

Spionen
Yonetmen: Jens Jonsson
Vizyon Tarihi: 18 Ekim 2019
Konu
Josef Terboven’in Sonja’ya karşı olan bu ilgisi ve yakınlığını fark eden İsveç İstihbarat servisi ise oyunculuk yeteneklerinden dolayı Sonja’yı bir casus olarak alıp Nazi subayı ile olan yakınlığını kullanarak bilgi kaçırmasını ve ajanlık yapmasını isterler. Sonja’nın ününden dolayı hem İsveç’te hem de Almanya’da bir çok önemli şahsiyeti tanımasından ve bir çok dili konuşabilmesinden dolayı da Josef Terboven, Sonya’yı, İsveç’e karşı casus olarak kullanır. İkinci dünya savaşının ortasında çifte ajanlık yapan Sonya için işler git gide zorlaşır ve karmaşıklaşır.
Oyuncu Kadrosu

Ingrid Bolsø Berdal
Sonja Wigert

Rolf Lassgård
Akrell

Alexander Scheer
Josef Terboven

Damien Chapelle
Andor Gellert

Edvin Endre
Patrik

Anders T. Andersen
Knut Wigert

Erik Hivju
Sigvald Hansen

Ingrid Vollan
Carmen Kirsebom

Johan Widerberg
Baron von Gossler
Fredrik Lycke
Finke
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Zwei Mütter

Film detaylari icin tiklayin...
The Eagle's Eye

1955 yılında, adının J.R Cash olduğunu söyleyen genç zayıf bir gitarist Memphis'teki Sun Stüdyolarına ünlü olmak için gelir. Bu Amerikan kültürünün üzerinde silinmez bir iz bırakacak adamın şöhrete ilk adımlarıdır. Bir korku treninin akordlarında dolaşan parmakları, demirden daha keskin ve kararlı bakan gözleri, kapkara ve derin bir geceyi andıran sesi ile daha önce hiç duyulmamış bir gerçek hayatı anlatıyordu.O günlerde şöhretinin ilk günlerini ateşleyen değişik karakteri ve insanlar üzerinde bıraktığı etki bugünün rock, country, punk, folk ve rap starlarına kadar bir çok yeteneğin de ortaya çıkmasında ön ayak olmuştur. Kendine has sesi ve kariyeri boyunca kişisel değişimler sert karakterinin bir uzantısı olmuştur. Önceleri kendisini yok eden bir çok yıldız gibi yaşayan Cash daha sonraları idol haline gelen 'Siyah Giyinen Adam' karakteri ile bıçak sırtındaki şöhretin hem ne kadar acımasız hem de aşkın doğasının ne kadar güçlü olduğuna dair örnek oluşturmuştur.
Sınırları Aşmak

Dünyanın öbür ucundaki bir ülkede, Rwanda'da 1994'de Hutu'larla Tutsi'ler arasında çıkan savaş yüzünden yüzbinlerce insan öldürülür. Sokaklar adeta bir ceset tarlasına dönmüştür. Tüm dünya yaşanan bu insanlık durumuna parmağını bile kıpırdatmazken, bir otel sahibi olan Paul, 1200 kişinin hayatını kurtarmak için inanılmaz bir özveri gösterir ve otelini adeta bir sığınağa çevirir. Don Cheadle’a filmde sergilediği olağanüstü performans sonucu En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar adaylığı kazandıran film, gerçek bir insanlık dramı ve gerçek bir kahramanlık hikayesi.
Otel Ruanda

Film detaylari icin tiklayin...
Lords of Chaos

Normandiya Çıkarması’nın 75’inci yıldönümüne özel belgesel, ikili ajanların ve tuzakların olduğu bir hikayede ilk defa en gizli kimliği ortaya çıkarıyor: Kral George VI. ...
Hitler'i Kandıran Kral

Luther Whitney işinde uzman ve mükkemmeliyetçi biridir. Sessizliğe çok önem verir çünkü yaptıklarıyla böbürlenmek onu hapse düşürecek kadar tehlikelidir: o bir hırsızdır... Yıllarca hapis yatıp çıktıktan sonra, son bir işle jübilesini yapmaya karar verir. Amerika'nın en zenginlerinden Walter Sullivan'ın malikanesine girer. Ama Luther gibi usta bir hırsızı bile şaşırtacak bir şey bu dünyada her zaman bulunur! Ucu beyaz saraya kadar uzanan, çok ama çok önemli bir sır...
Mutlak Güç

13 yüzyıl İskoçyası. İngiliz Kralı Edward, İskoçya'yı da krallığına katmak istemektedir. İngiliz soylularına Prima Nocta, yani topraklarında evlenen her kadınla ilk geceyi geçirme hakkını vererek İskoç halkının ayaklanmasına sebep olur. Çocukken ailesini ve yakınlarını özgür İskoçya uğruna kaybeden William Wallace, yıllar sonra karısı da öldürülünce halkı organize etmeye ve İngilizleri topraklarından atmaya karar verir.
Cesur Yürek

Film detaylari icin tiklayin...
Survive the Savage Sea

50'lerin Welton Akademisi, ciddi, disiplinli ve akademik çevrelerde saygınlığı yüksek olan bir okuldur. Okul yönetiminin muhafazakar ve ortodoks tavırları okulu öğrenciler için sıkıcı ve bunaltıcı bir hale getirmektedir. Fakat yeni ingilizce öğretmeni John Keating'in okula atanmasıyla çok şey değişecektir.Keating öğrencilerine ders kitaplarını yırtıp atmalarını, kalıplaşmış düşünce şekillerinden uzaklaşmalarını ve hayatlarını dolu dolu yaşamalarını öğütlemesiyle okulun statükocu tavrına son derece zıt bir profil çizmektedir. Öğrencilerini şiir ve nitelikli edebi yapıtlarla tanıştıran Keating onların pek çoğu üzerinde derin bir etki yaratır ve onların geleceğe dair hayallerinin şekillenmesini sağlar. Elbette Keating’in yaklaşımının okul yönetimi tarafından farkedilmesi ve üstüne gidilmesi uzun sürmeyecektir. Fakat okul müdürü Nolan Keating’i okuldan uzaklaştırma kararı aldığında hayatlarını değiştirdiği öğrencileri Keating’i savunmak için harekete geçerler.