

Bellbird
Yonetmen: Hamish Bennett
Vizyon Tarihi: 11 Haziran 2019
Oyuncu Kadrosu

Marshall Napier
Ross
Annie Whittle
Beth

Rachel House
Connie

Cohen Holloway
Bruce
Kahukura Retimana
Marley
Stephen Tamarapa
Clem
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

İngiltere'den mektup yoluyla bulduğu bir erkek ile evlenmeye karar veren, konuşma problemleri olan bir kadın, küçük kızı ve de çok değer verdikleri piyanosunu da yanına alarak evleneceği kişi ile tanışmak için Yeni Zelanda'ya doğru yola çıkarlar. Evlendikten bir süre sonra yanlış bir seçim yaptığını kavrayan genç kadın, yerli halk ile kaynaşmayı başarmış bir beyaz ile piyanonun etrafında başlayan yakınlaşması tutkulu bir aşka dönüşecektir.
Piyano

Lionel ve sevgilisi Paquita,hayvanat bahçesine gezmeye giderlerken meraklı annesi de onları takip eder. Ancak kadını Sumatra'dan gelen bir tür fare-maymun ısırır ve bulaşıcı bir zombi salgını başlatır. Annesini korumaya çalışan Lionel, onun kurbanlarını evlerinin bodrumunda saklamaya çalışır ancak olaylar giderek kontrolden çıkar ve zombiler bir ordu halinde dışarı taşarlar. Yüzüklerin Efendisi'ni yöneten Yeni Zelanda'lı yönetmen Peter Jackson'ın ülkesinde çektiği 3. uzun metrajlı filmi olan Braindead, komedi ve korku unsurlarını bir arada ve başarıyla barındırıyor.
Yaşayan Ölü

"Bir Zamanlar Savaşçıydılar," bir kadının ailesini bir arada tutmak için geleneklerine dönüşünü anlatıyor. Beth, beş çocuğu ve kocasıyla Yeni Zelanda'da bir gecekonduda yaşayan Maori kökenli, fakir bir kadındır. 18 Yıl önce Maori ailesinin evlenmesini istemediği kocası iyice içkiye bulaşmış, Beth'e kötü davranan, O'nu döven bir adamdır. Beş çocuklarından biri bir çeteye katılmış, diğeri ise bir sosyal yardım kurumu tarafından götürülmüştür. Beth tüm sorunlarına rağmen aileyi bir arada tutmaya çabalarken tek yardımcısı hayatla ilgili umutlarına dört elle sarılan kızı Grace'dir. Yazar olmak isteyen Grace'in başına gelenler ailenin kaderini değiştirir ve Beth'in, geleneklerinde yatan gücü keşfetmeye zorlar...
Bir Zamanlar Savaşçıydılar

Janet Frame, 1920 ve 1930'ların Yeni Zelanda'sında, çok sayıda kız ve erkek kardeşi olan, fakir bir ailede büyür. Henüz küçük yaştayken bile kardeşlerinden farklıdır. Öğretmen olarak eğitim alır ancak anormal olduğu düşünüldüğü için sekiz yıl boyunca bir akıl hastanesinde kalır. Roman yazmaya başladığında başarı gelir.
An Angel at My Table

Film detaylari icin tiklayin...
Pork Pie

Oldfield, Yeni Zenlanda'nın yeşil tepelerinde ailesinin sahip olduğu çiftlik yaşamına uzak büyümüş, koyun fobisi olan bir bilgisayarcıdır. Pek çok koyunun beslendiği bu yeşil tepelere mecbur kalmadıkça ayak basmak istememektedir. Yine böyle bir mecburiyetin doğması nedeni ile bir gün çiftliğe dönmesi gerekir. Ailesinden kalan çiftlikten kendisine düşen hisseleri abisi Angus'a satacaktır. Oldfield, çiftliğe doğru isteksizce yola çıkarken Angus oldukça tehlikeli işlere girişmiştir. Kurmuş olduğu genetik mühendislik ünitesinde oldukça sorumsuz işler yapmaktadır. İşleri daha da karıştırmak üzere olan beceriksiz bir grup doğa aktivisti, Angus'un labaratuvarından bir mutant koyunu kaçırıp serbest bırakınca bütün çiftlik birbirine girer. Koyunlar, kendi doğalarından çıkarak kana susamış birer katile dönüşmüşlerdir. Oldfield'in en büyük korkusu ile yüzleşmesinin zamanı gelmiştir
Kara Koyun

Whangara kabilesinin enteresan bir inanışı vardır. Yeni Zelanda’nın Doğu yakasında konuşlanan Whangara kabilesi, soylarının binlerce yıl önce o topraklara bir balinanın sırtında geldiğine dair güçlü bir inanca sahiptir. Bu atalarının adı Paikea'dır. Bu inanışa göre kabilenin geleneklerinde işleyen töre şu şekildedir: Kabileye şef olarak seçilen kişiler ailenin ilk doğan erkek çocukları olmak zorundadır ve bu kabilede yaşayan 11 yaşındaki "kız çocuğu" Pai'nin ise gözü şefliktedir. Pai'nin bilge Büyükbabası Koro, kabilenin müstakbel başkanını tayin edecek olan mercidir. Lider olmak isteyen küçük kız Pai, bu uğurda ne gerekirse yapmaya kararlıdır. Dünyada her şeyden çok sevdiği büyükbabasına karşı gelecek bile olsa... Yeni Zelanda’nın kültürüne dair çok içten, samimi bir hikaye anlatan Whale Rider, küçük oyuncusu Keisha Castle-Hughes’a da 'en iyi kadın oyuncu' dalında Oscar adaylığı getirmişti.
Balinanın Sırtında

Ödüllü savaş fotoğrafçısı Paul Prior, babasının ölümü üzerine memleketi olan bir Yeni Zelanda kasabasına gelir. Bir zamanlar babasının kendini herkesten soyutladığı evinde tek başına kalmaya başlar. Kardeşi Andrew, onun eşi Penny ve oğulları Jonathon kendi çiftliklerinde sakin bir yaşam sürmektedirler. Paul’ün eski kız arkadaşı Jackie ise artık olgun bir anne olarak karşısına çıkar. Celia adında lise öğrencisi garip bir genç kız da, Paul’ün kaldığı evi sık sık ziyaret etmektedir. Ona hayran olduğu bellidir. Zamanla Paul ve Celia arasında bir dostluk filizlenmeye başlar. Fakat geçmişe ait sırlar, hepsi için trajik sürprizler hazırlamaktadır...
Baba Ocağı

Lily McKinnon hamburgercide çalışan, ortama uyum sağlayamadığı için dışlanan biraz tuhaf bir kız. Elbisesinden tut, yürüyüşüne, konuşmasına, her şeyi yanlış. Ama yanlış olan her hareketinin altında aslında bir cevher yatıyor. O çalkantılı denizlerde yüzse de, altında en azından teknesi olduğu için minnet duyabilen nadir ruhlardan. Her öğle yemeği saatinde Meaty Boy hamburgercisine giren bir adamın dudağının üstünde, tıpkı Lily’ninki gibi bir beni var. Bu adam Jarrod Lough; garip benli, garip kızın güzel iş arkadaşıyla flörtleşiyor, garip kız ise pek umurunda değil. Sosyal beceriksizliği diz boyu olan Jarrod, toplum içerisinde bir türlü aradığı saygıyı bulamayan bir video oyun şampiyonu. O son sürat kürek çekip, sürekli kayalara çarpanlardan. Bir gün Lily cesaretini toplayıp Jarrod’un kostüm partisine kendini davet ettirir.
Kartal Köpek Balığına Karşı

Film detaylari icin tiklayin...