

Oyuncu Kadrosu

Martin Dejdar
Maděra

Jana Hubinská
Ilona

Jiří Schmitzer
Kanda

Jiří Langmajer
Cassidy

Jakub Wehrenberg
Jerry
Jakub Zdeněk
Harry

Radim Kalvoda
Bill

Jan Teplý
Kérly

Václav Chalupa
Pýt

Zbyněk Fric
Smajl
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Allie Fox (Ford) Amerika'da yaşayan bir bilim insanıdır. Ancak yaşadığı ülkenin değerlerini gitgide kaybetmesi ve onun çalışmalarına hiç destek verilmemesi sonucu, ülkesine karşı bir tepki duyar ve tüm ailesini alarak Honduras'taki Sivrisinek Sahili'ne gider. Ancak oraya alışma süreci zor olur. Zaman zaman Fox, ülkedeki misyonerlerle de tartışır. Ülke içinde sorunlar artınca ailesi Amerika'ya geri dönmek ister ancak Fox ise başka bir yerde yeni bir hayata başlamayı savunur.
Sivrisinek Sahili

Film, 1985 yılında ingiliz dağcı iki gencin daha önce hiç kimsenin tırmanmayı başaramadığı Peru'daki Siula Grande zirvesine tırmanmaya çalışırken başlarına gelen akıl almaz kazanın gerçek hikayesini anlatıyor.İyi başlayan tırmanış gitgide bir kabusa dönüşüyor.Film daha önceden yaşanmış bir hikayeyi anlatıyor.
Boşluğa Dokunmak

Hristiyanlığın ilk zamanlarında ve imparator Neron döneminde geçer.Romalı asker Marcus Vinicius (Robert Taylor) güzel Lygia(Deborah Kerr)'ya aşık olur ancak aşkına karşılık alamaz. Bir süre sonra sevdiği kadının Hristiyan olduğunu ve Roma'nın yakıldığını öğrenince onu kurtarmak için Romaya geri döner. Neron döneminde Hristiyanların gördüğü zulmü anlatan film 8 dalda Oscara aday gösterilmiştir.
Nereye Gidiyorsunuz?

Film detaylari icin tiklayin...
Kabanata 22

Judith C. Brown’un “Immodest Acts: The Life of a Lesbian Nun in Renaissance Italy” adlı romanından uyarlanan film, 17. yüzyılın İtalya’sında geçiyor. Rahibe Benedetta Carlini, oldukça dindar ve önsezili biri olarak takdir görmüş bir kadındır. Ancak Benedetta, o dönemde ölüm cezasına çarptırılabileceği cinsel arzularına söz geçiremez ve kendisi gibi bir rahibeyle aşk yaşamaya başlar. Bu ortaya çıktığında eşcinsellik ve cadılık gibi suçlamalara maruz kalan Benedetta, 35 yıl hapis cezasına çarptırılır.
Benedetta

Audrey Hepburn, Henry Fonda ve Mel Ferrer Leo Tolsoy'un bir edebiyat başyapıtı olan Savaş ve Barış adlı romanın uyarlaması için bir aradalar. Bir destanı andıran film, 1812 yılında Napolyon'un Rusya'yı işgali sırasında kaderleri kesişen üç ailenin hikayesini anlatıyor.
Savaş ve Barış

1960’lardan 2000’lere kadar iki erkek kardeşin hayatını beyazperdeye taşıyan İtalyan yapımı epik bir film... 1966'da üniversite çağında olan Nicola ve Matteo, akıl hastanesinde kötü muamele gören Giorgia isimli kız ile karşılaştıklarında, hayatlarının dönüm noktasına gelmişlerdir. Genç kız için yapılacak fazla bir şey yoktur ve her ikisi de bu adaletsizliğe karşı kızgındır. Nicola düzene karşı çıkarak önce hippilerin arasına karışır ve ardından Giorgia gibilere yardım etmek için psikoloji okumaya karar verir. Matteo ise eşitsizlikleri giderebilmek için kanun adamı olma yolunu seçer ve önce orduya ardından da polis akademisine kaydolur.
Gençliğin En İyisi

Film detaylari icin tiklayin...
Die Olchis - Dino Alarm!

Alice, Beyaz Tavşan'ın peşinden deliğe girer ve kendini Harikalar Diyarında, bir dizi maceranın içinde bulur. Bu ülkede çılgınlıklar, saçmalıklar ve gerçeküstü olaylar esastır. Bilmecelerin çözümü yoktur, şarkılar hiçbirşey söylemez ve her şey tuhaf sözcük oyunlarıyla çarpıtılmıştır. Alice, nargile içen Tırtıl , Cheshire Kedisi, Sözde Kaplumbağa ve domuz yavrusuna dönüşen bebekle karşılaşır yarışlara ve Çılgın Şapkacı'nın çay partisine katılır, flamingolar ve kirpilerle kriket oynar. Önüne geleni idam etmeye kalkan Kupa kızı bile Alice'i korkutamaz.... Alice özgüveni ile karşılaştığı herşeyin üstesinden gelmeyi bilir.
Alice Harikalar Diyarında

Mary Boleyn (Scarlett Johansson) 14 yaşında, masum bir kız olarak kraliyet sarayına geldiğinde İspanyol Prensesi Catherine ile evli ancak çok çapkın bir adam olan Kral VIII. Henry’nin (Eric Bana) gözlerini kamaştırır. Kralın sonsuz ilgisi karşısında tüm varlığı alt üst olan Mary’nin krala olan aşkı her geçen gün artarken, apaçık yaşanan bu aşkın beraberinde sarayın taçsız kraliçesi olarak görülmeye başlanır. Zamanla kralın ilgisini kaybetmeye başlayan Mary, karşısında rakip olarak kardeşi Anne’i (Natalie Portman) bulacaktır. Tüm bunlar karşısında, ailesinin hırslı oyunlarında bir piyon haline gelmiş olduğunu ve saray hayatının tehlikeli entrikalarını fark eden Mary, ailesinin isteği üzerine kardeşinin krala yakınlaşmasına yardım eder ve olanları soğukkanlılıkla izler. Anne’i kraliçeliğe götürecek yolda bile sesini çıkarmayacaktır. Kral Henry, Mary ve Anne arasında gidip gelirken, İngiltere’yi de ikiye bölme yolundadır.