

Будинок «Слово». Нескінчений роман
Yonetmen: Тарас Томенко
Vizyon Tarihi: 9 Mayıs 2024
Oyuncu Kadrosu

Дмитро Олійник
Volodymyr Akimov

В'ячеслав Довженко
Mykola Khvylovyi

Ніна Набока
Aunty Varia

Марина Кошкіна
Halia

Валерія Ходос
Raisa Troianker

Юрій Одинокий
Merer, NKVD officer

Андрій Май
Volodymyr Sosiura

Юлія Чепурко
Mariia Sosiura

Костянтин Темляк
Pavlo Tychyna

Геннадій Попенко
Mykhailo Semenko
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Birinci Dünya Savaşı’nda oğlunu kaybeden kör bir saatçi tren istasyonuna yaptığı bir saati geri işlenmesi üzerine kurar, gidenler belki geri döner düşüncesiyle...Bu saat bir mucizeye sebep olur ve 1918’de savaşın bittiği gün doğan Benjamin Button’un hayat saati tersine işler. O 80’lerinde bir yaşlı olarak doğmuştur ve hayatı bir bebekliğinin ulaşabileceği ilk evresinde son bulacaktır.Benjamin tersine giden gelişmesinde ortama ayak uydurmaya çalışırken daha küçük yaşlarda bir kıza aşık olur. İlk önceleri kendi yaşlı görüntüsünden dolayı ondan uzak kalmaya çalışırken yaşları birbirlerini yakaladığında mutluluğu bulur ama ikisinin de daha gideceği yol vardır.
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi

Evsiz bir jokey, bir milyoner, bir kovboy ve seabiscuit adında bir at... kendilerinin ve ülkedeki herkese ilham kaynağı olan bir yarış atının gerçek öyküsünü anlatıyor... 1920'lerde efsaneye dönüşen sıradışı bir drama... seabiscuit sizi hayatınızın yarışına götürecek...
Zafer Yolu

Film detaylari icin tiklayin...
Wspólny pokój

Amerika’daki ekonomik buhran döneminde tetikçilik yaparak hayatını kazanan Michael Sullivan, John Rooney’nin hesabına çalışmaktadır. Fakat Rooney’nin oğlu, babasına kendisinden daha yakın olan bu adamı harcayacak türden dolaplar çevirir. Sullivan, hiç istemediği halde kendi oğlunun da olaya karışması sonucu tehlikeli bir açmaza düşer. Olayların gelişmesiyle birlikte, hem cinayet mahali fotoğrafçısı hem de suikastçı olan Maguire, Sullivan’ın peşine takılır. Sullivan, ne pahasına olursa olsun oğlunu korumak zorundadır.
Azap Yolu

Binnci Dunya Savaşı sonrası Amerikası'nda geçen ve Steven Pressfield'ın aynı isimli kitabından uyarlanan filmin konusu ggolf sporu ve gerçek dostluğun da ötesinde. Savaş sonrası maddi ve manevi bir çöküntü yaşayan Rannulph Junuh'ın (Matt Damon) eski günlerine dönmesi için Bagger Vance (Will Smith) ona yardımcı olacaktır. Ancak bu yardım sadece Junuh'ın golf oynama yeteneğini tekrar kazanmasıyla ilgili değildir. Bagger Vance ile olan bu dostluk ona hayata dair bir çok konuda çok şey öğretecektir.
Efsanenin Dönüşü

1936 yazında irlanda.. hasat mevsimi adında düzenlenen Lughnasa festivali öncesi aynı çatı altında yaşayan beş kız kardeşin öyküsü. Afrika da misyonerlik yapan ağabeylerinin dönüşünü bekleyen kardeşler tatlı bir heyecan yaşıyorlardı, adam döndükten sonra birbirlerinden farklı karakterlere sahip olan kız kardeşleriyle birlikte hayatın sorunlarına karşı el ele mücadele ederlerken 2.dünya savaşı da yaklaşmak üzereydi... Merly Streep in muhteşem oyunculuğu ile dikkat çektiği kaliteli bir yapım
Beş Kızkardeş

Film detaylari icin tiklayin...
Import/Export

Yıl 1932... Sir William McCordle ve karısı Lady Sylvia dostlarını Gosford Park isimli malikanelerine davet ederler. Davetliler arasında bir kontes, bir savaş kahramanı, bir oyuncu ve bir film yapımcısı bulunmaktadır. Davetliler eğlenirken, yanlarında getirdikleri hizmetçileri ile evin hizmetçileri arasında gizli bir mücadele başlar. Olayın içine bir de cinayet girince olaylar tamamıyla karışır.
Gosford Park

Çekirgenin Günü, Büyük Buhran sonrası Hollywood ve California’nın kavurucu güneşi altında kâbusa dönüşen Amerikan rüyası hakkında. Başarısız bir ressam, maço bir kovboy, saf bir taşralı, güzel ama yeteneksiz bir yıldızcık, fahişeler, horoz dövüşçüleri… Nathanael West, parlak yıldızların gölgesinde yaşam mücadelesi veren bir grup kaybetmeye mahkûm, umutsuz ve yozlaşmış karakterin portresini grotesk bir üslupla çiziyor.
Çekirgenin Günü

Film 1920'li yıllarda Almanların, Polonyalılar ve diğer azınlıklarla birlikte uyum içinde yaşadıkları yoksul kent Danzig'de başlar. Annesi ve hangisinin babası olduğunu bilmediği iki erkekle birlikte yaşayan Oskar'a (David Bennent) üç yaşına bastığı doğum gününde teneke bir trampet hediye edilir. Bu andan itibaren çevresinde gözlemlediği erişkinlerin mutsuz ve acınılacak dünyalarına katılmaktansa hep çocuk olarak kalmaya karar verir. Gerçekten de yıllarca fiziksel olarak bir gelişme göstermez. Çevreye karşı tek protestosu büyümeyi reddetmek değildir, aynı zamanda teneke davuluna şiddetle vururken çıkardığı cam eşyaları bile parçalayan tiz çığlığı da 2. Dünya Savaşı yaklaşırken ülkede olup bitenlere duyarsız kalan orta sınıf Alman toplumunu bir yadsıma biçimidir, gitgide çıldıran dünyaya karşı bir protestodur.