

Sihirbazlar Çetesi
Now You See Me
“Ne kadar yakından bakarsan, o kadar az görürsün.”
Yonetmen: Louis Leterrier
Vizyon Tarihi: 29 Mayıs 2013
Konu
Bir FBI ajanı ve bir Interpol dedektifi, yaptıkları gösteriler sırasında büyük soygunlar gerçekleştiren ve izleyicilerini parayla ödüllendiren bir illüzyonist ekibinin izini sürer.
Oyuncu Kadrosu

Jesse Eisenberg
J. Daniel Atlas

Woody Harrelson
Merritt McKinney

Isla Fisher
Henley Reeves

Dave Franco
Jack Wilder

Mark Ruffalo
Dylan Rhodes

Mélanie Laurent
Alma Dray

Morgan Freeman
Thaddeus Bradley

Michael Caine
Arthur Tressler

Michael Kelly
Agent Fuller

Common
Evans
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Hapishane kaçkını Joe (Willis) ve hastalık hastası arkadaşı Terry (Thornton), banka memurunu geceden rehin alıp ertesi sabah ona işine kadar eşlik etmek suretiyle ilginç bir soygun tekniği geliştirmiştir. Medya onların üzerine odaklanır ve marifetlerini de bir parça abartır, ancak iki ahbapçavuşun tek derdi yeterli miktarda parayı toparlayıp Meksika’ya kaçmak, burada özgür ve yasalara saygılı bir hayat sürmektir. Fakat Kate Wheeler adlı bir ev kadınının (Blanchett) arabasıyla Terry’e çarpması, planları değiştirir. Rehin almak zorunda kaldıkları bu kadın, zamanla ikilinin suç dolu serüvenine ortak olur. Kate, bir anlamda aradığı değişikliği bulmuş ve monoton hayatından kurtulmuştur bu sayede. Hem haydutlar ona, hem de o haydutlara aşık olmuştur - evet, her ikisine birden... Çünkü ancak birbirlerini tamamladıklarında ideal bir sevgili etmektedir Joe ve Terry...
Haydut

Amerika’nın en tehlikeli iki kafadarı kanundan kaçmak için yollara düşerse…1992’de yayınlanmaya başlanan yapım, 90’ ların en çok konuşulan kültlerinden biri haline gelmişti. TV başında oturup video kliplerle ilgili garip yorumlar yapan, Burger World adlı bir hamburgerci zincirinde çalışan, akla hayale gelmez talihsizliklerle hayatları buradan oraya savrulan ikili kısa sürede popüler kültürden beslenmenin yanı sıra, popüler kültürü besleyerek de adlarını TV tarihine yazdırdılar. Filmde televizyonları çalınan iki kafadarın yolu her odada bir TV bulunduğunu iddia eden bir motele düşüyor, burada karısını öldürmesi için tuttuğu kiralık katillerle buluşmayı bekleyen bir adamla tanışıyorlar. Yanlış anlaşmalar ikiliyi bir TV uğruna “Amerika’nın en tehlikeli iki adamı” olmaya itiyor ve tabii fonda da onlara Ozzy Osbourne, AC/DC, White Zombie, Red Hot Chili Peppers gibi grup ile şarkıcılar müzikleriyle eşlik ediyorlar.
Beavis ve Butt-Head Amerika Kabusu

Earl Brooks (KEVIN COSTNER) başarılı bir ticaret adamıdır. Karısı (MARG HELGENBERGER) ve kızı (DANIELLE PANABAKER) ile mutlu bir hayat sürmektedir. Ancak Brooks'un, bir başka yüzü daha vardır; aslında o "Parmak İzi Katili" namıyla ün salmış bir seri katildir. Tilki kadar kurnaz ikinci benliği Marshall (WILLIAM HURT) tarafından masum bir çifti öldürmek için harekete geçtiğinde, şantaj yapan bir fotoğrafçı (DANE COOK) tarafından görüntülenir. Bu son cinayeti "Parmak İzi Katili"nin kimliğini çözmeye çalışan, bunalımdaki dedektif Tracy Atwood'un da (DEMI MOORE) peşine düşmesine sebep olur...
Mr. Brooks

Usta yönetmen John Frankenheimer'in imzasını taşıyan filmde, Paris her an Nazilerin kontrolünden çıkıp özgürlüğüne kavuşabilecek gibidir. En azından Alman subayı Albay Franz von Waldheim (Paul Scofield)'in aldığı istihbarat bu yöndedir. Yukarıdan ona gelen emir Jeu de Paume müzesindeki paha biçilmez sanat eserlerini anayurda getirmesi şeklindedir. Eserler Almanya'ya bir trenle sevk edilecek; demiryolu müfettişi Labiche (Burt Lancaster) de bu sevkiyata engel olmaya çalışacaktır. Tren sahnelerinde gerçek trenler ve istasyonlar kullanmakta ısrar eden Frankenheimer'in ne kadar haklı olduğu görülmüş, filme son derece gerçekçi ve heyecan dolu bir hava katan sahneler birçok yönetmeni etkilemişti.
Tren

Seattle'da mahkeme için çalışan çok ünlü bir psikiyatr ve kolej profesörü Jack Gram, bir seri katil olan Jon Foster'ın ölüm cezasına çaptırılması konusunda jüriyi etkileyen, mahkumiyetinden sorumlu bir kişi konumundadır. Seri katil, Jon Foster, Jack Gramm'ı kendisiyle ilgili manipülasyon yapmakla suçlar. Jon'un cezasının infazı öncesi Jack'e bir telefon gelir. Telefonda cinayeti çözmesi için sadece 88 dakikası olduğu söylenmektedir.
88 Dakika

Film detaylari icin tiklayin...
The Broken

Yıllardan beri cezaevinde yatmakta olan bir suçlu, hüküm giymeden önce bir galerinin güvenlik sisteminden sorumlu olan cezaevi arkadaşından aldığı bilgiler ışığında bu galeriyi soymaya karar verir. Tahliye olduğunda da "Sicilyalılar Çetesi" adlı suç örgütünün lideri ile tanışırak birlikte çalışmaya başlarlar.
Sicilyalılar Çetesi

Film detaylari icin tiklayin...
Compartiment tueurs

Film detaylari icin tiklayin...
Ein Leben lang kurze Hosen tragen

New York sokakları Erica Bain için hem evi hem de geçim kaynağıdır. Sevgili şehrinin seslerini ve hikayelerini sunucusu olduğu “Street Walk” adlı programı aracılığıyla radyo dinleyicileriyle paylaşmaktadır. Akşamları, hayatının aşkı olan nişanlısı David Kirmani’nin yanına gider. Fakat Erica’nın bildiği ve sevdiği her şey korkunç bir gecede elinden sökülüp alınır: David’le birlikte uğradıkları apansız ve hunharca saldırı David’in ölümüne, Erica’nın da ölümün eşiğine gelmesine neden olur.