

Oyuncu Kadrosu

Jean Franval
Black Jack

Stephen Hirst
Bartholomew 'Tolly' Pickering

Louise Cooper
Belle Carter

Pat Wallis
Mrs Gorgandy

John Young
Dr Hunter

William Moore
Mr Carter

Doreen Mantle
Mrs Carter

Russell Waters
Dr Jones

David Rappaport
Tom Thumb's Army

Mike Edmonds
Tom Thumb's Army
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Uyumsuz’da sistemi alt üst eden bilgileri ortaya çıkardıktan sonra, Tris ve Dört’ün, Şikago’yu çevreleyen duvarların dışına kaçması gerekmekte, hayatlarında ilk defa bildikleri tek şehri ve sevdiklerini bırakmak zorundadırlar. Tris ve Dört’ün, Şikago duvarlarının arkasında devam etmekte olan ve bütün insanlığı tehdit eden savaşta kimden yana olacaklarına hızlı bir şekilde karar vermesi gerekecek ve Tris hayatta kalabilmek için cesaret, sadakat, fedakarlık ve aşk arasında imkansız bir seçim yapmaya mecbur kalacaktır.
Yandaş

Şrek, oldukça korkutucu bir görünüme sahip, devasa, yeşil bir troldür. Yalnızlığın getirisiyle, hayatının geri kalanını beraber geçirebileceği, en az kendisi kadar çirkin bir yaratık bulmanın hevesindedir. Bir kahin, kehanetini açıklar. Şrek ile güzeller güzeli bir prenses olan Fiona arasında duygusal bir ilişki cereyan edecektir. Ancak Şrek ne kadar çirkinse Fiona bir o kadar güzeldir. Oldukça garip durumlar ve vaziyetler peyda olmak üzeredir.
Şrek

Bir grup astronot, çok uzun bir yolculuğun sonunda uyanarak, bilinmeyen bir gezegene iniş yapar. Burada konuşmayı bilmeyen ilkel mağara insanları ile, konuşan, avlanan, adeta insanla yer değiştirerek medeniyet kurmuş maymunlar yaşamaktadır. Grup dağılır, astronotlardan George Taylor, insan avcısı maymunlar tarafından esir edilir. Üzerlerinde deney yapılacaktır ki, maymunlardan Dr. Zaius, esir Taylor'ın konuşulanları anlayan, 'maymunlar kadar zeki' bir insan olduğunu fark eder. Bu durumun yerleşik inançlara ters düşüp evrim kuramını altüst edeceğini düşünen tutucu doktor, olan biteni görmezden gelir. O esnada devreye idealist ve sempatik Cornelius ile Dr. Zira girerek Taylor'ı korumaya çalışırlar. Diğer arkadaşlarını bulmak ve esaretten kurtulmak isteyen Taylor, çıkan bir kargaşadan faydalanarak güzel Nova'yla beraber kaçmaya başlar.
Maymunlar Cehennemi

1787 yılında İngiltere Kraliyet Donanması'na ait HMS Bounty gemisinin William Bligh komutasında Tahiti'ye doğru yaptığı yolculuğu ve ardından gemide çıkan isyanı anlatıyor. Başlangıçta, Bligh ve mürettebatı Tahiti'ye, oradan ekin (özellikle ekmek ağacı fidanı) almak üzere gönderilir. Ancak uzun ve zorlu yolculuk, aşırı disiplinci ve sert yapılı Kaptan Bligh ile mürettebat arasında büyük gerilimler doğurur. Özellikle ikinci kaptan Fletcher Christian, Bligh'ın baskıcı tutumuna karşı isyan eder. Tahiti'deki rahat ve özgür hayatı gören mürettebat da Kaptan Bligh'ın sert disipliniyle daha fazla baş edemez. Sonunda Fletcher Christian önderliğinde bir grup denizci, Bounty'de isyan çıkarır. Bligh ve ona sadık kalanlar küçük bir sandal ile okyanusa bırakılır. Christian ve isyancılar ise gemiyi alıp kendi kaderlerini çizmeye çalışır.
Gemide İsyan

Narnia’nın büyülü dünyasında zaman bizim dünyamızdan daha hızlı akmaktadır. Bu nedenle tren istasyonundan hareket eden Pevensey kardeşler kendilerini bir sonraki durak olan Büyücü Kral Miraz’ın hüküm sürdüğü adada bulurlar. Şeytani ruhlu bu kralı devirebilmek ve Narnia’nın güzel günlerini geri getirebilmek için adanın genç prensi Caspian ile birlikte güçlü Aslan’la ittifak yaparlar.C.S. Lewis’in aynı adlı fantastik çocuk romanından uyarlanan “The Chronicles of Narnia: The Lion, the Witch and the Wardrobe” (Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap), tüm dünyada olduğu gibi Türkiye sinemalarında da olay yaratmış, bir elbise dolabının arkasında gizlenen Narnia ülkesinin göz kamaştırıcı güzellikleri, çocuklar kadar yetişkinleri de büyülemişti. Macera devam ediyor ve devam edeceğe benziyor.
Narnia Günlükleri: Prens Kaspiyan

Bundan yıllar yıllar önce...Dedelerinizin dedelerinin dedeleri zamanında...Belki de onların babaları zamanında...Yoksul bir çiftçinin yeğeni olan Eragon ormanda parlak, mavi bir taş bulur... O an bu taşın başına konan bir talih kuşu olduğunu ve bu sayede ailesinin ihtiyaçlarını karşılayabileceğini düşünür. Taş çatladığında ise ailesine eski dünyadan kalan bir miras ile karşı karşıya olduğunu anlar...
Eragon

Büyükbaba, yatağın ucunda torununa, babadan oğula geçen bir masalı anlatmaktadır. O anlatmaya devam ettikçe masal canlanmaya başlar. Prens Humperdinck, güzel prenses Buttercup ile evlenmek istemektedir. Ancak prensesin bu kötü kalpli prenste gönlü yoktur. Bunun üzerine Buttercup kaçırılır. Onu kurtacak kişi çocukluğunda prensese aşık, şimdi ise aranan bir korsan olan Westley'dir. Westley prensesin izinden giderken kötü kalpli şövalyeler, devler ve süper güçlere sahip yaratıklarla savaşmak zorunda kalacaktır.
Düğün Çiçeği

Sevdiği kadının aşkını kazanabilmek uğruna bir erkeğin yapabileceklerinin defalarca sınandığı hikayelere yeni bir örnek de, Matthew Vaughn'un son filmi Yıldız Tozu ile geliyor.Tristran, aşkının kalbini kazanabilmek için onun için kayan bir yıldızı yakalayacağına söz verir. Ama sevgilisi Yvaine ile çıktıkları bu yolda, korsanlar ve cadılarla dolu büyük tehlikeler onları beklemektedir.
Yıldız Tozu

The Dark is Rising; 11 yaşına bastığında karanlık güçlere karşı savaşan ölümsüz savaşçıların sonuncusu olduğunu keşfeden Will Stanton adında bir çocuğun yaşadığı fantastik olayları konu alıyor. Will doğuştan sahip olduğunu öğrendiği inanılmaz güçlerle doğmuştur ve bu tanrısal güç sayesinde bir kahraman olacaktır. Bir işaret avcısı olan Will altı büyülü işareti bulmalı ve Karanlık ile aydınlık arasındaki savaşta ölümsüzlere bu işaretlerle yardımcı olmalıdır. Will’in macerası ve işaretleri bulma çabası onu tehlikeler, mucizeler ve ödüllerle donanmış bir yola sürükler. Bu macera boyunca düşmanları ve müttefikleri olacak ve işaretleri bulması düşmanları tarafından engellenmeye çalışılacaktır. Will bundan yüzlerce yıl önce Kral Arthur tarafından yapılan son savaş hakkında da çok önemli bilgilere ulaşacaktır.
Karanlık Yükseliyor

Nazi kampında 1944 te tutsak olduğu dönemde, Yahudi Jacop (Robin Williams), bir radyo programına kulak misafiri olmuş ve Sovyet birliklerinin ilerlemeye başladığını haber almıştır. Varşova'daki gettoya dönüp haberi arkadaşı Mischa (Liev Schreiber) ile paylaşır. Mischa, Jacop'un Nazilerin yasağına rağmen bir radyo bulduğuna inanmış ve bunu herkese yaymıştır. Jacop ise gerçeği açıklamak yerine, bu yanlış anlaşılmadan yararlanıp insanların moralini yükseltmek için kendi uydurduğu haberleri yaymaya başlar.