

Tutku: Hz. İsa'nın Çilesi
The Passion of the Christ
Yonetmen: Mel Gibson
Vizyon Tarihi: 25 Şubat 2004
Konu
Nasıralı İsa, havarileriyle birlikte yediği son akşam yemeğinde kendisine ihanet edileceğini açıklamıştır. Tıpkı onun söylediği gibi Judas, İsa'yı Romalılar'a ihbar eder. Roma valisinin tereddütlerine karşın, Yahudiler'in dini liderlerinin kışkırtmasıyla İsa'ya tahammül edilemez işkenceler yapılır.
Oyuncu Kadrosu

Jim Caviezel
Jesus

Maia Morgenstern
Maria

Christo Jivkov
Juan

Francesco De Vito
Pedro

Monica Bellucci
Magdalena

Mattia Sbragia
Caifás

Toni Bertorelli
Anás

Luca Lionello
Judas

Христо Шопов
Poncio Pilato

Claudia Gerini
Claudia Procles
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Uns geht es gut

Chicago Memorial Hastanesi’nde saygıdeğer bir cerrah olan Doktor Richard Kimble, Chicago şehrinin ABD başkanı George W. Bush kadar zeki! polisleri tarafından karısını öldürmekle suçlanmaktadır. Dr. Kimble bunu reddetmekte, karısını tek kollu bir adamın öldürdüğünü söylemektedir, fakat deliller aleyhinedir.Mahkemeye çıkarılan Dr. Kimble suçlu bulunur ve zehirli iğneyle öldürülmesine karar verir. Dr. Kimble öldürüleceği yere nakli sırasında onunla beraber nakledilen diğer mahkumların kaçış entrikaları sayesinde kurtulur ve kaçar. Kimble’ın hedefi karısını öldürdüğünü söylediği tek kollu adamı bulmaktır. Ancak Kimble’ın işi kolay değildir; çünkü peşinde fazlasıyla inatçı bir dedektif olan Samuel “Sam” Gerard vardır. Kimble hem tek kollu adamı bulup cinayeti onun işlediğini kanıtlamak hem de bu süre zarfında dedektif Gerard’a yakalanmamak zorundadır.
Kaçak

New York’un önde gelen suç patronlarından birisinin şoförlüğünü yapan Frank Lucas’ın varlığından patronu ölene kadar hiç kimsenin haberi yoktur. Ancak patronunun aniden ölümü üzerine kendi imparatorluğunu kurmak ve Amerikan Rüyası’nın kendine özgü versiyonunu yaratmak için gereken açık kapıları keşfeder ve kolları sıvar. Frank Lucas, zekâsı ve katı çalışma ahlâkı sayesinde kısa sürede Harlem bölgesindeki uyuşturucu ticaretinin kontrolünü eline geçirir.
Amerikan Gangsteri

Film detaylari icin tiklayin...
The Baby of Mâcon

İkinci Dünya Savaşı bitmek üzeredir. Almanlar, Fransa’da yenilmek üzerelerdir ve müttefikler güçler Normandiya çıkartması sonrası Ren Nehri üzerindeki bir köprüyü ele geçirmek için paraşütçü birliklerini sınıra indirirler. Fakat yapılan stratejik bir hata sonucu paraşütçüler köprünün çok uzağına indirilir. Market Garden adı verilen bu operasyon, bir takım yanlış istihbarat ve stratejiler sonucu tam bir felakete dönüşür. Çünkü askerler Alman Ordusu’nun en güçlü olduğu noktalardan birinin tam ortasına düşmüşlerdir. Cornelius Ryan’ın uzun araştırmaları sonucu yazdığı kitabından uyarlanan Richard Attenborough imzalı film, İngiliz FeldMareşal Bernard Montgomery’nin başarısızlıkla sonuçlanan planının müttefik askerlerini ne gibi bir zor durumla karşı karşıya bıraktığını anlatan İkinci Dünya Savaşı’na dair en gerçekçi savaş filmlerinden biri.
Savaş Köprüleri

Film detaylari icin tiklayin...
Tom Horn

Film detaylari icin tiklayin...
Joshua

Yahudi bir ailenin kızı olan Leni, nişanlısı Rafi’ yi ailesi ile tanıştırmak için onu akşam yemeğine davet eder. Araları günden güne açılan bir anne baba, dansözlük yapan çılgın bir abla, koyu bir Ortodoks olan evin oğlu, bıçağı parmaklarının arasında gezdiren kör bir büyükbaba ve bunların arasında kalmış, normal denilen vasıflara sahip Leni, Rafi’ yi evine davet ederken bu çılgınları hesaba katmış mıydı, gecenin ilerleyen saatlerinde anlaşılıyor.Ailenin gözüne girmek için, yemek hazırlıklarına yardım eden Rafi, donarak koca bir buz kalıbına dönmüş çorbayı elinden düşürür. Kayan buz kalıbı camdan fırlar ve yoldan geçen birisinin kafasına isabet eder. Paniğe kapılan Rafi’ yi, Leni sakinleştirir ve öldüğünü düşündükleri adam için bir ambulans çağırırlar. Hiç birşey olmamış gibi ambulansın siren sesleri eşliğinde yemeklerine devam ederler. Ama Rafi’nin içi hiç de rahat değildir.
Insanlık Hali

1907 yılında İsveç'te geçen filmde Fanny ve Alexander isminde iki kardeşin babaları öldükten sonra değişen hayatları anlatılıyor. Babaları ölünce, anneleri Emily bir pederle evlenir. Katı bir adam olan üvey babalarının kontrolü altında hapis hayatı süren Ekdahl Ailesi, aile büyükleri ve dostları müdahale edene kadar zor günler geçireceklerdir. 5 Saatlik bir TV dizisi olarak planlanan sonradan kısaltılarak sinemaya aktarılan Ingmar Bergman'ın bu 3,5 saatlik yapıtı, 84 yılında En İyi Yabancı Film Oscarı'nı da evine götürdü.
Fanny ve Alexandre

Mutlak güç, mutlak yozlaşmayı getirir. Topluma önderlik eden dört insan, özel olarak seçilen genç kız ve oğlanları sistematik bir biçimde aşağılayarak onlardan yararlanır ve işkence eder... Bir dizi müstehcen öyküyle başlayan bu sefahat dolu işkence, dinsel bir tören havasının ardına gizlenmiştir. Filmin gelişimi cinsel sapıklıktan sadizme, işkenceden ölüme kadar amansızca uzanır. İşkencelerin alacağı bir zevk yoktur, acımaları da... Pasolini'nin son filminde bir ölüm kokusu, çöküş ve umutsuzluk sancıları içinde kıvranan insanlığa soyutlanmış son bir ağıt yatar. Faşizme karşı zehir zemberek bu film, kasvetli bir tür vasiyettir sanki...