

Tanrı'nın Ordusu 3
The Prophecy 3: The Ascent
Yonetmen: Patrick Lussier
Vizyon Tarihi: 14 Mart 2000
Konu
Christopher Walken, unutulmaz rolü Başmelek Gabriel karakteriyle bir kez daha geri dönüyor. Cennet ve Dünya'daki savaş tüm şiddetiyle sürerken, soykırım meleği Pyriel iktidara yükselir ve insanlığı yok etmeye ant içer. Onun karşısındaki tek engel, bir melek ile bir kadının oğlu olan Danyael'dir!
Oyuncu Kadrosu

Christopher Walken
Gabriel

Kayren Butler
Maggie

Vincent Spano
Zophael

Dave Buzzotta
Danyael

Steve Hytner
Joseph

Brad Dourif
Zealot
Hi Border
Toothless Woman
Moriah 'Shining Dove' Snyder
Mary

Sandra Ellis Lafferty
Madge

Scott Cleverdon
Pyriel
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Üniversite profesör olan Paul Rivers, yakalandığı amansız hastalık yüzünden evliliğinde sıkıntılı günler geçirmekte ve tek umudunu kalp nakline bağlamış şekilde beklemektedir. Kötü günleri geride bırakarak eşi ve iki çocuğuyla mutlu bir hayata başlayan Cristina adlı kadın ise hayatının belki de en mutlu günlerini yaşamaktadır. Öte yandan iki çocuğu ve eşi ile zorluk içinde yaşayan Jack Jordan oldukça zor şartlarda yaşamasına rağmen, dini inancının kuvvetli olması sayesinde ayakta kalmayı başaran biridir. Birbirinden tamamen bağımsız bu üç kişinin hayatları beklenmeyen bir kaza sonucu kesişecektir.
21 Gram

Los Angeles'ta özel dedektif olan John Constantine'in doğaüstü olaylardaki başarısı yadsınamaz. Bu başarısının, kelimenin tam anlamıyla cehenneme gitmiş ve geri dönmüş olmasıyla yakından ilgisi vardır. Eliyle tutup gözüyle görmediği hiçbir şeye inanmayan polis memuru Angela Dodson, ikiz kız kardeşi esrarengiz bir şekilde intihar edince Constantine ile iş birliği yapmak zorunda kalır. İkili, cenennem yaratıkları ve iblisleri alt edip Los Angeles'ın karanlık sokaklarında yollarını bulmak için birlikte savaş verirler.
Constantine

Film detaylari icin tiklayin...
Two Knights

New York yakınlarında, New Jersey çevresinde yalnızca polislerin oturduğu gelişmiş ve çok güvenli bir semt vardır. Yıllar önce güvenliklerini sağlamak amacıyla burayı satın almışlar ve yerleşmişlerdir. Ancak arazi mafya tarafından polislere mafyanın işlerine karışmamaları şartı ile verilmiş. Yıllarca bu böyle sürüp gitmiş ta ki yılın polisi seçilen genç memur Babbitt pis bir işe karışıp, yanlışlıkla iki zenci genci öldürene kadar. Bu olay üzerine halkın sinirlerini yatıştırmak için başkomiser bir senaryo hazırlayarak Babbitt'i herkesin gözü önünde öldürtür. Bunun üzerine bölge şerifi bu olaylardan şüphelenir ve araştırmaya başlar. Ve işler bir anda kontrolden çıkar.
Güçlüler Bölgesi

Kötü giden bir uyuşturucu işi ve bir çanta dolusu para masum bir avcının, emektar bir şerifin ve acımasız bir kiralık katilin yolunu ıssız Batı Teksas çölünde kesiştirir.
İhtiyarlara Yer Yok

Boğa güreşçisi Diego, güreş sırasında yaralanınca emekli edilir. İçindeki savaşma ve öldürme dürtüsüne hakim olamayan Diego, hedefini boğalardan kadınlara değiştirir. Üstündeki gerginliği atıp rahatlamanın tek yolunun onları öldürmek olduğunu fark eden Diego’nun yolu, araştırması sırasında katilin tarzına hayran olan avukat Maria ile kesişir * film almodovarın amatör döneminde ortaya koyulmuş bir eser olsa gerek ki hem teknik açıdan hem de bunlar dışında göze batan bir çok eksiklik film hakkında olumsuz düşünmeye itiyor.çoğu diyalog gereksiz,birçok sahne ise birbiriyle bağdaştırılmayı beklerken öylece ortada kalmış. ama bana kalırsa üzerinde tekrar düşünülmesi gereken bir film,eğer yeniden çekilip titiz bir çalışma sonucu tekrar ortaya çıkarsa şimdiki halinden çok daha başarılı olacağına eminim çünkü işlenmeyi hakeden bir konusu var
Matador

Chris Patt hayatının en parlak döneminde mezuniyet gecesinin sonunda kendi kullandığı araba ile kaza geçirmesiyle başlıyor filim...Kazadan sonra psikolojik rahatsızlık geçiren Chris ailesi ilede sorunlar yaşamaktadır...Yerel bir bankada geceleyin çalışan Chris bir barda Gary Spargo ile tanışmasıyla hayatı değişecektir...Garynin asıl amacı sonradan ortaya çıkacaktır...
Gözcü

Film detaylari icin tiklayin...
Dusk

Film detaylari icin tiklayin...
A Life Less Ordinary

Dominic Matei, İkinci Dünya Savaşı"ndan hemen önceki o karanlık yıllarda akademik çalışmalarına devam eden 70 yaşında bir profesördür. Ancak savaşla beraber yaşanan felaket ortamı ve bir yıldırım onun da yaşamını değiştirecektir. Profesör fiziksel olarak gençlik yıllarına dönmüş , entellektüel zekası ve bilimsel çalışmaları ise Nazilerin bile dikkatini çekecek boyuta gelmiştir. Dil bilimi ve bilinç üzerine yaptığı çalışmalar sırasında hayatının aşkı Laura ile tekrar karşılaşır. Bir süre sonra Nazilerce izlendiğinin farkına varır ve kaçmaya başlar. Bu kovalamaca Romanya, İsviçre, Malta ve Hindistan boyunca devam edecektir. Profesör Matei ise geri gelen gençliğini, aşkı, araştırmaları ve bu kaçışlarla yeniden yaşayacaktır.