

Seni O Kadar Çok Sevdim ki
Il y a longtemps que je t'aime
Yonetmen: Philippe Claudel
Vizyon Tarihi: 19 Mart 2008
Konu
15 yıl boyunca Juliette ve kendisini reddeden ailesinin hiçbir bağı olmamıştır. Hayat onları vahşice ayırmış olsa da, kardeşi Lea ona kocası Luc, babası ve kızları ile yaşadıkları evin kapılarını açar. “Seni o kadar çok sevdim ki...” kadınların güçlülüğü, ileriye dönük olmaları ve kendilerini yoktan varedebilmeleriyle ilgili bir film. Hepimizin sahip olduğu sırlar, içinde bulunduğumuz hapsolma halleri ve paylaşılan yalnızlığa dair bir film...
Oyuncu Kadrosu

Kristin Scott Thomas
Juliette

Elsa Zylberstein
Léa

Serge Hazanavicius
Luc

Claire Johnston
Mère

Frédéric Pierrot
Capitaine Fauré

Laurent Grévill
Michel
Lise Ségur
P'tit Lys

Jean-Claude Arnaud
Papy Paul

Mouss Zouheyri
Samir
Souad Mouchrik
Kaisha
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

IRA ile ilgili olarak çekilmiş filmde, Bobby Sands'in insanlık dışı muamelelere maruz kalışındaki sertliği adeta yaşıyorsunuz. Diyalogsuz sahnelerin vuruculuğu ile başlayan film, tüm filme yayılan dehşetli gerçeklik duygusu ile izleyeni kavrıyor. Mahkumların battaniye ve yıkanmama eylemleriyle ilerleyen direnişleri, altı hafta süren açlık grevi ile doruğa çıkıyor. Hayatı mücadele ile geçmiş Sands’ın kendi vücudunu yaşamının son savaş alanı olarak addedmesiyle yaşanan dramatik süreç muazzam bir etkileyicilikle gözler önüne seriliyor. Filmin etkileyiciliği sadece Sands önderliğindeki mahkumların direniş destanından ibaret değil. Zira hapishane mahkumlar için olduğu kadar gardiyanlar için de tam bir cehennem. Gardiyanların da alt üst olmuş psikolojisini izliyoruz filmde.
Açlık

Eve (Meg Ryan), kendi hayatında bin bir farklı yöne çekilmekle uğraşmadığı zamanlarda, huysuz babası (Walter Matthau) ya da iki kız kardeşiyle yaptığı uzun telefon konuşmalarına kapılır. Kız kardeşlerinden biri başarılı bir dergi girişimcisi olan Georgia (Diane Keaton), diğeri ise kariyerinde zorlanan Maddy’dir (Lisa Kudrow). Ailesi giderek daha fazla ona bağımlı hale geldikçe ve Eve'i adeta ailenin birleştirici gücüne dönüştürdükçe, Eve bir gerçeği fark eder: Aile bağları bazen insanı bir arada tutmak yerine boğabilir! Ancak bu farkındalık, kız kardeşlerinin pek hoşuna gitmez ve Eve, bazen sesini duyurmanın en iyi yolunun telefonu kapatmak olduğunu anlar!
İş Bitirici

Maggie O'Conner (Kim Basinger), yağmurlu bir noel gecesi, çalıştığı hastaneden döndüğünde kapısında uyuşturucu bağımlısı olan genç kızı Jenna'yı (Angela Bettis) kucağında Cody (Holliston Coleman) adında otistik bir çocukla onu beklerken bulur. Jenna, sabah ortadan kaybolur. Cody, Maggie'nin yıllardır özlemini çektiği bir çocuktur. 6 yıl sonra ortaya çıkan Jenny'nin yanında bu sefer gizemli kocası Eric Stark (Rufus Sewell) vardır. Eric, Cody'i kaçırınca Maggie FBI'a başvurur. Ajan John Travis (Jimmy Smits) bu konuyla yakından ilgilenir çünkü Cody'nin doğumgünü hala kayıp olan başka çocuklarla aynıdır. Bu ipucu onları şeytani bir gerçeğin tam ortasına çekmektedir.
Kutsanmış Çocuk

Film detaylari icin tiklayin...
Gangster No. 1

Agnes kanserden yavaş yavaş ölürken, kız kardeşleri kendi ruhsal acılarına o kadar gömülmüşlerdir ki ona ihtiyaç duyduğu desteği sunamazlar.
Çığlıklar ve Fısıltılar

Giderek yaşlanan iki kardeş film aktrisi Hollywood’ta aynı evde beraber yaşamaktadırlar. Jane Hudson, şöhreti çocuk yaşta kazanmış bir film yıldızıdır. Kardeşi Blanche ise şöhretini kardeşine kaptırmış “kaybeden” eski bir yıldızdır.Jane sakat kardeşi Blanche’a bakmak zorunda kalmıştır. Baş başa kalan iki kız kardeş tüm nefretlerini, sakladıkları gerçekleri ortaya dökmeye ve birbirlerinden geçmişin hesabını sormaya başlayacaklardır.
Küçük Bebeğe Ne Oldu?

Film detaylari icin tiklayin...
Götter der Pest

Film detaylari icin tiklayin...
Animal

Ortasiklet boks şampiyonluğunun eşiğine kadar gelen Boksör Rubin "Hurricane" Carter (Denzel Washington) yanında bir arkadaşıyla birlikte New Jersey' de bir barda otururken işlenen bir cinayet sonucu üç kişi hayatını kaybeder. Cinayet olayından sorumlu tutulan Carter yanındaki arkadaşı ile tutuklanır ve yapılan yargılama sonucunda suçlu bulunarak üç kere ömür boyu hapis cezasına çarptırılır.
Onaltıncı Raund

Yıl 2022. Eski bir Deniz Piyadesi Kaptanı olan John Robbins (Ray Liotta), üstünü öldürdüğü için hüküm giymiş ve Gardiyan (Michael Lerner) tarafından yönetilen gizli ve uzak bir hapishane adasına sürgün edilmiştir. En tehliklei suçlularının yaşadığı bu geleceğin hapishanesinde Robbins, doğanın ve diğer mahkumların insafına terk edilir. Adanın iki gruba bölündüğünü keşfeder: Acımasız ve kan dökücü Marek (Stuart Wilson) tarafından yönetilen Outsiderlar; ve iradeli, merhametli Baba (Lance Henriksen) tarafından yönetilen Insiderlar. Robbins, herhangi bir gruba katılmakla ilgilenmez; tek amacı, kaçışın imkansız olduğu bu adadan kurtulmaktır. Bu amaçla, Outsiderlar'dan güçlü ve yıkıcı bir silah çalar ve iki kamp arasında büyük bir savaş başlatır. Artık kanlı çatışmalar, Robbins'in özgürlüğü tekrar düşünebilmesinden önce birçok can alacaktır. Doğanın insan kadar ölümcül olabildiği bu adada mahsur kalan Robbins'i hayatta tutan tek bir düşünce vardır: Kaçmak... kaçmak... kaçmak.