kendisine ve hayallerine yapılan adaletsizliklere isyan etmeyi beceremez. Nita (Supriya Choudhury) gece gündüz Bangladeş göçmeni ailesini bir arada tutmak için çalışır. Babası çok az kazanan bir öğretmendir. Büyük ağabeyi, şarkıcı olmak isteyen bir sanatçı olarak, ailesinin diğer fertlerinin kullanamadığı boş zamanı kullanmak ister. Bu arada annesi de Nita'nın müstakbel eşi olan fen öğrencisinin bilime olan eğilimini Nita'nın kardeşine aktaracağı umudunu taşır.
Oyuncu Kadrosu

Supriya Choudhury
Nita

Anil Chatterjee
Shankar

Gyanesh Mukherjee
Banshi Dutta

Bijon Bhattacharya
Taran Master

Gita Dey
Mother
Gita Ghatak
Gita
Dwiju Bhawal
Mantu
Niranjan Ray
Sanat
Ranen Ray Choudhury
Baul singer

Abhi Bhattacharya
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Chaplin klasiklerinden biri daha! Yapımcılığını üstlendiği ilk uzun metrajlı fiilminde, Tramp’in ve dünyalar tatlısı 6 yaşında bir çocuğun kimi zaman komik kimi zaman gözlerinizde yaşlara sebep olacak hüzünlü hikayesi anlatılıyor. Hikaye Tramp’in terkedilmiş bir bebeği bulması ve onu kurtararak evine almasıyla başlar. Hafızalardan silinmeyecek sahneleri ve Chaplin’in yorumuyla hüzün ve eğlencenin harmanlandığı bu filmi kaçırmayın!
Yumurcak

Agnes kanserden yavaş yavaş ölürken, kız kardeşleri kendi ruhsal acılarına o kadar gömülmüşlerdir ki ona ihtiyaç duyduğu desteği sunamazlar.
Çığlıklar ve Fısıltılar

1973 Alman Film Ödülleri: Üstün Başarı Ödülü (Margit Carstensen & Eva Mattes) 1973 Şikago Jüri Özel Ödülü Sadomazoşist tutkuların içe kapalı dünyasında bir aşk krizi yaşanmaktadır. Başarılı moda tasarımcısı Petra von Kant üç yıl önce boşanmıştır. Beraber yaşadığı asistanı Marlene onun hâkimiyetine sessizce tahammül etmektedir. Petra genç Karin’e âşık olur. Karin ise manken olunca özgürlüğünü ister ve tıpkı Marlene gibi o da Petra’yı bırakır. Tutkuyla yarattığı yapay dünya çökünce Petra tamamen yalnız kalır.
Petra Von Kant'ın Acı Gözyaşları

Leone, cezaevinde yatan iyi huylu bir mahkumdur. Cezasının bitimine altı ay kala başka bir cezaevine nakledilir. Cezaevinin müdürü mahkumlara acımasızca davranan, kötü niyetli bir adamdır. Leone'den hoşlanmayan müdür, ona oldukça kötü davranır. Leone'nin tek amacı ise herhangi bir suça karışmadan cezasını bitirebilmektir. Ancak müdürün yaptıkları onun tahammül sınırlarını fazlasıyla aşar...
Hür Kan

Film detaylari icin tiklayin...
Nachtgestalten

1950'lerde İtalya'daki küçük bir adadayız. Dünyaca ünlü Şilili komünist şair Pablo Neruda, siyasi sebeplerle ülkesi dışında yaşamak zorunda kaldığı sürenin küçük bir kısmını burada geçirir. Mektuplarını taşımakla görevli postacı naif Mario, Neruda'yla kısa zamanda mesafeli bir dostluk kurar. Usta ozanın verdiği tüyolarla hem içindeki şairi ortaya çıkarır hem de esmer güzeli Beatrice'nin kalbini kazanır. Neruda genç adama sosyalist fikirlerini aşılar ve kendini gerçekleştirmesine yardımcı olduğu Mario'nun gözünde giderek ilahlaşır. Ama usta ozanın peşindeki siyasi rakipleri bir yerde çok uzun süre kalmasına engel olmaktadır. Ayrılık vakti yaklaşır.
Postacı

Askeri diktatörlük ile yönetilen, soğuk savaşın son yıllarının yaşandığı Güney Kore'de halk, sürekli olarak tatbikatlar ve Kuzey Kore tehdidi ile korkutulmakta, rejimin baskısı protestolara ve isyanlara neden olmaktadır. Bu esnada, Seul'e yakın bir kasabada, cinayetler işlenmeye başlanır. Kadınlar bağlanarak öldürülmekte, tecavüze uğramaktadırlar. İlk başlarda, yerel bir dedektif olan Park Doo-Man olayı kendi yöntemleri ile çözmeye çalışır. Olayı çözmekte yetersiz kalınca, Seul'dan mektepli bir dedektif Seo Tae-Yoon da ekibe katılır. Tae-Yoon modern yöntemler ve analizler ile olayı çözmeye çalışırken, cinayetler devam edecek, polis teşkilatı yetersiz kalacak ve kasabada kargaşa artacaktır.
Cinayet Günlüğü

Wenders, Patricia Highsmith'in Ripley'in Oyunu (Ripley's Game) adlı romanından uyarladığı bu filmde Dennis Hopper, Nicholas Ray ve Samuel Fuller gibi Amerikan sinemasının üç idolunun bir araya getirmektedir. Amerikalı Arkadaş 'Kara Film (Film Noir)' türünün en iyi örneklerinden biri olarak kabul edilir. Filmde Ripley (D.Hopper), sahte tabloları, sanat koleksiyoncularına bile yutturarak muazzam servet edinmiş, kovboy şapkasını kafasından çıkarmayan bir Amerikalı olarak karşımıza çıkar. Önceden tanıdığı bir mafya patronu Ripley'den geçmişi temiz bir kiralık katil bulmasını ister. Ripley'in aklına gelen çerveci Zimmermann (Bruno Ganz)'dır. Kan kanseri olan Zimmermann bu işi özgür iradesiyle kabul eder. Ancak sonrasındaki geri dönülemez gelişmeler Ripley'i ilginç kararlar vermek durumunda bırakır.
Amerikalı Arkadaşım

Kırsal hayatta geçen bir çocukluktan büyümeye uzanan, kendisine kötü davranılmış, sırtına yük konulmuş bir hayvan, bir eşek olan Balthazar’ın hayat ve ölüm günlükleri. Bir eşeğin gözünden insanın zalimliği, adaletsizliği ve acı çektirme huyu üzerine tarafsız bir bakış.
Rastgele Balthazar

Japonya'da babasıyla yaşayan genç kız hayatından oldukça memnundur. Buna karşın çevresindeki herkes onu evlendirmek istemektedir. Babasından ayrılmak istemeyen genç kız baskılar yüzünden zor zamanlar geçirir...