

Mucize
Phenomenon
Yonetmen: Jon Turteltaub
Vizyon Tarihi: 5 Temmuz 1996
Konu
George Malley, günlük hayatında vurdumduymaz bir araba tamircisidir. Ama doğum gününde George'un başına garip bir şey gelir. Malley'in bütün hayatı değişir, ilginç özellikleri ve güçleri ortaya çıkmaya başlar. Depremi bile önceden tahminen edecek duruma gelir. Bir kitabı sayfalarını karıştırarak bir çırpıda okuyuverir. Ama bu durum çevresinin ona hem yadırgayarak, hem de merakla bakmasına sebep olur. Bir takım gizli teşkilatlar peşine düşer.
Oyuncu Kadrosu

John Travolta
George Malley

Kyra Sedgwick
Lace Pennamin

Forest Whitaker
Nate Pope

Robert Duvall
Doc

Jeffrey DeMunn
Professor Ringold

Richard Kiley
Dr. Wellin

David Gallagher
Al

Ashley Buccille
Glory

Tony Genaro
Tito

Sean O'Bryan
Banes
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Dolores Caliborne; aksi, ağzı bozuk ve berbat bir yaşantıya sahiptir. Little Tall adası halkı, kocası Joe'nun otuzyıl önceki bir güneş tutulması gününde ölümünün hikayesini öğrenmek için otuzyıl bekliyor. Polis ise adanın en zengin ama yatalak kadını, aynı zamanda Dolores'ın işvereni olan Vera Donovan'ın ölümünü merak etmektedir. Dolores'ın kızının da adaya gelmesiyle eski defterler açılmaya başlar.
Dolores Claiborne

Bir kargo uçağı Sahara çölünde düşer. Sağ kurtulanlar ellerindeki çok az mühimmatla hayatta kalmaya çalışırlar. Hem doğa şartları hem de bedevilerin saldırılarına karşı direnmek zorundadırlar. Yiyecek ve suları tükenmek üzereyken çılgınca bir fikre kapılırlar: uçağın enkazından yeni bir uçak yapmak! James Stewart ve Richard Attenborough gibi isimleri bünyesinde barındıran, güçlü bir film.
Anka'nın Uyanışı

Ben Stone, Washington'daki bir hastanede acil servis doktoru olarak çalışırken, Beverly Hills'teki plastik cerrahi ofisinde kazançlı bir iş teklifi alır. Arabasıyla Kaliforniya'ya giderken Güney Carolina'nın Grady kasabası yakınlarında dikkatsizlik sonucu (tabelayı okuyamayıp) kasabanın ünlü "tarihi çitine" çarpar. Kazadan sonra kasaba mahkemesi, çitin onarım bedeli ve trafik cezası yerine onu 30 gün boyunca kasabanın tek doktoru olarak çalışmaya mahkûm eder.
Hollywood Doktoru

Roland Suso'nun yönetmenliğini üstlendiği İçimdeki Ben. büyük bir kaza atlatan ve hafızasını kaybeden bir adamın sonrasında yaşadıkları anlatılıyor. Ryan Phillippe, Sarah Polley'in başrolünü üstlendiği filmin konusu kısaca şöyle: Simon, ölümden döndüğü kazanın ardından gözlerini bir hastanede açar. Hafıza kaybından dolayı hayatındaki son iki yıla ait hiç bir şeyi hatırlamamaktadır. Kardeşi Peter'in öldürüldüğünü ve hatırlamadığı bir kadınla evli olduğunu öğrenir. Bu arada aşık olduğu bir kadının garip görüntüleri sürekli zihnini meşgul etmektedir. Sonunda, kardeşinin öldürülmesinin ardındaki nedeni keşfederken, kendi yaşamında da inanılmaz değişimler ortaya çıkar. Şimdi ve hafızasını kaybettiği zaman arasında gidip gelmektedir. Simon, zaman içinde yolculuk mu yapıyordu yoksa hafıza kaybı aslında ciddi bir deliliğin sinyallerini mi veriyordu?
İçimdeki Ben

Film detaylari icin tiklayin...
As Duas Irenes

Wenders, Patricia Highsmith'in Ripley'in Oyunu (Ripley's Game) adlı romanından uyarladığı bu filmde Dennis Hopper, Nicholas Ray ve Samuel Fuller gibi Amerikan sinemasının üç idolunun bir araya getirmektedir. Amerikalı Arkadaş 'Kara Film (Film Noir)' türünün en iyi örneklerinden biri olarak kabul edilir. Filmde Ripley (D.Hopper), sahte tabloları, sanat koleksiyoncularına bile yutturarak muazzam servet edinmiş, kovboy şapkasını kafasından çıkarmayan bir Amerikalı olarak karşımıza çıkar. Önceden tanıdığı bir mafya patronu Ripley'den geçmişi temiz bir kiralık katil bulmasını ister. Ripley'in aklına gelen çerveci Zimmermann (Bruno Ganz)'dır. Kan kanseri olan Zimmermann bu işi özgür iradesiyle kabul eder. Ancak sonrasındaki geri dönülemez gelişmeler Ripley'i ilginç kararlar vermek durumunda bırakır.
Amerikalı Arkadaşım

Matthew Bright'in yönetmenlik debutu olan bu kara mizah dolu gerilim, "Kırmızı Başlıklı Kız" masalını modern ve rahatsız edici bir şekilde yeniden yorumluyor. Reese Witherspoon'un genç ve başına buyruk Vanessa rolündeki çarpıcı performansıyla dikkat çeken film, Kiefer Sutherland'ın canlandırdığı sinsi psikopat Bob ile unutulmaz bir kötü adam portresi sunuyor. Oliver Stone'un yapımcılığını üstlendiği bu amoral yol hikayesi, geleneksel masal anlatılarını ters yüz ederken şiddet, karanlık komedi ve sosyal eleştiriyi bir araya getiriyor. "Natural Born Killers" ve "The Devil's Rejects" sevenlerin kaçırmaması gereken bir kült klasik. Film, izleyiciyi rahatsız etmekten çekinmeyen cesur anlatımıyla "politik doğruluk" sınırlarını zorluyor. Sundance'de yarattığı sansasyonun ardından underground sinema severlerin gözdesi haline gelen bu yapım, 90'ların en sıra dışı bağımsız filmlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Kanlı Dönemeç

Genç ve idealist bir doktor olan Dr. Guy Luthan (Hugh Grant), New York'ta acil serviste çalışmaktadır. Bir gece, garip semptomlarla gelen bir hasta aniden ölür. Otopsi sırasında hastanın beyninin ve omuriliğinin kayıp olduğunu fark eden Guy, bu durumun üzerine gitmeye karar verir. Ancak araştırmaları derinleştikçe, ünlü nörolog Dr. Lawrence Myrick'in (Gene Hackman) liderliğindeki bir grup doktorun, evsizler ve kayıp kişiler üzerinde yasa dışı tıbbi deneyler yaptığını keşfeder. Myrick'in ekibi, omurilik yaralanmalarını tedavi etmek için etik dışı yöntemler kullanmaktadır.
Dehşet Sınırı

Los angelesta'ki zengin ailesinden ayrı bir şekil de yıllardır yaşamını New York'ta sürdüren genç bir adam 12 yıldır kanser ile savaş veren ve hayatını kaybeden babasından haber almasıyla birlikte yola koyulur. 2014 yapım lı dram dolu bir film sizlerle
Lullaby

Edmond Dantes dürüst ve saf bir denizcidir. Huzur dolu yaşamında güzeller güzeli Mercedes ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak sakin yaşamı Mercedes’i kendisi için isteyen en iyi arkadaşı Fernand’ın ihanetiyle bir anda darmadağın olur. İşlemediği bir suçtan yargılanarak kendisini İf adıyla bilinen ünlü ada hapishanesinde bulur. Bundan sonrasında onu 13 yıl devam edecek bir kabus beklemektedir. Ada hapishanesinde geçen zor günlerinde o güne dek inandığı doğru ve yanlış kavramlarını terk eder. Artık sadece ve sadece ihanet edenlerden intikam alma düşüncesine odaklanmıştır. Sonunda aynı hapishanede kalan bir başka mahkum arkadaşının (Richard Harris)yardımıyla oradan kaçmayı başarır ve özgürlüğüne kavuşur. O artık çok zengin ve esrerengiz Monte Cristo Kontu’dur. Monte Cristo Kontu son derece kurnazca hareket eden acımasız bir adamdır ve tek amacı vardır: Kendisini tuzağa düşüren ve 13 yıl boyunca hapishanede çile çekmesine yol açanları bulmak ve sistemli bir biçimde yok etmek...