

Fanny ve Alexandre
Fanny och Alexander
Yonetmen: Ingmar Bergman
Vizyon Tarihi: 17 Aralık 1982
Konu
1907 yılında İsveç'te geçen filmde Fanny ve Alexander isminde iki kardeşin babaları öldükten sonra değişen hayatları anlatılıyor. Babaları ölünce, anneleri Emily bir pederle evlenir. Katı bir adam olan üvey babalarının kontrolü altında hapis hayatı süren Ekdahl Ailesi, aile büyükleri ve dostları müdahale edene kadar zor günler geçireceklerdir. 5 Saatlik bir TV dizisi olarak planlanan sonradan kısaltılarak sinemaya aktarılan Ingmar Bergman'ın bu 3,5 saatlik yapıtı, 84 yılında En İyi Yabancı Film Oscarı'nı da evine götürdü.
Oyuncu Kadrosu

Pernilla Allwin
Fanny Ekdahl

Bertil Guve
Alexander Ekdahl

Jan Malmsjö
Bishop Edvard Vergerus

Ewa Fröling
Emilie Ekdahl

Gunn Wållgren
Helena Ekdahl

Börje Ahlstedt
Carl Ekdahl

Anna Bergman
Hanna Schwartz

Kristina Adolphson
Siri

Erland Josephson
Isak Jacobi

Mats Bergman
Aron Retzinsky
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Öldürülmüş bir kadının ruhu mütevazı bir Chicago evinde dolaşmakta ve umutsuzca onu duyabilecek biriyle, herhangi biriyle temas kurmayı beklemektedir. Beklentisi karşısına 3 kişilik sıradan bir aile olarak çıkar. Ruhla ilk konuşan 6 yaşındaki Jake olur, fakat mantıklı ebeveynleri Tom ve Maggie oğullarının hayali arkadaş fikrine gülerler. Bir partideki hipnoz sonrasında tecavüz edilip öldürülen bir kadının korkunç ve vahşi görüntüleri Tom'un beynini istila eder. Günler geçtikçe Tom ruhani sesler ile geçmişten gelen görüntilerin işgaline uğrar. Kimdir bu kadın?.. Tom, bu kadına gerçekte ne olduğunu araştırmaya karar verir. Gömülmüş kemikler değil, aynı zamanda ölümcül bir teori de açığa çıkmak üzeredir...
Dehşetin Yankıları

Karin, kocası Martin, babası David ve kardeşi Minus'la birlikte bir adada tatil yapmaktadır. Karin, hastalığından dolayı birkaç ay akıl hastanesinde kalmıştır. Kocası Martin, karısını çok sevmesine rağmen onunla iletişim kurmakta ve ona ulaşmakta güçlük çekmektedir. Babası David, kendi dünyasına kapanmış bir yazardır. Duygusal olarak izole bir ortamda yetişen Minus, sevgi ve şefkate açtır. Aile içinde gelişen beklenmedik olaylar, tüm ilişkileri kökten değiştirecektir. Ingmar Bergman, dokuz kez Oscar®'a aday gösterilmiş, insan ruhunun hem karanlık ve umutsuz, hem en eğlenceli ve umut dolu yanlarını aynı ustalık ve derinlikle filmlerine yansıtmış bir yönetmendir. Filmleri, gerek görsel gerekse karakter derinliği ve olay örgüsü açısından modern sinema yönetmenleri için çok önemli bir ilham kaynağı olmuştur.
Aynadaki Gibi

Bir kütüphanede çalışan, yapayalnız bir hayat süren, obsesif kompulsif ve intihara meyilli Kenji… Dağınık, mutsuz, sürekli sigara ve ot içen, yalnızlık korkusu taşıyan Noi, ve Kenji için bir gizem objesi haline dönüşmüş Noi’nin kardeşi Nid… Bu üçlünün hayatı trajik bir olayla kesişecek ve bir daha asla eskisi gibi olmayacaktır. Hayattan bir tat alamayan karakterlerin, tüm çözümsüz iletişim problemlerine rağmen birbirlerinde hayat bulma sürecinin anlatıldığı Last Life in the Universe renkleri, mizah ve hüzün arasında sıkışıp kalan yapısı, Kenji’nin takıntıları, Noi’nin dağınık güzelliği ve etkileyici atmosferiyle izlendikten sonra uzun bir süre hafızadan silinmeyen bir yapım. Tayland’lı yönetmen Pen-Ek Ratanaruang ve görüntü yönetmeni deyince akla ilk gelen isimlerden olan Christopher Doyle imzalı bu “ yaşayan son kertenkele “ öyküsünde Takashi Miike de oyuncu olarak boy gösteriyor. Film Tadanobu Asano’ya Venedik Film Festivali’nde en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandırmıştır.
Evrendeki Son Yaşam

Hill House malikanesi sınırlarında meydana gelen paranormal olaylarla nam salmıştır. Evde yaşanan mistik olaylar, Jeffrey Marrow isimli bir profesörün dikkatini cezbetmiştir. Marrow ev ve evdeki ruhlar üzerine deneyle yapmaya karar verir. Deneylerden rahatsız olan ruhlar evin içerisinde yeniden beliriverir. Ruhlarla insanlar arasında oldukça ürkütücü olaylara meydan olacak bir korku süreci başlamıştır. Speed filmiyle tanınan Jan de Bont'un bir roman uyarlaması olan filminin başrollerini Liam Neeson, Catherine Zeta-Jones ve Owen Wilson paylaşıyorlar.
Perili Ev

Gigi ve Giancarlo'nun babaları Romano ve anneleri Rosa, Apulia’daki evlerini terk edip Almanya’ya taşınmaya karar verirler. Duisburg’un gelişmekte olan tekdüze endüstriyel kesiminde mahallenin ilk pizza dükkanını açarlar. Romano, restorant sahibi rolüne kolayca alışır fakat Rosa ülkesini özlemektedir ve özlemi yıllar geçmesine rağmen dinmek bilmez. Oğulları Gigi ve Giancarlo ise içine girdikleri yeni sosyal ortamda buldukları özgürlüğün tadını çıkarırlar. İkisi de, aynı kadına aşık olunca araları açılır ve Gigi annesiyle Solino’ya dönmeye karar verir.
Solino

Agnes ve Elin, İsveç'te Åmål isimli küçük kasabada yaşayan iki genç kızdır. Rahat, sempatik ve popüler bir kız olan Elin'in aksine depresif Agnes'in pek arkadaşı yoktur. Gizliden gizliye Elin'den hoşlanan Agnes bunu ifade etmenin bir yolunu bulamadıkça daha da mutsuz olmakta ve içine kapanmaktadır. Agnes'in durumundan endişelenen ailesi 16. yaş gününü kutlamak için parti düzenlerler. Başka bir partiye gitmemek için Agnes'in partisine gelen Elin ile Agnes arasında arkadaşlıktan daha farklı bir ilişki başlayacaktır. Lezbiyenlik ve arkadaşlık üzerine naif bir film olan Sev Beni, İsveçli yönetmen Lukas Moodysson'a Berlin Film Festivali'nde de ödül getirdi.
Sev Beni

ir araba kazasıyla ortaya çıkan korkunç gerçekler! Jack Terri, yetenekli bir ses teknisyenidir. Hayatını korku filmleri için eşsiz sesler kaydederek kazanmaktadır, fakat bir gün elinde olmadan içinde başkan adayının bulunduğu ve hayatını kaybettiği bir otomobil kazasının sesini kayda alır. Aynı otomobilde başkan adayının genç ve güzel metresi Sally de vardır ve ağır yaralanmıştır. Jack bir anda kendini, filmlerini aratmayacak kadar gizemli ve korku dolu bir hayatın içinde bulur. Çok yakında Jack ve Sally'den sadece biri hayatta kalacaktır çünkü bu skandal tıpkı bir şok dalgası gibi hükümetin üst düzeylerini de etkileyecektir.
Patlama

Shakespeare’in Kral Lear’inde, 16. yy’ın yaşlı lordu Lear krallığını üç kızı arasında paylaştırmaya karar verir. Her biri ülkenin üç farklı yerindeki kalelerde yaşayarak sadakatlarini kanıtlayacaklardır. Büyük kızları menfaatleri için sahte bir samimiyet içine girerken, babasına duyduğu bağlılıkla en küçük kızı O’nun gerçekleri görmesi için uğraşır. Ran İngiliz edebiyatına ait bu eserinin Japon uyarlaması. Orjinalindeki kız çocuklar erkek olarak değiştirilmiş ve Kral Lear karakteri de Lord Hidetora Ichimonji olarak karşımıza çıkıyor.
Ran

13. yüzyıla ait bir baladdan yola çıkılarak senaryosu yazılan film, ortaçağda geçen sarsıcı bir intikam hikayesi anlatıyor. Koyu hristiyan ailesi tarafından kiliseye gitmekle görevlendirilen bir genç kız, yolda tecavüze uğruyor ve öldürülüyor. Olayın ardından bir eve sığınan tecavüzcüler burada kızın ailesiyle karşılaşıyor ve kanlı bir şekilde yok ediliyorlar. Ingmar Bergman'ın az bilinen yapımları arasında olan Jungfrukällan, kanlı intikam hikayesi ile modern korku filmlerine ilham verdi. Usta yönetmen bu filminde masumiyet, hırs, paganizm ve dini inanç gibi kavramları tartışıyor.
Genç Kız Pınarı

Bir çevre krizi, Londra'nın sular altında kalmasına neden olur. Birçok insanın hayatını kaybettiği bu kaos ortamında hayatta kalmaya çalışan bir anne, yeni doğan çocuğu ile birlikte eve dönüş yolunu bulmaya çalışır.