

Martha – Meet Frank, Daniel and Laurence
Yonetmen: Nick Hamm
Vizyon Tarihi: 8 Mayıs 1998
Oyuncu Kadrosu

Monica Potter
Martha

Rufus Sewell
Frank

Tom Hollander
Daniel

Joseph Fiennes
Laurence

Ray Winstone
Pedersen
Debora Weston
Fluggast
Jan Pearson
-
Rebecca Craig
Julian

Paul Bigley
-

Steven O'Donnell
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Strangers, Tesadüfen gizemli komşusu ile karşılaştıktan sonra hayatı değişen bir adamın hikayesini konu ediyor. Senarist olan Adam’ın hayatı, bir gece tesadüfen komşusu Harry ile karşılaşmasıyla bambaşka bir hal alır. İkisi arasındaki ilişki arttıkça Adam, çocukluk evine geri çekilir ve burada uzun süre önce ölmüş olan ebeveynlerinin hayatta olduklarını ve otuz yıl önce öldükleri günkü yaşta göründüklerini keşfeder.
All of Us Strangers

Film detaylari icin tiklayin...
Sadhyam

Film detaylari icin tiklayin...
Neues vom Wixxer

Film detaylari icin tiklayin...
Imagine Me & You

Film detaylari icin tiklayin...
Thumbsucker

Christine, taksi şöförlüğü yapan bir video sanatçısı. Richard ise karısından ayrıldıktan sonra iki çocuğu ile ayakta durmaya çalışan bir ayakkabı satıcısı. Christine hüzünlü ve şaşkın Richard ile tanışır. Richard ona ayağındaki yarayla ilgili şaşırtıcı bir derinlik taşıyan ilginç bir yorum yapar. Christine bütün gün kadınların ayaklarını elleyen bu adamdan etkilendiğini anlayınca onun gözüne girmek için elinden geleni yapmaya çalışır. Fakat bu o kadar da kolay olmayacaktır. Bu oyun esnasında bir yandan da adamın çocuklarının dünyasına girmeye çalışırız. Büyük oğlan mahallenin kızlarıyla ilk cinsel deneyimini yaşarken, henüz okuma yazma bilmeyen ufaklık da internet aracılığı ile olgun kadınları baştan çıkarmaya çalışır. Bu küçük ama şaşırtıcı film kimi zaman sevimli kimi zaman da şaşırtıcı öykülerden oluşuyor. İşin içinden çıkmak için gerçeküstü bir aşk hikayesi diyebiliriz. Ya da doğrudan Todd Solondz ve Terry Zwigoff gibi yönetmenleri referans verelim. Mümkünse kaçırmayın!
Ben ve Sen ve Diğerleri

James Stevens(Anthony Hopkins), İkinci Dünya Savaşı öncesinin çalkantılı İngiltere'sindeki, Darlington Malikânesi'nin baş uşağıdır ve kurallara olan aşırı bağlılığıyla ün salmıştır. Yanında çalışan işçilere karşı çelik disiplini uygulayan bu adam hayatını Lord'unun(James Fox) hizmetine adamıştır.Sürüp gitmekte olan bu durum, aşçıbaşı Miss Kenton'ın(Emma Thompson) malikâneye gelmesiyle çatlamaya başlar. Kenton, merhametli, ince ruhlu bir kadındır. Gözü hizmetten başka bir şey görmeyen Stevens, Bayan Kenton'a karşı sıcak duygular hissetse de bunu açığa vuramayacak kadar gururludur...
Günden Kalanlar

Kriminal ve duygusal anlamda hırsızlık üzerine bir öykü olan “Breaking and Entering”de, farklı dünyalardan gelen ve yolları Londra’da kesişen iki grup insan vardır. Bunlardan birincisi, uzun süreden beri bu kentte yaşayan Londra’lılar: ikincisi ise, bu kente sonradan gelip King’s Cross bölgesine yerleşen yabancılardır. Londralı bir peyzaj mimarının kentin yoksul kesiminde açtığı lüks ofisi üst üste birkaç kez soyulur. Genç mimarın hırsızlık olayının sorumlusunu bulmak için yaptığı araştırmalar, onu alışkın olduğu dünyanın güvenli ortamından çok uzaklara düşürecektir.
Hırsız

Özgürlük hareketlerinin kasıp kavurduğu 1970'lerde, Patrick 'Kitten' Braden isimli bir gencin büyüleyici ve dokunaklı öyküsü Plüton'da Kahvaltı. Patrick, daha ufacık bir bebekken ailesi tarafından terk edilmiş ve Peder Bernard'ın kapısına bırakılmıştır. Daha henüz büyüme sancıları çektiği ufak yaşlarında bile kendi farklılığının bilincindedir ve bütün tepkilere ve baskılara rağmen değişmeyi reddeder. Yıllar geçip de kendi başına hareket edebileceğinin bilincine varır varmaz, Londra'ya gidip annesini aramaya karar verir. Bu yolculuk, onu hem kendisi ile ilgili hem de bilmediği bambaşka dünyalarla ilgili yenilikleri keşfetmesini sağlayacaktır.
Plüton'da Kahvaltı

Mr. Bean İngiltere’de Ulusal Galeri’de güvenlik görevlisidir. Ancak bir sorun vardir. İşini yaparken sürekli uyuyakalmakta ve bu yüzden komik olaylara sebep olmaktadır. Her ne kadar tüm amirleri onu kovmak istese yönetim kurulu başkanı onu savunduğu için bu mümkün değildir. Bu yüzden de galeri çalışanları ondan kurtulmak için başka bir yola başvurur. Mr. Bean, ünlü başyapıt ”Whister’in Annesi” isimli tabloyu İngiltere’den Amerika’daki Grierson Galerisi’ne götürmekle görevlendirilir. Amerikalıların ünlü sanat uzmani Dr. Bean zannettikleri Mr. Bean ise Amerika’ya ayak bastığı andan itibaren ortalığı karıştırmaya başlar...Ancak bir sorun vardır. Whistler’in Annesi’nin gösterileceği serginin açılışına saatler kala, tabloya korkunç bir şey olmuştur. Ve maalesef bu durumu düzeltebilecek bir tek kişi vardir: Mr. Bean...