

Canon City
Yonetmen: Crane Wilbur
Vizyon Tarihi: 30 Haziran 1948
Oyuncu Kadrosu

Scott Brady
Sherbondy

Jeff Corey
Schwartzmiller

Whit Bissell
Heilman

Stanley Clements
New

Charles Russell
Tolley

DeForest Kelley
Smalley

Ralph Byrd
Officer Gray

Mabel Paige
Mrs. Oliver
Roy Best
Himself (as Warden Roy Best)

Henry Brandon
Freeman
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Ruby: The Curse of the Wicked Wizard

Son derece sakin gözüken bir Amerika kasabasında yaşayan Beaumont ailesi, babalarının geçirdiği krizle sarsılır. Oğul Jeffrey, babasını götürdüğü hastanenin dönüşünde eve doğru ilerlerken çimlerin üzerinde bir cisimle karşılaşır: Bu, bir insan kulağıdır. Kulağın kime ait olduğunu bulmaya çalışan ve bunu bir takıntı haline getiren Jeffrey'in yolu, histerik ama son derece etkileyici bir kadın olan Dorothy'ye çıkacaktır. Bir gece klubünde şarkıcılık yapan Dorothy, Jeffrey'e olayların düğümünün yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden biri olan Frank ile çözüleceğini gösterecektir. Ancak Dorothy ne kadar güvenilirdir?
Mavi Kadife

New Hampshire'e yeni gelmiş Humbert aşık olduğu kişiye ulaşabilmek için büyük bir plan yapar; Charlotte Haze'la evlenecek ve böylece onun erken gelişmiş, güzeller güzeli kızına her zaman yakın olacaktır. Usta yönetmen ve yapımcı Stanley Kubrick cinsel tutkuları, Vladimir Nabokov'un romanını temel alarak keşfe çıkıyor. Kubrick, aynı konuyu 37 yıl sonra Eyes Wide Shut ile tekrar ele aldı...
Lolita

1900'lerin başında, güneyli bir siyahi kız olan Celie, önce babası tarafından hamile bırakılır, ardından yıllar boyunca efendisi olarak göreceği adama evlenmek üzere adeta satılır. Kocasından gördüğü şiddete rağmen tek tesellisi kız kardeşi Nettie'ye yazdığı mektuplardır. Oysa babası Nettie'nin cevaplarının ona ulaşmasına engel olmaktadır. Celie sonunda kuru gürültüye papuç bırakmayacak güçlü bir kadın olan Sofia ile tanışacak ve ondan çok şey öğrenecektir.Alice Walker'ın Pulitzer ödüllü romanından Steven Spielberg tarafından uyarlanan Mor Yıllar, 11 dalda Oscar adayı olmayı bilmiş, güçlü bir film.
Mor Yıllar

Film detaylari icin tiklayin...
The Docks of New York

Robert Stroud ömürboyu hapse mahkum edilir. Bir gün kaldığı hücreye yaralı bir kuş gelir ve onu tedavi eder. Zamanla kuşlar konusunda uzmanlaşan Stroud, artık kuşlar konusunda bir eksper olmuştur.Hapishanede zor şartlarda yaşayan Stroud kuşlara daha fazla ilgi göstermeye başlar. Alcatraz'a nakledilen Stroud, burada da kuşlara olan ilgisinden vazgeçmeyecektir.
Alkatraz Kuşçusu

En iyi korku yazarı Sutter Cane,'Mutlak Korku' adlı romanın tek kopyasıyla ortadan kaybolur. John Trent, tek derdi sıkıcı işini sürdürüp de biraz para kazanmak olan bir sigorta müfettişidir. Bir gün keşfettiği bir mevzu, hayatının akış yönünün tamamen değişmesine sebebiyet verecektir... İp uçları onu, 'Hobb'un Sonu' isimli esrarengiz bir kasabaya götürür. Daha sonra fark eder ki bu kasaba yazarın kitaplarına konu olan yerdir ve ters giden bir şeyler vardır. Yazarın kitaplarını okuyan herkes birbirlerini öldürüp canavara dönüşürler. Zira bir korku kitabı yazarının iflah olmaz bir hayranının yazardan etkilenişi, edebi dünyanın çok daha dışına taşmaya başlamıştır... Korkunç bir katilleşme öyküsü kapıdadır. Sinemanın en büyük ustalarından John Carpenter'ın 1990'larda çektiği en iyi filmlerinden biri olan In the Mouth of Madness'ın başrolünde Sam Neill var..
Çılgınlığın Ötesinde

Washington Irving'in klasik 'Sleepy Hollow Efsanesi' isimli romanından sinemaya aktarılan filmde, 1799 yılında New York'dan bir olayı araştırmak için Sleepy Hollow köyüne gelen polis müfettişi Ichabod Crane (Johnny Depp)'in şahit olduğu ve çözmeye çalıştığı garip bir olay anlatılıyor. Küçük kasabada insanlar esrarengiz şekilde öldürülmektedir. Yöre halkı cinayetleri yıllar önce kafası kesilerek öldürülen bir süvarinin işlediğine inanmaktadır. Polis Crane buna inanmaz ve Katrina Van Tassel (Christina Ricci) ile beraber katilin peşine düşer.
Hayalet Süvari

Film detaylari icin tiklayin...
The Mad Game

Fransız Devrimi'nin 200. yıl kutlamaları için restore edilmeye başlanan Paris'in en eski köprüsü olan Pont-Neuf, sokağa düşmüş alkolik bir sirk cambazı olan genç Alex'e ev sahipliği yapmaktadır. Başarısız bir ilişkinin ardından çektiği üzüntünün giderek körleştirdiği güzel ressam Michèle sokaklarda Alex'le karşılaşır. Michèle, Alex, diğer bir evsiz olan Hans ile birlikte Pont-Neuf'te umarsız bir hayata başlar. Michèle'in görme duyusu giderek azalırken Alex'e olan bağı da artar. Alex de genç kıza fena halde tutulmuştur ve hastalığının tedavisi mümkün olduğu halde, bencilce de olsa kızın sokaktaki yaşamdan kopmasını istemez.