

Apu'nun Dünyası
অপুর সংসার
Yonetmen: Satyajit Ray
Vizyon Tarihi: 1 Mayıs 1959
Konu
"Apu'nun Dünyası" (Apur Sansar), Satyajit Ray'in Apu Üçlemesi'ni oluşturan filmlerinin sonuncusudur. Üçlemenin diğer filmleri ise: 1955 tarihli Yol Türküsü (Pather Panchali) ve 1956'da tamamlanan Yenilmez (Aparajito)'dır. Bu filmin müziklerini de diğer iki filmin müziklerini yapan Ravi Shankar bestelemiştir. Her üç filmin öyküsü de Bibhutibhushan Bandyopadhyay (Bibhutibhushan Banerjee olarak da biliniyor)'ın kitaplarından uyarlanmıştır. Bu film de diğerleri gibi siyah beyaz çekilmiştir ve düşük bir bütçeyle tamamlanmıştır. Her üç filmin de görüntü yönetmeni Subrata Mitra'dır.
Oyuncu Kadrosu

Soumitra Chatterjee
Apurba "Apu" Kumar Ray

Sharmila Tagore
Aparna Ray
Alok Chakravarty
Kajal Ray
Swapan Mukherjee
Pulu
Sefalika Devi
Shashinarayan's Wife
Belarani Devi
Apu's Neighbor
Asha Devi
Dhiresh Majumdar
Shashinarayan
Dhiren Ghosh
Landlord
Shanti Bhattacherjee
Office Associate
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Filmde İngiltere ve Fransa arasında 14. yüzyıl'da başlayan Yüzyıl Savaşları sırasında ülkesi Fransa'ya manevi destek veren hatta orduya katılarak İngilizlere karşı çarpışan Fransız Katolik azizesi Jeanne d'Arc'ın 1431 tarihinde henüz 19 yaşındayken İngilizlere esir düştükten sonra Tanrı ile konuştuğunu ileri sürdüğü için kafirlik suçuyla yargılanması, zindanlarda işkence görmesi ve yakılarak ölüme mahkum edilmesi anlatılmaktadır.
Jeanne d'Arc'ın Tutkusu

Chris Taylor, genç ve idealist bir Amerikalı'dır, ve çok geçmeden Vietnam'da sadece Viet Cong'larda değil, aynı zamanda içinde büyüyen korku, fiziksel bitkinlik ve gitgide artan kızgınlığıyla da savaşmak zorunda olduğunu anlar. Taylor'ın iki kumanda komutanı düşman ve kendi aralarındaki iki savaş net bir çizgi çizmektedir, ama çelişkiler, kaos ve nefret Taylor'ın içine işler, inançlarını boğar ve duyularını insanın en yüksek tuttuğu değer olan hayata karşı hissizleştirir...
Müfreze

Genç bir hemşire olan Alma, her bakımdan sağlıklı görünen ancak konuşmayı reddeden aktris Elisabeth Vogler'ın bakımını üstlenir. Birlikte vakit geçirdikleri süre boyunca Alma sürekli Elisabeth ile konuşur, fakat hiçbir zaman yanıt alamaz.
Persona

Ünlü radyo Dj’i Adrian Cronauer, askeri radyoda Dj’lik yapması için Saigon’a getirilir. Sabahın erken saatlerinde yayın yapan Cronauer, “Günaydın Vietnam” sözleriyle açtığı programını dinleyen askerlere eğlenceli dakikalar yaşatır. O güne kadar son derece sıkıcı yayın yapan radyo, Adrian’ın mizah anlayışı ve hippi tavırlarıyla kökünden değişir. Bu yeni durumdan oldukça memnun olan askerler, savaşla ilgili herhangi bir kötü haberin yayınlanmadığı bu programda, Adrian’ın sayesinde uzun zamandır sahip olmadıkları mutluluk ve morali bulurlar. Savaşın acımasızlığını göstermeden, bir radyo yayını sayesinde askerlerin nasıl iyimser bir şekilde etkilenebileceklerini gösteren Günaydın Vietnam, savaşa dair son derece eğlenceli bir yapım. Adeta bu rol için yaratılmış gibi duran Robin Williams, buradaki rolüyle de Oscar’a aday olmuştu.
Günaydın Vietnam

Audrey Hepburn'den ilk başrolünde Oscar'lı bir performans Tam 10 dalda Oscar'a aday olan ve Audrey Hepburn'e En İyi Kadın Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran Roma Tatili, bir modern zaman prensesinin kraliyet dayatmalarına karşı gelerek tek başına Roma'yı keşfe çıkmasının hikayesini anlatıyor. Burada gazeteci kimliğini saklayarak ilginç hikayeler peşinde koşan Amerikalı bir gazeteciyle tanışıyor. Ancak planı ikilinin birbirine aşık olmasıyla suya düşüyor.
Roma Tatili

Genç bir çift, Rosemary ve tanınmak için çırpınıp duran bir aktör olan kocası Guy, New York'taki kötü şöhretli eski bir binaya taşınırlar.Rosemary yeni yaşantısından tedirgindir. Komşu evlerden tuhaf seslerin geldiği bir ortamda, bir gece rüyasında şeytansı bir varlık tarafından tecavüze uğradığı görür. Ardından hamile kalır. Bu arada Broadway'de güzel bir rol kapan Guy'un kariyeri yükselmeye başlar.
Rosemary'nin Bebeği

Soğuk savaş sürmektedir ve birçok insan II. Dünya Savaşı'nda yaşanan acı olayları unutmak istemektedir. Suçları hakkında hiçbir şüphe olmamasına rağmen politik baskılar nedeniyle tereddüt geçiren yargıç Haywood, II. Dünya Savaşı'nda Nazi eylemlerini yasal hale getiren dört yargıç hakkında en doğru kararı vermek zorundadır.
Nuremberg Duruşması

Jalsaghar filminde Biswambhar Roy oturduğu yerin son malikidir. Roy’un geliri şanından ve topraklarından gelen paradır. Bu topraklarda heyelan sebebiyle gün geçtikçe küçülmekte ve onunda toprağı azalmaktadır. Roy soylu bir aileden geldiği için kendisine kalan bu mirası ve yetiştirilme tarzını bu asilliği korumak zorundadır. Bunun için oturduğu büyük evin müzik odası kısmını şaaşalı bir şekilde düzenlemiştir ve bütün herkesi burada ağırlamaktadır. Hatta özel olarak bu müzik odasını göstermek için ülkenin en iyi en ünlü dansçı ve müzik adamlarını çağırmakta, onları dinlemeleri içinde asilleri toplayıp adeta partiler düzenlemektedir. Adamımız çok müsrif olmasına karşın eşide bir o kadar tutumludur ve adamı sürekli gereksiz harcamalardan kaçınması için uyarır. Hazıra dağ dayanmaz sözü bu film için yazılmış olsa gerek Biswambhar‘ın oğluna düzenlediği bir partide parasının son kuruşlarını da harcar.
Müzik Odası

DOLLS, aşkın mantığa üstün geldiği; acının, hüznün ve kalp kırıklığının hüküm sürdüğü büyülü bir evrende İçiçe geçen paralel üç öyküden oluşuyor. Nişanlısı tarafından terkedilen genç bir kız başarısız bir intihar girişiminde bulunur. Genç kız kurtulsa da tüm bilincini yitirmiştir. Çevresiyle ilişkisi üç yaşındaki bir çocuktan farksızdır. Genç kızın nişanlısı hatasını anlayıp pişmanlık duysa da, hissettiği suçluluktan kurtulumaz. İki sevgili sonu belirsiz bir yürüyüşe çıkarlar. Öte yandan yaşlı bir yakuza, bir ömür geç kaldığı aşkını bulmuştur. Ancak zaman, yakuzanın hayatında gördüğü tüm savaşçılardan daha acımasızdır. Tüm bunların uzağında, şehrin başka bir yerinde ise bir başka genç, televizyonda gördüğü bir pop sanatçısına aşık olur. Genç adam, aşkına ulaşmak İçin herşeyini feda etmeye razıdır, gözlerini bile.
Bebekler

lbay Donald Harvey tarafından terk edildikten sonra Lily maceraperest bir kadın olarak ün salar. Eski aşıklar Şangay’a gitmekte olan trende karşılaşırlar. Her ikisi de birinci sınıfta farklı ülkelerden gelen yolcularla seyahat etmektedirler. Çinli isyancılar treni ele geçirirler ve Albay Harvey’yi rehin alırlar. Lily sevmekten hiçbir zaman vazgeçmediği adamı kurtarabilmek için her şeyi yapmaya hazırdır.. Çin sivil savaşı sırasında Pekin`den Shangai`ya gitmekte olan Shangai Express yolcularının bu yolculuk sırasında yaşdığı tehlikeli olayların anlatıldığı film. Trenin birinci sınıf yolcuları ise filmin ana kahramanlarını oluşturuyor. Ayrıca Film, 1933 yılında “En iyi Görüntü” Oscar`ını almıştır..