Ich werde dich auf Händen tragen
Yonetmen: Iain Dilthey
Vizyon Tarihi: 1 Ocak 2000
Oyuncu Kadrosu

Eva Löbau
Ramona
Manfred Kranich
Dietrich
Sigrid Skoetz
Lara

Dirk Waanders
Toni

David Steffen
Marco
Maximilian Hummler
Dennis
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Shaun Brumder (Colin Hanks) zeki, yetenekli fakat dağınık ve miskin bir Güney Kaliforniya sörfçüsü olmaktan memnundur, ta ki bir gün ünlü yazar Martin Skinner'ın bir romanıyla karşılaşana kadar. Romandan ilham alarak birden hayatının en büyük tutkusunu keşfeder: sıkıcı Orange County'den ayrılıp Stanford Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık okuyacaktır. Ama idari bir hata sonucunda kaydı kabul edilmeyince, Shaun doğduğu yerlerin kabusundan kaçma hayalini gerçekleştirebilmek için sadece kız arkadaşı Ashley'den (Schuyler Fisk) değil, iflah olmaz anne babası (Catherine O'Hara ve John Lithgow) ve otbaz kardeşi Lance'den (Jack Black) de yardım istemek zorunda kalır ve kendini bir dizi komik durumun içinde bulur.
Gençlik Hayalleri

Tokyo sokaklarında yaşamakta olan üç evsiz bir Noel Arifesi’nde çöplerin içinde bir bebek bulurlar. Hep anne olma hayali kurmuş olan Hana, bebeği o gecelik yanlarında tutmak için diğer ikisini ikna eder. Sonraki gün bebeğin annesini bulmak için Tokyo’nun köhne sokaklarından ışıklı caddelerle dolu zengin semtlerine doğru yola çıkarlar. Bu yolculuksa hayatlarının macerası olur; çünkü üçlü kendi geçmişleriyle de yüzleşmek zorunda kalacaklardır. Perfect Blue’nun yaratıcısı Satoshi Kon’un diğer filmlerine göre daha kolay izlenebilir bir hikaye sunduğu Tokyo Godfathers, hem komik hem hüzünlü hikayesiyle yönetmenin en başarılı çalışmalarından biri.
Tokyo Tanrıları

Johannesburg’da küçük çaplı suçlar işleyen Tsotsi, zor hayatının sebep olduğu duygusuz bir yapıya sahiptir. Bir soygun işinde bir adamı vurduktan sonra tüm hayatını değiştiricek olaylar cereyan etmeye başlar. Oradan kaçmak için arabasını kaçırdığı bir kadını karnından vurur, ardında da arka koltukta başıboş bir bebek olduğunu fark eder. Bebeği alıp kaçan Tsotsi, altı gün boyunca bebeğe bağlanır, bebek de onun tüm davranışlarını ve hayatını değiştirmeye başlar.
Tsotsi

Ödüllü savaş fotoğrafçısı Paul Prior, babasının ölümü üzerine memleketi olan bir Yeni Zelanda kasabasına gelir. Bir zamanlar babasının kendini herkesten soyutladığı evinde tek başına kalmaya başlar. Kardeşi Andrew, onun eşi Penny ve oğulları Jonathon kendi çiftliklerinde sakin bir yaşam sürmektedirler. Paul’ün eski kız arkadaşı Jackie ise artık olgun bir anne olarak karşısına çıkar. Celia adında lise öğrencisi garip bir genç kız da, Paul’ün kaldığı evi sık sık ziyaret etmektedir. Ona hayran olduğu bellidir. Zamanla Paul ve Celia arasında bir dostluk filizlenmeye başlar. Fakat geçmişe ait sırlar, hepsi için trajik sürprizler hazırlamaktadır...
Baba Ocağı

1940’lı yılların sonunda Martha Beck ile Raymond Fernandez Amerika’da adı çıkmış “Yalnız Kalpler katilleriydi.” Onların öldürücü silahı aslında çok basitti. Gazeteye kişisel ilan veriyor. İlana cevap veren terkedilmiş dul kadınlara ilk olarak Ray, kendisini seksi Latin aşığı olarak tanıtıyordu. Böylelikle tuzağa düşen bu kadınları hem dolandırıyor hem de öldürüyorlardı.
Yalnız Kalpler

Film detaylari icin tiklayin...
Windowgazer

Graham, John'un uzun zamandır görüşmediği eski bir okul arkadaşıdır ve bir gün kadın düşkünü arkadaşı John, onun melek gibi karısı Ann ve arsız kardeşi Cynthia'nın hayatlarına aniden girer. Teker teker hepsi Graham'ın kişisel planına doğru çekilmeye başlarlar.
Seks yalanları

Film detaylari icin tiklayin...
101 Reykjavík

Vahşi güzelliğiyle seyirciyi derinden etkileyen bu destansı film, ergenliğini Afrika'nın gorilleriyle geçirip daha sonra aristokrasideki yerini almak için İngiltere'ye dönen, iki ayrı dünya arasında sıkışmış Tarzan'ın hikayesi.
Greystoke: Tarzan Efsanesi, Maymunların Efendisi

Bir parlamento üyesi olan Dr. Fleming, oğlunun nişanlısı Anna'ya tutkulu bir şekilde aşık olur. Tamamen takıntılı bir şekilde, hayatının geri kalanını her şeyden vazgeçmeye razı olarak onunla geçirmek istemektedir. Ancak Anna onun bunu yapmasına izin vermez ve oğluyla evlenmesinin bütün bu olayların örtebileceğini düşünür. Fakat işler düşündükleri kadar kolay ilerlemez. Sonunda ilişkileri ortaya çıkar ve artık bu büyük yıkımla başa çıkmak zorundadırlar.