

Boston Blackie Goes Hollywood
Yonetmen: Michael Gordon
Vizyon Tarihi: 5 Kasım 1942
Oyuncu Kadrosu

Chester Morris
Boston Blackie

Adele Mara
Eve Sanders

Richard Lane
Inspector Farraday

Lloyd Corrigan
Arthur Manleder

Forrest Tucker
Whipper

George E. Stone
The Runt

Cy Kendall
Jumbo Madigan
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Efsanevi Pembe Panter elması bir kraliyet müzesinden şüpheli bir şekilde çalınır. Baş Müfettiş olan Dreyfus, istemeyerek de olsa Clouseau'yu göreve çağırmak zorundadır. Soygunun akıllara düşen ilk şüphelisi, gününün en ünlü hırsızlarından biri olan Sör Charles Litton'dır. Ancak işin tuhaf yanı, Litton'ın bu hırsızlık meselesiyle hiçbir alakası yoktur. Clouseau, kendi dedektiflik yöntemlerini kullanarak bu meselenin gizemini çözmeye kararlıdır.
Pembe Panter'in Dönüşü

Futbol dünyasının en tanınmış teknik direktörü öldürülüp, Pembe Panter isimli şöhretli mücevherin süslediği yüzüğü kayıplara karıştığında yer yerinden oynar. Fransızlar olayı çözmek için en ünlü dedektiflerini görevlendirmek isterlerse de, bir karışıklık sonucu esrarı çözme –ya da olayları daha da zora sokma- işi Müfettiş Jacques Clouseau’ya kalır.
Pembe Panter

Film detaylari icin tiklayin...
The Fiendish Plot of Dr. Fu Manchu

Başarılı bir soygunun ardından usta bir hırsız olan Max Burdette, işten emekliye ayrılarak bir cennet adasına taşınır. Sürekli etrafında dolaşan zeki bir FBI ajanı Max'ın sözünde durup durmadığını kontrol etmek için onu takibe alır ve aralarında kedi-fare kovalamacası başlar.
Gün Batarken

Başarılı bir elmas hırsızı olan Miles Logan, olaylı bir soygunla çaldığı elmasları o civardaki inşaatıdevam eden bir binanın havalandırma kanalına saklar. Polis onu tutukladığıanda kendi kendine devamlı olarak "üçüncü kat, kuzey tarafı, beşinci köşe ve büyük kanal" diyerek elması koyduğu yeri ezberlemeye çalışır. Miles, iki yıl hapis yattıktan sonra salıverilir. Tabii ki hapishaneden çıkar çıkmaz elmasları koyduğu yere gider. Ancak gittiğinde şok geçirir. Elmasları koyduğu inşaat, Los Angles Polisi'nin 37. Bölge Merkezi olmuştur. Zaman geçmeden kendini toplayan Miles, elmasları almanın yollarını denemeye başlar.
Şaşkın Dedektif

Mezun olmak üzere olan, koşuya tutkun Babe (Oscar® ödüllü Dustin Hoffman) New York'ta yaşıyor. Ağabeyi, Avrupalı kız arkadaşı ve saklanan bir Nazi'nin dahil olduğu garip bir kumpasın ortasına sürüklenen Babe, bir ajan olan abisi sayesinde 'zor anlar' yaşıyor. Kaçak nazi Christian Szell rolünde Laurence Olivier, çizdiği akıl almaz sadist potresiyle Oscar® ödülüne aday gösterilmiştir. John Schlesinger yönetmenliğinde yıldız kadrosuyla Vahşi Koşu izleyenlere tırnak yedirtecek bir gerilim macera.
Vahşi Koşu

Los Angeles şehrinin en azılı hırsızlık şebekesinin başındaki isim olan Tony Fate (Fait), çetesiyle birlikte paha biçilemeyen elmasları çalmaya kalktığında hiç alışık olmadıkları bir durumla karşılaşır: Karşılarına her zaman olduğu gibi L.A. polisi değil, Taiwanlı bir hükümet ajanı olan Su çıkmıştır. Aslında Su’nun peşinde olduğu kişi Fate değil, uluslararası azılı bir suçlu olan Ling’dir. Ling peşine düştüğü elmasları Fait’den alabilmek için, onun hayatta en çok değer verdiği varlık olan kızını kaçırır. Fait de çaresiz, eski ortağı olduğu için Ling’i en iyi tanıyan kişiyle, ajan Su ile işbirliği yapmak zorunda kalır. Böylece dünyada en son ortaklık yapacak iki insan güçlerini birleştirmek zorunda kalır.
Beşikten Mezara

Küçük dolandırıcılıklar yaparak yaşamını sürdüren Franklin Hatchett, polisler tarafından enselendiğinde alışık olduğu üzere yine hapis ziyareti yapacağını sanmaktadır. Ancak bu defa yaşadıkları onun kaderini değiştirecek türdendir. Transfer edilmek üzere, dünyaca ünlü elmas kaçakçısı Villard ve çetesinin bulunduğu araca bindirilir. Kendini farkında olmadan bir kaçış planının urtasında bulur. İşin en tuhafı da bu kaçış planının olumlu sonuçlanmasıdır. Fırsattan istifade ederek kaçan Franklin'in peşinde artık sadece polisler değil, belaların en büyüğü Villard da vardır. Onu bu durumdan kurtaracak tek kişide ihtiraslı bir TV muhabiri olan James Russel olacaktır.
Para Konuşur

Pembe Panter elması bir kez daha çalınır ve tüm ciddiyetine ve iyi niyetine rağmen polis teşkilatının en sakar ve en beceriksiz elemanı olan Müfettiş Clouseau tekrar göreve çağrılır ancak Müfettiş Clouseau’nun uçağı görev yerine giderken kaybolur ve kahramanımızla tüm irtibat kesilir.
Pembe Panterin İzinde

FBI ajanı Warren Stantin, kurnaz bir katili yakalamak için Pasifik Kuzeybatı'nın vahşi dağlarına gider. Şehir yaşamına alışkın olan Stantin, bu kez bilinmeyen orman patikalarında mücadele eder ve uzman iz sürücü Jonathan Knox'tan yardım almak zorunda kalır. İkili, başlangıçta anlaşamasa da hayatta kalmak için birlikte çalışır. Ancak durum daha da kötüleşir: Katil, Knox'un sevgilisi Sarah'ı rehin alır!