

Kasabanın Cadıları
The Witches of Eastwick
Yonetmen: George Miller
Vizyon Tarihi: 12 Haziran 1987
Konu
Tüm arzularını tatmin edebilecek bir adamın hayalini kuran Alex, Jane, ve Suki; Darly Van Horne (Jack Nicholson) adında gizemli bir adamın kasabaya taşınması ile uzun süren yalnızlıklarından uyanırlar... Bu esrarengiz adam onların aradığı şeytandır... Üç kadına da aynı anda yakınlık gösteren bu adam kadınların içindeki “cadılığı” ortaya çıkarır... Oscar’a aday gösterilen Kasabanın Cadıları sıra dışı bir kara komedi.
Oyuncu Kadrosu

Jack Nicholson
Daryl Van Horne

Cher
Alexandra Medford

Susan Sarandon
Jane Spofford

Michelle Pfeiffer
Sukie Ridgemont

Veronica Cartwright
Felicia Alden

Richard Jenkins
Clyde Alden

Keith Jochim
Walter Neff

Carel Struycken
Fidel
Helen Lloyd Breed
Mrs. Biddle
Caroline Struzik
Carol Medford
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Akrabaları ile yaşayan Mary 2 kediyi takip ederken değişik bir çiçek bulur. Bu çiçek sihirli güçler vermektedir. Mary az biraz gittikten sonra küçük bir süpürge sopası bulur. Süpürgenin harekete geçtiğini hisseder gibi olunca çok şaşırır. Ancak Mary daha neler olduğunu anlayamadan süpürge onu ağaç dallarının üstünden bulutlara çıkarıp ardından, tüm araştırmaların vasıflı cadılardan oluşan yetenekli bir kadro tarafından yapıldığı Endor Üniversitesi topraklarına getirir. Mary burada kafeslere hapsedilip dönüşüme uğramış ya da şekli bozulmuş mutant hayvanlar üzerinde yapılan korkunç bir deneye şahit olur. Süpürgesi havalandığı sırada Mary siyah kedi Tib’in de hapsedilmiş olduğunu fark eder. Ertesi gün akademiye dönen Mary, akademinin başkanı Bayan Pumblechook ve onun iş arkadaşı Doktor Dee’ye görünmeden tüm hayvanları serbest bırakmayı başarır. Ardından Mary de kaçar… Ancak bahsi geçen şeytan ikili Mary’yi kesintisiz bir takibe alır.
Meari to majo no hana

Binnci Dunya Savaşı sonrası Amerikası'nda geçen ve Steven Pressfield'ın aynı isimli kitabından uyarlanan filmin konusu ggolf sporu ve gerçek dostluğun da ötesinde. Savaş sonrası maddi ve manevi bir çöküntü yaşayan Rannulph Junuh'ın (Matt Damon) eski günlerine dönmesi için Bagger Vance (Will Smith) ona yardımcı olacaktır. Ancak bu yardım sadece Junuh'ın golf oynama yeteneğini tekrar kazanmasıyla ilgili değildir. Bagger Vance ile olan bu dostluk ona hayata dair bir çok konuda çok şey öğretecektir.
Efsanenin Dönüşü

Arthur Simon Simpson, Yunanistan Kavala'da yaşayan tembel orta yaşlı adam, havaalanında turistlere ucuz hatıra eşyaları satmaktadır. Sonra onlara araba servisi yapar, aynı zamanda da değerli eşyalarını çalmaya çalışır. Potansiyel kurbanlarından biri ise hırsız Walter Harper'dır. Walter, Topkapı Sarayı'ndan turistlerin görmesi için camlı çerçeve içinde sunulan, Padişah II. Mehmed'in zümrütle kaplı hançerini çalmayı planlamaktadır. Walter ve çekici arkadaşı Elizabeth Lipp, Simpson'ı Amerikan limuzinini Atina'dan İstanbul'a götürmesi için kiralar.
Topkapı

Lina, annesinin son arzusunu yerine getirmek için üniversiteden önceki yazı Roma'da geçirir. Burada aşkı, macerayı ve dondurma tutkusunu keşfeder.
Aşk ve Dondurma

Kasabaya sanki başka bir dünyadan gelmiş izlenimi veren tuhaf bir sis tabakasının çökmesi üzerine korku ve panik içinde süpermarkete sığınan kasaba halkı arasında David Drayton ve küçük oğlu Billy de vardır.Koyu ve kalın sis tabakasının içinde esrarengiz bazı yaratıkların pusuya yatmışçasına gizlendiğini ilk fark eden David olmuştur. Bu dünyaya ait olmayan öldürücü, korkutucu yaratıklardır bunlar… Kurtuluş ise marketteki herkesin hep birlikte hareket etmesine bağlıdır. Ancak insan doğası hesaba katılınca hep birlikte hareket edebilmeleri mümkün müdür?Markete sığınan kasaba halkının korkuya kapılarak paniklemesi üzerine mantık devre dışı kalırken David kendisini en çok neyin korkuttuğunu merak etmeye başlamıştır: Sisin içinde pusuya yatmış canavarlar mı, yoksa marketin içindeki, daha düne kadar arkadaşı, komşusu bildiği insanların sergilediği tutarsız davranışlar mı?
Öldüren Sis

Film detaylari icin tiklayin...
漁港の肉子ちゃん

Film detaylari icin tiklayin...
Das blaue Licht

Film detaylari icin tiklayin...
Son Av

Film detaylari icin tiklayin...
Boot Camp

Mutlak güç, mutlak yozlaşmayı getirir. Topluma önderlik eden dört insan, özel olarak seçilen genç kız ve oğlanları sistematik bir biçimde aşağılayarak onlardan yararlanır ve işkence eder... Bir dizi müstehcen öyküyle başlayan bu sefahat dolu işkence, dinsel bir tören havasının ardına gizlenmiştir. Filmin gelişimi cinsel sapıklıktan sadizme, işkenceden ölüme kadar amansızca uzanır. İşkencelerin alacağı bir zevk yoktur, acımaları da... Pasolini'nin son filminde bir ölüm kokusu, çöküş ve umutsuzluk sancıları içinde kıvranan insanlığa soyutlanmış son bir ağıt yatar. Faşizme karşı zehir zemberek bu film, kasvetli bir tür vasiyettir sanki...