

Yankesici
Pickpocket
Yonetmen: Robert Bresson
Vizyon Tarihi: 16 Aralık 1959
Konu
Yankesici, Bresson’un üslubunu en iyi örnekleyen filmleri arasındadır. Film, Michel (Martin LaSalle) adında entelektüel ve asi bir gencin yankesicilik takıntısına kapılmasının hikâyesini anlatır. Michel başlangıçta, yankesiciliği basit ve geçimini sağlayan bir iş olarak görür; ancak zamanla yankesicilik bir işten çok, bir amaca ve yaratıcı bir edime dönüşür. Neredeyse anında paçayı ele verdiği amatör bir hırsızlık denemesinden sonra, kendisini eğitmesi için usta bir hırsızın yanına çırak olarak girer. Filmdeki yankesicilik sahneleri, heyecanı ve sinema dilini kullanmadaki ustalığıyla nefes kesicidir. Michel, hasta annesi ve kız arkadaşı Jeanne’la (Marika Green) görüşüyorsa da yankesicilik ona en duygusal ve manevi anlamda doyurucu insan ilişkilerini sunar. Bu durum Michel’in çalma sebebinin, sırf para kazanmak olmadığı anlaşılmaya başladığında, daha da açık bir şekilde görülür. Filmin sonunda, artık yakalanmak umurunda bile değilmiş gibidir.
Oyuncu Kadrosu

Martin LaSalle
Michel

Marika Green
Jeanne
Jean Pélégri
Lead Inspector
Dolly Scal
The Mother
Pierre Leymarie
Jacques

Kassagi
1st Accomplice

Pierre Étaix
2nd Accomplice
César Gattegno
Inspector
Sophie Saint-Just
(uncredited)

Dominique Zardi
Subway Passenger (uncredited)
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Filmde İngiltere ve Fransa arasında 14. yüzyıl'da başlayan Yüzyıl Savaşları sırasında ülkesi Fransa'ya manevi destek veren hatta orduya katılarak İngilizlere karşı çarpışan Fransız Katolik azizesi Jeanne d'Arc'ın 1431 tarihinde henüz 19 yaşındayken İngilizlere esir düştükten sonra Tanrı ile konuştuğunu ileri sürdüğü için kafirlik suçuyla yargılanması, zindanlarda işkence görmesi ve yakılarak ölüme mahkum edilmesi anlatılmaktadır.
Jeanne d'Arc'ın Tutkusu

Genç bir hemşire olan Alma, her bakımdan sağlıklı görünen ancak konuşmayı reddeden aktris Elisabeth Vogler'ın bakımını üstlenir. Birlikte vakit geçirdikleri süre boyunca Alma sürekli Elisabeth ile konuşur, fakat hiçbir zaman yanıt alamaz.
Persona

Audrey Hepburn'den ilk başrolünde Oscar'lı bir performans Tam 10 dalda Oscar'a aday olan ve Audrey Hepburn'e En İyi Kadın Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran Roma Tatili, bir modern zaman prensesinin kraliyet dayatmalarına karşı gelerek tek başına Roma'yı keşfe çıkmasının hikayesini anlatıyor. Burada gazeteci kimliğini saklayarak ilginç hikayeler peşinde koşan Amerikalı bir gazeteciyle tanışıyor. Ancak planı ikilinin birbirine aşık olmasıyla suya düşüyor.
Roma Tatili

Soğuk savaş sürmektedir ve birçok insan II. Dünya Savaşı'nda yaşanan acı olayları unutmak istemektedir. Suçları hakkında hiçbir şüphe olmamasına rağmen politik baskılar nedeniyle tereddüt geçiren yargıç Haywood, II. Dünya Savaşı'nda Nazi eylemlerini yasal hale getiren dört yargıç hakkında en doğru kararı vermek zorundadır.
Nuremberg Duruşması

1900'lerin başında, güneyli bir siyahi kız olan Celie, önce babası tarafından hamile bırakılır, ardından yıllar boyunca efendisi olarak göreceği adama evlenmek üzere adeta satılır. Kocasından gördüğü şiddete rağmen tek tesellisi kız kardeşi Nettie'ye yazdığı mektuplardır. Oysa babası Nettie'nin cevaplarının ona ulaşmasına engel olmaktadır. Celie sonunda kuru gürültüye papuç bırakmayacak güçlü bir kadın olan Sofia ile tanışacak ve ondan çok şey öğrenecektir.Alice Walker'ın Pulitzer ödüllü romanından Steven Spielberg tarafından uyarlanan Mor Yıllar, 11 dalda Oscar adayı olmayı bilmiş, güçlü bir film.
Mor Yıllar

lbay Donald Harvey tarafından terk edildikten sonra Lily maceraperest bir kadın olarak ün salar. Eski aşıklar Şangay’a gitmekte olan trende karşılaşırlar. Her ikisi de birinci sınıfta farklı ülkelerden gelen yolcularla seyahat etmektedirler. Çinli isyancılar treni ele geçirirler ve Albay Harvey’yi rehin alırlar. Lily sevmekten hiçbir zaman vazgeçmediği adamı kurtarabilmek için her şeyi yapmaya hazırdır.. Çin sivil savaşı sırasında Pekin`den Shangai`ya gitmekte olan Shangai Express yolcularının bu yolculuk sırasında yaşdığı tehlikeli olayların anlatıldığı film. Trenin birinci sınıf yolcuları ise filmin ana kahramanlarını oluşturuyor. Ayrıca Film, 1933 yılında “En iyi Görüntü” Oscar`ını almıştır..
Şangay Ekspres

Film detaylari icin tiklayin...
The Docks of New York

Birbirlerinden sınıfları, geçmişleri, yaş ve meslekleriyle ayrılan üç eski Amerikan askeri ve onların yeniden sivil hayata ayak uydururken karşılaştıkları sorunlar üzerine dokunaklı bir savaş sonrası destan... Bu üç adam, II. Dünya Savaşı sonunda yaşadıkları kente geri dönerler; başarılı bankacı Al, güvenli yaşamına; eskiden bir garson olup savaşta hava kuvvetlerinde yüzbaşılığa yükselmiş Fred, savaş sırasında evlendiği ve pek iyi tanımadığı eşiyle endişe veren kavuşmaya; eskiden öğrenci olup savaşta kollarını kaybeden Homer ise, sevgilisinin sakatlığına vereceği tepki konusundaki şüphelerine. Bunlardan ikisi geri dönüşte başarılı olacaktır: eskiden olduğu gibi yemekli toplantılarda konuşmalar yapan Al genç bir çiftçiye teminatsız kredi vermeye çekinmez; Homer’in sevgilisi onu hayal kırıklığına uğratmaz; kimsenin kabul etmediği Fred ise toplumun dışında kalacaktır, hayatının en güzel yıllarını geride bırakmıştır...
Hayatımızın En Güzel Yılları

Film detaylari icin tiklayin...
Die Polizistin

15. yüzyılda Tatarların saldırıları altında inleyen Rusya'dayız. Andrei Rublev hem bir keşiş hem de ikona ressamıdır. Barbarlık, şiddet ve kana kontrast olarak doğanın mucizevi güzelliği ve inanç Rublev'in beslendiği kaynaktır. Ne var ki bir köylü kızını tecavüzden kurtarmak için bir adamı öldürmek zorunda kaldığında hayatı ve Tanrı inancını yeniden sorgular. Yaratıcılık ateşinin, konuşmama ve resim yapmama yemini eden Rublev'in içinde yeniden yanmaya başlaması için toy bir delikanlının dev bir çan imal etmesini seyretmesi gerekecektir. Bu aslında sanatçı keşişin eserlerine gerçek renk ve hayatın da gelmesinin işaretidir.