

Topluma Tehdit
Menace II Society
Yonetmen: Albert Hughes
Vizyon Tarihi: 26 Mayıs 1993
Konu
Caine ve arkadaşı O-Dog, iki genç Afro-Amerikalı, sokağın köşesinde bulunan bir bakkal dükkanına bira almak için giderler. Bakkalın Koreli sahibi ve karısı onları iyi karşılamaz., bakkallarında iki siyahi genci görünce tedirgin olurlar, O-Dog bu çifte karşı kötü duygular beslemeye başlar . O-Dog küfretmeye başlar ve soğukkanlılığını koruyamayarak kendisine karşı direnen bakkal sahibini kafasına ve dizlerine ateş ederek öldürür. Ardından kasayı boşaltır, bakkalın karısını öldürür ve güvenlik kamerası kaydını yok eder. Arkadaşı Caine, bu olanlar karşısında şok olmuştur ve oradan kaçar. O-Dog'un aksine o sorunları olan bir genç değildir, başlangıçta basit bir alışveriş için girdikleri bakkalda, arkalarında 2 ölü ve bir silahlı soygun bırakırlar.
Oyuncu Kadrosu

Tyrin Turner
Caine 'Kaydee' Lawson

Larenz Tate
Kevin 'O-Dog'

Glenn Plummer
Pernell

Jada Pinkett Smith
Ronnie

Samuel L. Jackson
Tat Lawson
June Kyoto Lu
Grocery Store Woman

Toşi Toda
Grocery Store Man

Reginald Ballard
Clyde

Khandi Alexander
Karen Lawson
Jullian Roy Doster
Anthony
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Belgeselci geçmişleri sayesinde, Belçika’daki kent yoksulluğuna dair keskin ve özenli gözlemlerini gerçekçi, aşırı duygusallıktan uzak bir drama yaratmak için ustalıkla kullanabilen Jean- Pierre ve Luc Dardenne, kararlı bir izleyiciye her zaman paha biçilmez ödüller sunan ender yönetmenlerden. Yaşadıkları yer olan Seraing’in dışında çekmeyi tercih ettikleri ilk film olan Lorna’nın Sessizliği’nde, bu kez daha kalabalık olan Liege kenti, hayatlarını hiç de dürüst olmayan yollarla sürdürmeye çalışan göçmenlerin zorlu hikâyesinin arka planını oluşturuyor. Filmin başında, Arnavut bir kadın olan Lorna’yı cüzdanındaki paraları sayarken görürüz; olan bitenin maddi altyapısını sürekli hatırlatır nitelikteki bu sahne, film boyunca tekrar edilir....
Lorna’nın Sessizliği

Tim, yirmili yaşlarında genç biridir. Kız arkadaşı Jessica'yla olan ilişkisi giderek ciddileşmektedir. Ancak, çocukluğundan kalan bazı sorunlar onu ürkütmektedir. Gün geçtikçe kendini kötü hisseden Tim, çocukluğunda babasıyla ilgili başından geçen korku dolu olayların etkisinden bir türlü kurtulamamaktadır.Yıllar sonra annesinin öldüğünü öğrenen Tim doğduğu kasabaya geri döner. Çocukluğunda psikolojik tedavi gördüğü hastaneye giden Tim, bu kabuslardan kurtulmak için doktorlarına başvurur. Doktorlar, bu olayların etkisinden kurtulabilmesi için ona korkularıyla yüzleşmesi gerektiğini söyler. Tim de ürktüğü bu evde bir gece geçirmeye karar verir.
Karabasan

Yeni mezun Oliver, çarçabuk iş hayatına atılmış yirmili yaşlarında bir gençtir. Yoğun geçen iş hayatı yüzünden sürekli seyahat etmektedir. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır sözüne inanarak, iş hayatındaki hedeflerinde yalnız olmak istemez... İş seyahatlerinden birinde Emily’yle karşılaşır. Bu bir ilktir. Tanışmalarından itibaren, tam yedi yıl sürecek olan bir karşılaşma döngüsünün içine girerler. Bir türlü; kader mi, yoksa tesadüf mü kestiremezler. Hayatlarının farklı dönem ve durumlarında sürekli bir araya gelen ikili arasında adını koyamadıkları bir ilişki gelişir. Beraberken çok iyi vakit geçirdikleri halde zıt karakterlere sahip olmaları biraraya gelmelerini zorlaştırır. İsmini koyamadıkları bu ilişkileri sadece bir arkadaşlık olarak mı kalacaktır, yoksa daha ötesine mi dönüşecektir?Modern hayat koşuşturmaları arasında birbirlerine duydukları hisler yüzünden bocalayan iki gencin öyküsü, günümüz aşklarına değişik bir pencereden bakmamızı sağlıyor.
Aşk Gibi Bir Şey

Yılbaşı günü Cleveland'ın en kötü kenar mahallerinden birinde, 40'lı yıllardan kalma tek katlı polis karakolu boşaltılmadan önceki son gününü yaşamaktadır. Aylar önce bir uyuşturucu baskınında aldığı fiziksel ve psikolojik yaraların sonucu masa başına çivilenmiş polis memuru Roenick'e kolay görünen bir görev verilmiştir; kaşarlanmış polis memuru O'Shea ve işe yaramaz sekreter Ferris ile birlikte 1 Ocak sabahına dek karakola bekçilik etmek.Aynı gün cinayetten tutuklanan çete reisi Nicholas Zambrano da bir otobüs ile hapishaneye nakledilmektedir. Şehri felç eden kar fırtınası yüzünden otobüstekiler geceyi geçirmek için Roenick'in karakoluna sığınırlar. Kar fırtınasından yararlanan kimliği belirsiz kişiler karakola saldırır. Saldırganlar Zambrano'nun peşinde gibidirler. Roenick otobüsle gelen suçluları ve bir avuç memuru örgütleyerek, sabah yardım gelene dek hayatta kalma savaşı vermek zorundadır.
Baskın
![c[r]ook](/_next/image?url=https%3A%2F%2Fimage.tmdb.org%2Ft%2Fp%2Fw342%2FebH7UcxveEudlhzlmfRBu2Tneq.jpg&w=3840&q=75)
Film detaylari icin tiklayin...
c[r]ook

Yarım akıllı bir avukat, noel gecesinde bir cinayet işlemeye çalışarak, yerel çeteyi dolandırmaya kalkar. Ama bir striptiz kulübü sahibi olan ortağının çaldıkları paralarla ilgili başka planları vardır.
Buz Hasadı

Film detaylari icin tiklayin...
Devil in a Blue Dress

Kate ünlü bir Hollywood yıldızıyla tanışmak için yola çıkar fakat bindiği metro bir tünelde aniden durur ve onu mutsuz olaylar beklemektedir bir katilin pençesine düşer ve onu farelerle dolu bir yere kapatır bu katil öldürdüğü kurbanların etlerini farelere yedirir bakalım bu tünelden çıkabilecek mi?
Dehşet Tüneli

Film detaylari icin tiklayin...
Dick Tracy

Napolyon kumandanlığındaki savaşlar zirve noktasındadır. Napolyon'un dünyanın hakimiyetini ele geçireceği korkusu en çok İngiltere'de hissedilmektedir.İngiliz hükümeti, Brezilya sahillerinde bulunan Yüzbaşı Aubrey(Russell Crowe) komutanlığındaki savaş gemisini, Fransızların Acheron adlı dev savaş gemisini yoketmekle görevlendirir. İki geminin ilkkarşılaşmasında İngiliz gemisi çok büyük hasar alır ve sis sayesinde batmaktan kurtulur. Fakat Yüzbaşı Aubrey, kendisinden çok daha hızlı olan ve güçlü silahlarla donatılmış Fransız gemisini takipte kararlıdır. Pasifik Okyanusunda devam eden takip uzadıkça, yaşam ve ölüm arasında gidip gelirler.