

The Pope Must Die
Yonetmen: Peter Richardson
Vizyon Tarihi: 21 Haziran 1991
Oyuncu Kadrosu

Robbie Coltrane
Albinizi, The Pope

Beverly D'Angelo
Veronica Dante

Alex Rocco
Cardinal Rocco

Adrian Edmondson
Father Rookie

Paul Bartel
Monsignor Fitchie

Herbert Lom
Vittorio Corelli

Peter Richardson
Bish

Annette Crosbie
Mother Superior

William Hootkins
Cardinal Verucci

Robert Stephens
The Camarlengo
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, bir kont bir haftasonu av partisi düzenler. Ne var ki av partisi efendilerle hizmetçiler arasında bir köşe kapmacaya dönüşür, ahlaksızlıkta ve zalimlikte birbirleriyle yarıştıkları, acımasız ve umutsuz bir ahlak tablosu çizer. İzleyicinin gözünün yaşına bakmadan drama dönen bu güldürüde, kırda tavşanların katledilmesi, 1940 ilkbaharındaki çatışmaların habercisi değilse de, duyguları konusunda fazlasıyla hilekar bir toplumun aptalca şiddete yönelmesini yansıtır. Dünyanın sonu, en azından bir dünyanın sonu yakındır, der bize bu acı ve karanlık trajikomedi. İlk gösterime girdiği sırada anlaşılmayan, uzun zaman boyunca yerden yere vurulan, yasaklanan, kesilen film savaş sonrasında sinemaseverler tarafından yeniden keşfedilmiş ve övgülere boğulmuştur * "Oyunu kuralına göre oynayan oyunda kalır" ana fikriyle şekillenen hikaye
Oyunun Kuralı

Nazi Almanya'sının tıpkısının aynısı bir başka diktatörlükte, kararları ve yönetimi ile ülkesini kırıp geçiren Diktatör Adenoid Hynkel, ülkede kendisine ikizi kadar çok benzeyen son derece saf karakterli bir Yahudi berberin yaşadığından habersizdir. Hynkel'in askerleri Yahudileri teker teker toplama kamplarına götürmek üzere toplarken Yahudi Berber'in Hynkel'e olan benzerliği nedeni ile onu Büyük Diktatör zannederler ve bu benzerlik büyük bir karışıklık yaşanmasına neden olur. Charles Chaplin'in Nazi Almanya'sını ve Hitler'i hicvettiği bu eğlenceli komedi, sinema tarihinin en başarılı hiciv örnekleri arasında yer alıyor.
Büyük Diktatör

Soğuk Savaş döneminde Ruslara saldırmak için bahane aramakta olan çılgın general Jack D. Ripper, Rusların 'Amerikan halkının vücut sıvılarını kirlettiği' gerekçesiyle SSCB'ye sürpriz bir nükleer saldırı yapmaya karar verir. Nükleer silahlarla yüklü bir Amerikan uçağı Rus sınırına yakın bir bölgede Soğuk Savaş döneminin tipik devriye uçuşlarından birini yapmaktayken mürettebat Ripper'dan SSCB'ye saldırı emrini alır. Fakat Rus büyükelçisi DeSadesky, Amerikan makamlarına Rus savunma teknolojisinin geldiği son noktanın ürünü olan 'Doomsday Device'dan bahsettiğinde ve başkanın danışmanlarından eski Nazi bilimadamı Dr. Strangelove, buluşun olduğunu doğruladığında durum daha da tehlikeli bir hal alır. 'Doomsday Device', SSCB'ye yapılacak herhangi bir nükleer saldırıda dünyadaki tüm canlıların yok olmasına sebep olacak bir silahtır.
Dr. Garipaşk

Film detaylari icin tiklayin...
Сапоги всмятку

Peter Gibbons orta yaş krizine biraz erken dalmış, işi veçalıştığı şirket için kendini heba eden bir bilgisayar programcısıdır. Fakat budayanılmaz ve beynini uyuşturan bitmek tükenmek bilmeyen rutinden artık çoksıkılmış ve bunalmıştır. Özel hayatı da doğrusunu isterseniz pek parlakdeğildir. Bir kız arkadaşı vardır elbette ama aldatıldığından da emindir.
Ofis Çılgınlığı

Brian adında bir bebek İsa'yla aynı gece doğdu. Büyüdü, büyüdü daha da büyüdü ve oldu Brian isimli bir oğlan. Brian adındaki oğlan büyüyünce Brian adında bir delikanlı oldu, kesinlikle Brian denen bir kız değildi. İngiliz komedisinin belki de en çok tartışmaya yol açan filmi Brian'ın Hayatı, İsa'yla aynı gece doğan köylü bir çocuğun uzun hikayesini anlatıyor. Hayatları kesiştikçe kahkahalar yükseliyor. M.S 33 yılında geçen filmde sahte mesih Brian sizleri kahkahalara boğuyor. Efsanevi İngiliz komedi grubu Monty Python'ın gelmiş geçmiş en komik filmlerden birine imza attığı yapım.
Brian'ın Hayatı

Kral Arthur ve şövalyeleri, Kutsal Kâse'yi aramak için ilahi bir görev alırlar. Ancak bu yolculukta karşılarına türlü düşmanlar çıkar: kötü niyetli rakip şövalyeler, yalnızca çizgi film olarak görülebilen kanlı canavarlar, İngiltere'de bir kaleye sığınmış küstah Fransız şövalyeleri, cadılar, şeytani kahinler, Scotland Yard ve hatta bir katil tavşan! Neyse ki bu ölümcül tavşanı alt etmek için Haçlı Seferleri’nden getirilen komik bir kutsal emanetleri vardır: "Antakya’nın Kutsal El Bombası!"
Monty Python ve Kutsal Kâse

D.E.B.S., özel bir akademide gizlice eğitilmiş dört genç kadından oluşan elit bir ajan grubudur. Dışarıdan bakıldığında okul kızları gibi görünseler de, gizli görevlerde suçla ve tehditlerle mücadele ederler. Masum görünümlerinin altında yüksek eğitimli ve ölümcül ajanlar gizlidir.
Çıtır Ajanlar

Eski bir suçlu olan H.I. McDunnough ile onun kayıt için fotoğraflarını çeken eski polis Edwina evlenir ve Arizona'da bir çiftliğe yerleşirler. Eski yaşamına veda eden ve Edwina'ya söz verdiği gibi kirli işlere karışmayan H.I fabrikada işe girer. Huzurlu ve mutlu giden evlilikleri Edwina'nın çocuk beklentisi ile sekteye uğrar. H.I'nın çocuğu olmamaktadır ve çift bir çocukları olmasını çok istemektedir. Bunun üzerine çift Arizona'nın en zengin adamlarından birinin yeni doğmuş beşizlerinden birini çalmaya karar verir.
Raising Arizona

Shaun, hayatında ciddi olarak daha hiçbir şeyi başaramamıştır. Tüm hayatı, ne için yaptığını hala bilmediği işi, iki deli ev arkadaşı Ed ve Pete, kız arkadaşı Liz ve annesi arasında gidip gelmektedir. Hayatındaki en önemli şeyse kendini bulduğu tek yer olan Winchester adlı bardır. Liz tarafından ilgisiz olmakla, annesi tarafından yeteneksiz olmakla suçlanır, arkadaşları ise onun hakkında yorum yapacak kadar bile akıllı değildir. Shaun bir gün hayatının fırsatını yakalayacağını düşünmekle zamanını harcarken bütün Kuzey Londra'yı zombiler basar. Sokaklar ölülerin işgali altında kalınca ve ölüm hemen yanı başınızda olunca ne hissedersiniz? Tabii ki Shaun gibi sevdiğiniz herkesi kurtarmayı. Zaten kurtarılacaklar listesinde sadece dört isim vardır; Liz, Ed, Pete ve annesi.