

Cesaretin var mı Aşka?
Jeux d'enfants
“Aşk ne zaman bir oyundur, ne zaman değildir?”
Yonetmen: Yann Samuell
Vizyon Tarihi: 17 Eylül 2003
Konu
Birbirlerinin en iyi arkadaşları olan Julien ve Sophie, çocukken başladıkları tuhaf oyunu, yetişkinlik dönemlerinde de sürdürürler. Korkusuzluk içeren bir tür yarışmadır bu oyun. Cüretkar hünerlerini ortaya koyarak birbirlerini yenmeye çalışırlar. Sophie’nin Polonya kökenli olduğu için ırk ayrımı yapan çocuklarca tacizi ve Julien’in hasta annesi ve sorunlu babası nedeni ile yaşadıkları, her ikisini birbirlerine daha da fazla yakınlaştırır. Bu oyun aracılığı ile sık sık birbirlerinin acılarını dindirmek için çaba sarf ederler. Ancak bir açıdan bu oyun, onların birbirleri için yaratılmış olma ihtimalleri gerçeğini savuşturuyor da olabilir.
Fragman
Oyuncu Kadrosu

Guillaume Canet
Julien Janvier

Marion Cotillard
Sophie Kowalsky

Thibault Verhaeghe
8-year-old Julien

Joséphine Lebas-Joly
8-year-old-Sophie

Emmanuelle Grönvold
Julien's Mother

Gérard Watkins
Julien's Father

Julia Faure
Sophie's Sister

Gilles Lellouche
Sergei Nimov Nimovitch

Élodie Navarre
Aurélie Miller

Frédéric Geerts
Igor
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Xavier Paris'te ekonomi okuyan bir öğrencidir. Babasının bir tanıdığı ona mezun olduktan sonra iş vereceği konusunda söz vermiştir. Maliye Bakanlığı'ndaki bu iş için bir koşul vardır; İspanyolca öğrenmesi gerekmektedir. Erasmus programının da yardımıyla Xavier annesi ve sevgilisi ile vedalaşarak İspanya'ya uçar. Önceleri kalacak yer bulmakta güçlük çeken genç adam, sonunda her biri Avrupa'nın bir başka köşesinden gelen yedi öğrencinin paylaştığı bir daireye yerleşir. Yeni arkadaşlar, yeni deneyimler, farklı uluslardan genç insanların karmaşık ama yine de uyumlu birlikteliği, bambaşka gelenek-görenekler ve yönelimler tüm bunlar Xavier'e erkekliğe geçişinden çok şey öğretir.
İspanyol Pansiyonu

Ödüllü savaş fotoğrafçısı Paul Prior, babasının ölümü üzerine memleketi olan bir Yeni Zelanda kasabasına gelir. Bir zamanlar babasının kendini herkesten soyutladığı evinde tek başına kalmaya başlar. Kardeşi Andrew, onun eşi Penny ve oğulları Jonathon kendi çiftliklerinde sakin bir yaşam sürmektedirler. Paul’ün eski kız arkadaşı Jackie ise artık olgun bir anne olarak karşısına çıkar. Celia adında lise öğrencisi garip bir genç kız da, Paul’ün kaldığı evi sık sık ziyaret etmektedir. Ona hayran olduğu bellidir. Zamanla Paul ve Celia arasında bir dostluk filizlenmeye başlar. Fakat geçmişe ait sırlar, hepsi için trajik sürprizler hazırlamaktadır...
Baba Ocağı

Öğrencilerin sesini yükseltmeye başladığı, o ünlü 68 Baharı'ndayız. Isabelle ve erkek kardeşi Theo, bohem aileleri tatilde olduğu için Paris'te yalnız kalmışlardır. Matthew isimli Amerikalı bir öğrenciyi evlerine davet ederler. Üçünün de ortak özelliği ise filmlere olan düşkünlükleridir. Zaman içinde konukla aralarındaki ilişki tutkularının peşinden cinselliği tüm yönleriyle keşfedecekleri arzu dolu bir oyuna dönüşür. Dışarıda ise devrim sesini çoktan yükseltmeye başlamıştır.
Düşler, Tutkular ve Suçlar

Film detaylari icin tiklayin...
Der Lakritz-Vorfall

Belgeselci geçmişleri sayesinde, Belçika’daki kent yoksulluğuna dair keskin ve özenli gözlemlerini gerçekçi, aşırı duygusallıktan uzak bir drama yaratmak için ustalıkla kullanabilen Jean- Pierre ve Luc Dardenne, kararlı bir izleyiciye her zaman paha biçilmez ödüller sunan ender yönetmenlerden. Yaşadıkları yer olan Seraing’in dışında çekmeyi tercih ettikleri ilk film olan Lorna’nın Sessizliği’nde, bu kez daha kalabalık olan Liege kenti, hayatlarını hiç de dürüst olmayan yollarla sürdürmeye çalışan göçmenlerin zorlu hikâyesinin arka planını oluşturuyor. Filmin başında, Arnavut bir kadın olan Lorna’yı cüzdanındaki paraları sayarken görürüz; olan bitenin maddi altyapısını sürekli hatırlatır nitelikteki bu sahne, film boyunca tekrar edilir....
Lorna’nın Sessizliği

Film detaylari icin tiklayin...
Dikkenek

Yakışıklı, John Hughes Lisesi sporcusu Zack inek Janey'yi sınıfın en güzel kızı haline getirebileceğine dair arkadaşlarıyla iddiaya girer. Zack'in kız kardeşi Catherine'in yardımıyla Janey at kuyruğundan ve gözlüklerinden kurtulur ve güzelleşir. Zack ona âşık olur.
Gençlik Halleri

Film, içine doğduğu yoksulluktan sıyrılmayı başaramayan genç bir kızın öyküsünü anlatır. İzleyiciyi kıza iç gözlemsel bir yolla bakmaya zorlar, kızın yoksulluğu, öyküdeki diğer ayrıntılarla silinemeyecek kadar gerçektir. Hollywood'un gişe geliri elde etmek amacıyla üzerini örttüğü yaşam gerçekleri açısından çok zengin bir film. Sol eğilimli, toplumsal sorunlara düşkün, deneyimli belgesel yönetmenleri olan Dardenne kardeşler, cesur, duygusal olmayan usta işi mükemmel bir film ortaya çıkarmışlar * Dardenne kardeşlerin Cannes Film Festivali’nden Altın Palmiye ödülünü kazandıkları film, gerçeğin tam ortasındaki yoksulluğu anlatımı güçlü kılan öğelerle birleştirip tüm dünya halklarına sunmuş. Etkisi hemen hissedilmiş ve karşılığını bulmuş. İlkin Belçika'da başlayan ve sonrasında AB'ye yayılan bu süreçte genç nüfuslardaki işsizliğe yönelik çözümler vs. "Rosetta Planı" adı altında planlı programlı hale gelmiştir.
Rosetta

80'lerin genç oyuncuları Molly Ringwald (Sixteen Candles, The Breakfast Club) ve Andrew McCarthy (St.Elmo's Fire) John Hughes (Ferris Bueller's Day Off)'ın yazmış olduğu bu aşk hikayesiyle bir araya geliyorlar. Kız ve oğlan şehrin farklı yakalarından gelen lise öğrencileridir. Ancak aşklarının filizlenmesiyle romantizm yerini yavaş yavaş hayatın gerçeklerine bırakmaya başlar. Güzel müzikleri eşliğinde Pretty In Pink'in acı-tatlı hikayesinde Harry Dean Stanton, Jon Cryer, James Spader ve Annie Potts'u da izliyoruz.
Pembeli Güzel

Dominic Matei, İkinci Dünya Savaşı"ndan hemen önceki o karanlık yıllarda akademik çalışmalarına devam eden 70 yaşında bir profesördür. Ancak savaşla beraber yaşanan felaket ortamı ve bir yıldırım onun da yaşamını değiştirecektir. Profesör fiziksel olarak gençlik yıllarına dönmüş , entellektüel zekası ve bilimsel çalışmaları ise Nazilerin bile dikkatini çekecek boyuta gelmiştir. Dil bilimi ve bilinç üzerine yaptığı çalışmalar sırasında hayatının aşkı Laura ile tekrar karşılaşır. Bir süre sonra Nazilerce izlendiğinin farkına varır ve kaçmaya başlar. Bu kovalamaca Romanya, İsviçre, Malta ve Hindistan boyunca devam edecektir. Profesör Matei ise geri gelen gençliğini, aşkı, araştırmaları ve bu kaçışlarla yeniden yaşayacaktır.