

胭脂扣
Yonetmen: 關錦鵬
Vizyon Tarihi: 5 Aralık 1987
Oyuncu Kadrosu

Anita Mui
Fleur

張國榮
Chan Chen-Pang

萬梓良
Yuen

朱寶意
Chor

溫碧霞
Shu-Hsien

譚倩紅
Chen-Pang's Mother

Chu Shui-Tong
Chen-Pang's Father

汪禹
Ho Hsi

劉家榮
Movie Director

惠英紅
Actress Portraying Ghost
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Utopia

Séverine Serizy Paris'te yaşayan ve görünürde mutlu bir evliliği olan her şeye sahip güzel bir kadındır. Séverine doktor olan kocası Pierre'e karşı soğuktur, hatta aralarında fiziksel bir ilişki olmadığı da sezilmektedir. Ancak bu "soğuk sarışın"ın ruhunda fırtınalar kopmaktadır. Günün birinde kendisinde gözü de olan aile dostları Henri Husson'dan özel bir randevu evinin adresini alır ve öğleden sonraları bu lüks genelevde çalışmaya başlar. Buradaki yeni adı "Gündüz Güzeli"dir artık. Şehvet düşkünü Séverine, randevu evine gittikçe kocasına daha çok bağlanır, aynı zamanda buradaki tiksindirici hayatını da garip bir şekilde kabullenir, zira burada mazoşist cinsel fantezilerini keşfedip yaşamaktadır.
Gündüz Güzeli

Kült film sıfatını hakkıyla kazanmış filmlerin başında gelen Easy Rider, Hollywood’da başarılı ama bağımsız, karşı kültürel ve düşük bütçeli filmler dönemini başlatmıştır. Wyatt ve Billy adında iki motorcunun süslü Harley Davidson’ları üzerinde Los Angeles’tan doğuya doğru yaptıkları bu özgürlük arayışı, alternatif bir yol filmi olmakla birlikte iki kahramanın Amerikan rüyasına ulaşma yolunda bilinmezlerle dolu destansı yolculuklarını anlatıyor. Film, paranoyanın, bağnazlığın ve şiddetin hüküm sürdüğü konformist Amerika’da idealist 60’ların çöküşüne tanıklık ediyor. Filmde özgürlükler ülkesi olarak sunulan Amerika'nın aslında kendi içerisinde farklılıklara ve bireysel özgürlüğe karşı ne kadar hoşgörüsüz bir tutum takındığından bahsedilmektedir.Zamane kuşağın bu mantaliteyi değiştirmeye çalışması ve kendi bakış açısını ortaya çıkarma çabası filmin ana temasını oluşturur. Film dönemin en eleştirel yapımlarından biridir..
Easy Rider

Roger Swanson Manhattan'da yaşıyor ve kadınları baştan çıkarma konusunda kimseyi kendisine rakip tanımıyor. Kadın tavlama işinin ustalarından birisi olduğu için, gece hayatının da kıdemli isimlerinden biri. Bakir yeğeni kendisini ziyarete gelince, öğretici yanını sergilemeye başlıyor. Fakat eğitim karşılıklı olacak ve adam bazı düşüncelerini gözden geçirmek zorunda kalacaktır.
Düzenbaz Roger

Film detaylari icin tiklayin...
Lady Sings the Blues

Gözlerini kapat. Zihnini aç. Hazırlıksız yakalanacaksın..."Sucker Punch" genç bir kızın karanlık gerçeklerden kaçıp, hayal dünyasında özgürleşmesinin destansı hikâyesini anlatan fantastik bir aksiyon filmi.Zaman ve mekân sınırlaması olmadan, zihninin derinliklerinde her yere gidebilir, İnanılmaz maceralar yaşayarak, hayal ile gerçek arasındaki çizgiyi yok edebilir.Kendi isteği dışında bir yere kitlendi, ama Babydoll (Emily Browning) hayatta kalma isteğini kaybetmedi. Özgürlüğü için savaşmaya kararlı bir şekilde, dört kızı -Dobra Rocket (Jena Malone), Şehirli Blondie (Vanessa Hudgens), Şiddetle Sadık Amber (Jamie Chung) ve İsteksiz Sweet Pea (Abbie Cornish)- birleşmeye ve kötü kaderlerinden ve onları tutsak tutan Blue (Oscar Isaac), Madam Gorski (Carla Gugino) ve Kumarbazdan (Jon Hamm) kaçmaya ikna eder.
Sucker Punch

Film detaylari icin tiklayin...
上海王

1917 New Orleans'ında, Storyville genelevinde büyüyen 12 yaşındaki Violet (Brooke Shields), fahişe annesi Hattie'nin (Susan Sarandon) gölgesinde yetişir. Müşteriler ve genelev sakinleri arasında masumiyetini kaybeden Violet, fotoğrafçı Bellocq (Keith Carradine) ile tartışmalı bir ilişki yaşar. Hattie evlenip kaçınca, Violet kaderine terk edilir. Bellocq'un onunla evlenmesi toplumda skandala yol açar. Film, Violet'in çocukluğunu kaybedişini ve toplumun çifte standartlarını sert bir dille ele alıyor. Brooke Shields'in çocuk yaşta oynadığı erotik sahneler büyük tartışma yaratmış, birçok ülkede sansürlenmiştir. Dönemin New Orleans'ını gerçekçi bir şekilde yansıtan film, masumiyetin sömürüsünü çarpıcı bir şekilde anlatıyor.
Güzel Bebek

Film detaylari icin tiklayin...
Charley Varrick

Antikörper, Dostoyevski’nin "Tanrı yoksa, her şey mübahtır" sözleri ile açılır. Kamera basit bir apartman dairesinin içinde dolanmaya başlar. Sonradan azılı bir seri katil olduğunu öğrendiğimiz Gabriel Engel yeni kurbanının vücudandan boşalttığı kan ile son eseri olan tablo üzerinde çalışmaktadır. Bu giriş sahnesinde verilen Engel’in iç sesi bize katil hakkında çok önemli ipuçları verir: “Dünya adil değil. Bizim gibi insanlara karşı bile. Pedro Alonso López, And Dağları Canavarı, 300 seks cinayeti işledi. Şimdi, 20 sene sonra, onu kim hatırlıyor? Hiçkimse. Karındeşen Jack dünyaca meşhur, ne için? Beş fahişe. Sadece beş! Peki ya Charlie Manson? O hippiye imparator dediler, ama tek bir cinayeti bile kendisi işlemedi.”