

Earwig
Yonetmen: Lucile Hadzihalilovic
Vizyon Tarihi: 15 Haziran 2022
Oyuncu Kadrosu

Paul Hilton
Albert
Romane Hemelaers
Mia

Romola Garai
Céleste

Alex Lawther
Laurence

Peter van den Begin
The Stranger
Anastasia Robin
Marie

Michaël Pas
The Dentist

Isabelle De Hertogh
The Concierge

Marie Bos
The Receptionist
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Antonia Fraser’ın çok satan kitabından, Sophia Coppola tarafından beyazperdeye uyarlanan film, tarihin en ünlü kadın figürlerinden birine, Fransa kraliçesi Marie Antoinette’in dramına odaklanıyor. Dönemin politik ve siyasi şartları gereğince Fransa kralıyla evlendirilen genç Avusturya kraliçesi Marie Antoniette, yaşamını sürdüreceği bu yeni hayat düzeninde çeşitli zorluklarla karşılaşıyor. Kayıtsız ve ilgisiz bir kocaya sahip olan genç kraliçe, Versailles sarayının ihtişamlı gölgesi altında çeşitli siyasi oyunlara ve politik hesaplaşmalara tanık oluyor. Genç kraliçe bu alışık olmadığı düzende mücadele etmenin yolunu uçarı partilerde ve tehlikeli dostluklarda ararken, film kadın başrakarakterini tüm insansı halleriyle ele alıp alışılmışın dışında bir Marie Antoniette portresi çiziyor.
Marie Antoinette

Aubrey Davis, kız kardeşi Karen'ın Japonya'da bir hastanede yattığını annesinden öğrenince onu eve getirmek için Japonya'ya gider. Ama ablasının çıkardığı bir yangın sonucu erkek arkadaşının ölümüne sebebiyet vermekten sorgulandığını öğrenince onu eve getirmenin sandığı kadar kolay olmayacağını anlar. Allison, okuduğu okulun popüler gruplarından biri tarafından kabul görebilmek için her türlü şeyi yapmaya hazırdır; hakkında bir sürü kötü söylenti dolaşan yanmış, eski bir eve girmek de dahil. Son derece çekingen bir çocuk olan Jake, babasının annesini bu kadar kolay unutup başka biri ile nişanlanmasını bir türlü içine sindiremez.Korkunç yangından kurtularak eline geçirdiği kurbanlarını teker teker öldüren lanet, görünüşte birbirleri ile alakası olmayan kurbanlarını yeniden pençesine düşürmek üzeredir.
Garez 2

Olaylar 2027 yılında, Kyoto’da geçer. Kahramanımız Naomi Katagaki kendisinin 10 yıl sonraki hâli olduğunu iddia eden biriyle karşılaşır. Birlikte sınıf arkadaşları olan Ruri’yi kurtarmaları gerekmektedir.
HELLO WORLD

Sıradan bir genç kız olan Sophie şeytani bir cadı tarafından büyüyle doksan yaşında bir kadına dönüşür. Sophie artık fazlasıyla yaşlanmış ve çevresi tarafından tanınmaz bir görünüme bürünmüştür. Bu yüzden büyük bir umutsuzluğa kapılan ve yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalan Sophie, Howl isimli yürüyen bir şatoda yaşayan bir büyücünün yanına yerleşir. Bu şatoda yaşayan cinlerden biri de Sophie ile aynı kaderi paylaşmaktadır. Aynı amaç etrafında buluşan ikili kendilerine yapılan kara büyünün etkisini yok etmeye çalışacaklardır. Bu sırada şatonun dışında patlak veren savaş ülkenin birlik ve beraberliğini tehdit etmektedir. İkili artık hem kendileri için hem de ülkeleri için canları pahasına savaşmak zorunda kalacaktır.
Yürüyen Şato

Tiyatro yönetmeni Caden yeni bir oyun üzerinde çalışmaktadır. Karısı Adele Berlin'deki tablolarını takip edebilmek için küçük kızları Olive'yi de alarak onu terk eder. Terapisti Madeleine ona tavsiyeler vermek yerine çok satan kitabının sayfalarında gezinmektedir. Çekici ve samimi Hazel ile olan ilişkisiyse beklenmedik şekilde karaya oturur. Kendi var oluşunu anlamlı kılmak ve ölümsüzlük saplantısını tatmin etmek için bir binayı tiyatro sahnesi olarak düzenleyip, her bir bölümünde çeşitli yaşamları oynayacak oyuncuları içine yerleştirme ve yönetme kararı alır * Eternal Sunshine of the Spotless Mind ve Being John Malkovich gibi filmlerin hayalgücü sınır tanımayan senaristi Charlie Kaufman'ın yazıp, ilk defa yönetmen koltuğuna oturduğu filmi Synecdoche, New York, ilginç senaryosuyla dikkatleri üzerine çekiyor.
New York Yanılsamaları

Genç Christopher McCandless’ın ilham veren gerçek hikayesinden uyarlanan Into the Wild, rahat ve konforlu yaşamını terk ederek Alaska’nın kırsalında hayatının en büyük meydan okumasını gerçekleştirmek ve özgürlüğü yaşamak için yollara düşen Christopher’ın hikayesini anlatıyor. Filmin senaryo yazarı ve yönetmeni Sean Penn’e yıldız oyuncular William Hurt, Marcia Gay Harden, Vince Vaughn, Catherine Keener ve Hal Holbrook eşlik ediyor. Özgürlüğe Giden Yolda, “güzel olduğu kadar heyecan verici, eğlenceli ve çoşkulu.”
Özgürlük Yolu

18 Temmuz 1969 tarihinde ABD senatörü Ted Kennedy ve 28 yaşındaki politik stratejist Mary Joe Kopechne, arabalarının yoldan çıkması üzerine Poucha Gölü'ne uçarlar. Senatör Kennedy arabadan kurtulmayı başarırken, yolcu koltuğundaki Kopechne boğularak hayatını kaybeder. Kazadan 10 saat sonra olayı polise bildiren senatör Kennedy'nin hakkında soruşturma başlar. Ortaya çıkacak olan gerçekler neler olacaktır?... Yönetmen John Curran ve senaristler Andrew Logan ile Taylor Allen, politik gücün etkilerini, Amerika'nın en ünlü ailesinin etkisini ve ailenin mirasının gölgesinde büyüyen en küçük oğul Ted Kennedy'nin karakterini cesurca masaya yatırıyor.
Son Kennedy

Kırsalda sakin bir yaşam süren ve Japon kültürüne özel bir ilgisi olan Trudi, kocası Rudi'nin hastalığı nedeniyle çok az ömrü kaldığını öğrenir. Bu gerçeği saklayarak birlikte Berlin'e çocuklarını ziyarete gitmelerini ister. Fakat bu ziyaret ve sonrasındaki küçük tatil Trudi için oldukça hüzünlüdür. Bu hüzün ve belki bilinmeyen bir hastalık Trudi'yi hayattan ve kocasından koparır. Rudi Japonya'yı göremeden ölen karısının acısını içine atarak, Tokyo'ya doğru bir yolculuğa çıkar. Amacı üçüncü çocuklarını ziyaret etmek ve eşinin yapmak istediği ama yapamadığı ziyareti yapmaktır. Rudi burada genç bir dansçının yardımıyla, karısının tüm hayatı boyunca hayalini kurduğu özel dansı gerçekleştirir. Bu hem onun için hem de karısı için bir aydınlanmadır.
Kirschblüten - Hanami

Film detaylari icin tiklayin...
As Duas Irenes

Film 1943 yılında 2.Dünya Savaşı'nın Kuzey Afrika cephesi ile başlar.Savaş tarihinin en eksantrik komutanlarından biri olan Tankçı General George S. Patton Jr.(George C. Scott) 'ın karşısında Çöl Tikisi lakaplı ünlü Alman Mareşali Rommel (Karl Michael Vogler) vardır.Askeri dehasının yanı sıra savaş tarihini de çok iyi bilen Patton,Rommel'in yazdığı kitapları da okumuştur ve onun taktiklerini kullanarak 'Çöl Tilkisi' ni Kuzey Afrika'dan sürer.Bu başarısı üzerine korgeneralliğe terfi ettirilerek Sicilya 'ya gönderilir.Burada Müttefiklerin diğer bir ünlü komutanı İngiliz mareşali Montgomery (Michael Bates) ile bir rekabete girer.Kimi zaman üstlerinin emirlerine itaatsizlik eden,bencil,boşboğaz ve küfürbaz bir asker olan Patton'un bu huyları onun askeri dehasının önüne geçer.Disiplin takıntısı yüzünden bir hastane teftişi sırasında korkaklıkla suçladığı hasta bir eri tokatlaması ve ona herkesin içinde hakaretler yağdırması kariyerini tehlikeye sokar.