

(Nie)znajomi
Yonetmen: Tadeusz Śliwa
Vizyon Tarihi: 27 Eylül 2019
Oyuncu Kadrosu

Aleksandra Domańska
Ola

Tomasz Kot
Tomek

Maja Ostaszewska
Anna

Łukasz Simlat
Grzegorz

Kasia Smutniak
Ewa

Michał Żurawski
Czarek

Wojciech Żołądkowicz
Wojtek

Natalia Jędruś
Zosia

Jadwiga Jankowska-Cieślak
babcia

Mariusz Drężek
Maciek (voice)
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

1950’lerin New York’unda geçen filmde bir mağazada tezgahtarlık yapan ve daha güzel bir hayat düşleyen Therese, yürümeyen evliliğinden bunalmış çekici Carol ile tanışır. Birbirlerine bağlanan iki kadın için eski hayatlarını bir çırpıda geride bırakıp her şeyden uzaklaşmak kolay olmayacaktır.
Carol

Bir grup acemi genç Alman askerinin, 1.Dünya Savaşı sırasında büyük bir idealizmle başlayan hikayelerinin, hayal kırıklığıyla sonuçlanmasını anlatıyor. Başrol oyuncusu Lew Ayres’in canlandırdığı Paul Baumer’in repliği, filmin konusunu da özetliyor: “Siperlerde yaşıyor ve savaşıyoruz. Ölmemeye çalışıyoruz, tek yaptığımız bu” Modası çabuk geçen pek çok mesaj filmlerinin aksine, Erich maria Remarque’nin savaş karşıtı romanından uyarlanan filmin etkisi yıllar sonra bile hiç azalmamıştır. Lewis Milestone’nun ölçülü, sade ve insanı derinden etkileyen çalışması, yıllar sonra bile pek çok ülkede yasaklıydı.
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok

Stephen King'in küçük bir romanından uyarlanan bu filmde, yazar (Richard Dreyfuss) kendi ve üç diğer arkadaşının yaşadığı macerayı ve kahramanlıklarını anlatıyor. Bu çocuklar, 1950'lerde Oregon ormanlığında kayıp bir çocuğun cesedini aramaya koyulurlar. Yol boyunca daha da yakınlaşan çocuklar birbirleri hakkında da çok şey keşfederler...
Benimle Kal

Martin ve Rodie bir hastanenin kanser hastalarına ayrılan odasında ilk kez karşı karşıya gelirler. İkisi de çok ciddi kanser hastasıdır. Yaşamlarının son günlerini bir hastanede gözlem altında geçireceklerdir. Martin kabına sığmayan dinamit gibi bir gençtir. Ölümünün çok yaklaştığını bildiği için bu son günlerini çok hareketli yaşamaktadır. Kendi halinde bir tip olan Rodie'yi de bu düşüncesine ortak eder. Öbür dünyada cennete gideceklerinden kuşkuludurlar. Ama bu dünyada cenneti yaşamaya bakacaklardır. Yaşamlanının son günlerinde cennetin kapısını çallacaklardır. Serüven bir füze hızıyla başlar. Çaldıkları Mercedes Cupe otomobilin içinde bir uyuşturucu kaçakçısının 1.000.000 DM. dolu çantası vardır. 1.000.000 Markla neler yapılmaz ki...?
Cennetin Kapısında

Film detaylari icin tiklayin...
Der bewegte Mann

La Boum dizisinin ilk filminde 13 yaşındaki maceralarına tanık olduğumuz Vic (Sophie Marceau) artık 15 yaşındadır. Geçen iki yılda çok şey değişmiştir. Ayrılmayı düşünen annesiyle babası yeniden bir araya gelmiştir, büyükannesi ise gençlik aşkı ile romantik bir ilişki yaşamaktadır. Ancak Vic aradığı gerçek aşkı bir türlü bulamamıştır. Tam da bu dönemde, bir tren yolculuğunda Philippe ile tanışır. Vic kendini tamamen açabileceği "büyük aşkı sonunda bulmuş olabilir mi? İlk La Boum filmi kadar büyük bir heyecanla karşılanan La Boum 2, Sophie Marceau'nun güzelliği ve yeteneğini sergilediği unutulmaz bir yapım oldu. Ve en az ilki kadar da eğlenceli ve romantik...
Patlarsam Yanarsın 2

Akdeniz kıyılarında birlikte büyüyen Enzo ve Jacques’ın ortak tek noktası dalış tutkusudur. Ancak bu tutku farklı boyutlardadır; Jacques denizle arasındaki özel bağdan dolayı dalarken Enzo heyecan arayışındadır. Serbest dalışta dünyanın en iyi isimleri olan Enzo ve Jacques, yıllar sonra dünya şampiyonluğu için birbirlerine rakip olurlar. İkisi için de ölümcül tehlikeler taşıyan bu rekabetin en yakın tanığı ise Jacques’a derin bir aşk duyan Johanna’dır. Léon ve Beşinci Güç filmlerinin yönetmeni Luc Besson’un en romantik ve özel filmlerinden Derinlik Sarhoşluğu, Akdeniz’in büyüleyici manzaraları ve muhteşem sualtı çekimleriyle etkisinden uzun süre kurtulamayacağınız bir film.
Derinlik Sarhoşluğu

Film detaylari icin tiklayin...
Desert Hearts

Film detaylari icin tiklayin...
Halbe Treppe

Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.