

İkiz Kan
Double Impact
Yonetmen: Sheldon Lettich
Vizyon Tarihi: 31 Temmuz 1991
Konu
Jean-Claude Van Damme'ın olduğu müthiş ve çarpıcı bir macera filminden daha iyi ne olabilir? İki tane Van Damme! Turbo motorlu ve heyecan seviyesini zorlayan bu aksiyon filminde heyecan iki kere, kargaşa iki kere ve eğlence de iki kere. Van Damme ailelerinin vahşice öldürülmesinden sonra birbirlerinden ayrılan Chad ve Alex Wagner isimli ikizleri oynuyor. Seneler sonra bu ikisi daha farklı olamazlardı: Chad Beverly Hills'te havalı bir fitness hocasıyken. Alex Hong Kong'un suçla dolu ara sokaklarında kaba bir kaçakçıdır. Fakat kader ikisinin yollarını kestirince ikisi başka bir ortak noktalarının olduğunu fark ederler. İkisi de birer döviş makinasıdır! Ailelerinin katilini bulmak ve intikam almak için kararlı olan dövüş ustası iki kardeş Hong kong limanında bulunan devasa bir yük gemisindeki sarsıcı bir sona kadar yumruklarını konuşturuyorlar.
Oyuncu Kadrosu

Jean-Claude Van Damme
Alex / Chad Wagner

Geoffrey Lewis
Frank Avery

Alonna Shaw
Danielle Wilde

楊斯
Moon

Cory Everson
Kara

陳欣健
Raymond Zhang

Alan Scarfe
Nigel Griffith

Andy Armstrong
Paul Wagner

胡楓
Chinese Nurse

Kamel Krifa
Mahjong Manager
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Öfke ve bencillikle dolu bir an iki adamı birbirleriyle karşı karşıya getirir. Büyük bir hukuk firmasında avukat olan Gavin Black, geç kaldığı mahkemeye gitmek için yoğun trafikte yol almaya çalışırken başka bir şeritte çocuklarını görme hakkını alabilmek için mahkemeye gitmeye çalışan Doyle Gipson'ın arabasına çarpar. Biri kariyerinin zirvesine ulaşmak, diğeri ise uçurumun kenarından kurtulmak için mücadele eden iki adamın hayatı bu kaza sonucunda ilginç şekilde birbiriyle kesişir.
Çarpışma

İlk kez 2005 Berlin Film Festivali’nde gösterilen bu gerçekçi büyüme öyküsü, klasik müzik ve bir suç imparatorluğu arasında kalan genç bir adamın hayatına mercek tutan nitelikli bir karakter incelemesi. Yirmi sekiz yaşındaki Thomas Seyr, Paris’te bir emlak mafyasının gelecek vaat eden üyelerindendir. Thomas’ın, bu “erkek” mesleğinin gölgesinde kalan bir özelliği ise, bir konser piyanisti olan annesinden miras kalan, piyano çalma yeteneğidir. Annesinin ölümünden sonra tuşlara hiç dokunmamış olan Thomas, emlakçılık uğruna yüz çevirdiği bu yeteneğinin asıl önceliği olduğunu fark eder. Ortağının karısıyla ilişkiye girmesi ve piyanoya verdiği ağırlık yüzünden işini ihmal etmeye başlaması Thomas’ın hayatını çelişkilerle dolu bir çalkantıya sürükler...
Kalbim Bir An Durdu

Birbirinden farklı üç karakter olan Zack, Jack ve Roberto, bir hapsihane hücresinde biraraya gelirler. Roberto'nun hiçbir şeyi kafasına takmayan sevimli halleri, ilk başlarda Zack ve Jack'in çok sinirine dokunsa da aynı hücrede kalmak zorunda olmalarından dolayı bu duruma katlanmak zorunda kalırlar. Hapisten kaçmayı kafalarına koyan ikiliye, Roberto yardım edebileceğini söyleyince üçü birden bir kaçma planı yaparlar * John Lurie, Tom Waits ve kendisine hayran kaldığım Roberto Benigni ile bir başka Jarmusch filmi. başlarda can sıkıntısı üzerine başka bir film gibi görünse de Benigni'nin aynı koğuşa düşmesiyle film biraz neşe bulur * Espiri ve çekişme dolu bir kaçış ve yol hikayesi olan film usta yönetmen Jim Jarmusch imzası taşıyor.
İçerdekiler

Rage virüsünün Britanya adalarına yayılmasının yarattığı kaos kontrol altına alınmış ve insanlar yavaş yavaş boşaltmak zorunda kaldıkları evlerine geri dönmeye başlamışlardır. Amerikan ordusu da Londra'nın çeşitli yerlerinde düzenin sağlanması ve insanların güvenle evlerine yeniden yerleşebilmelerini sağlamak için yardım etmektedir.
28 Hafta Sonra

Hayatı pek yolunda gitmeyen bir kasap, hapisten yeni çıkmıştır ve yeni bir başlangıç yapmak istemektedir. Zihinsel engelli kızını bir akıl hastanesine yerleştirdikten sonra, hamile sevgilisi ve onun annesi ile Lille’e yerleşir. Sevgilisini sevmemektedir; fakat sevgilisi ona yeni bir kasap dükkânı açmayı vaat etmiştir. Kısa zaman sonra kadının ona yalan söylediğini anlar, onu terk eder. Tekrar Paris’e dönmeye ve kızını bulmaya karar verir. Yanındaki tek şey tabancasıdır ve yollara düşer… Artık kendi kendiyle baş başadır, hayatın amacını ve anlamını bulma çabaları arasında gelgitler yaşar. 1998'de aralarında Cannes Eleştirmenler Haftası Ödülü, Sarajevo Film Eleştirmenleri Ödülü, Stockholm En İyi İlk Film ve En İyi Görüntü olmak sayısız ödülün sahibi oldu...
Herkese Karşı Tek Başına

Paris'de kasaplık yapan bir adamın, sevgilisinden bir kız çocuğu olur. Fakan kadın, çocuğu daha çok küçükken adama bırakıp kaçar. Kız gün geçtikçe büyür ve bir gün başına bir olay gelir. Baba ve kızının hayatı bu noktada değişir. Filmin devamı : Seul Contre Tous (1998)
Carne

Film detaylari icin tiklayin...
Pig

Geçen yıllarda artık yaşlanmaya başlayan polis memuru John McClane, karısından boşanmış ve alkol tedavisi görmektedir. Artık polis departmanında çalışmayan McClane, devlete bağlı bir güvenlik biriminde tehlikeli bilgisayar korsanlarını takip etmektedir. Matt Foster adlı genç bir korsanı tutuklamak için yolda olduğu bir sırada, trafiğin içinde sıkışmış durumdayken terörist saldırıların modern bir halini ilk elden yaşar. Greg Pope tarafından yönetilen bir bilgisayar korsanları çetesi, Amerika'nın bilgisayar altyapı unsurlarına saldırıp işe trafik ışıklarından başlayarak sistemleri teker teker kapatmaktadırlar. Bankalar arası bilgisayar ağlarına ve borsaya da müdahale ettikten sonra Amerika'nın ekonomisi çökmeye başlamıştır. Her zamanki gibi McClane, bütün bu olayların ortasında kalıvermiştir.
Zor Ölüm 4

Dedektif John McClane, her şeyi görüp geçirdiğini sanmaktadır. Artık New York'tadır ve kendini güvende hissetmektedir. Hayatında karşılaştığı en olağanüstü düşmanıyla karşı karşıya gelmeyi beklediği en son yer New York'tur. Ancak Simon adındaki bir dahi, McClane ve New York şehrini çok tehlikeli bir oyunun içine itmek üzeredir. McClane yeterince kötü günler geçirmiştir ama Simon'a göre geçireceği kötü bir gün daha vardır.
Zor Ölüm 3

Karlı bir Noel akşamında ülkenin başkentindeki en önemli havaalanı bir grup terörist tarafından gasp edilmiş ve birçok yolcu esir alınmıştır. Militan komandolar tarafından oluşan teröristler, tehlikeli ve düzenbaz bir polis memuru tarafından yönetilmektedir. Uyuşturucu şebekesinin başındaki birini adaletten kurtarmak için gelirler. Bütün olasılıklara karşı hazırdırlar; yalnızca bir tanesi hariç; John McClaine, ölümcül bir deja vu hissine sahip, görevde olmayan bir polis memuru. Havaalanındaki pistler, ölüm ve yıkım ile doludur ve McClane zamanla yarış halindedir. Karısı ise havada dönüp dolaşan ve çok az benzini kalmış bir uçağın içinde kalmıştır.