

Amerika Rüyası
Coming to America
Yonetmen: John Landis
Vizyon Tarihi: 29 Haziran 1988
Konu
Film kendisinin evlenmesi için seçilmiş, her dediğini yapan bir kadın yerine kendisini kendisi olduğu için sevecek bir kadın bulmak için Amerika'ya gelen bir prensin hikayesidir.
Fragman
Oyuncu Kadrosu

Eddie Murphy
Prince Akeem / Clarence / Randy Watson / Saul

Arsenio Hall
Semmi / Extremely Ugly Girl / Morris / Reverend Brown

Shari Headley
Lisa McDowell

John Amos
Cleo McDowell

James Earl Jones
King Jaffe Joffer

Madge Sinclair
Queen Aoleon

Eriq La Salle
Darryl Jenks

Allison Dean
Patrice McDowell

Frankie Faison
Landlord

Louie Anderson
Maurice
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Connie Sumner, kocası ve oğluyla mutlu bir yaşantısı olan bir kadındır. Bir gün iş için New York'ta bulunduğu sırada rüzgar yüzünden dengesini kaybeder ve düşer. O sırada orada bulunan genç kitapçı Paul Martel, kadına yardım eder ve dizindeki yaraya pansuman yapmak için evine davet eder. Connie, genç adamın evinde çok kısa bir süre geçirir ve hemen evine döner. Bu olayın, kocası Edward ile olan ilişkisi için bir test olduğunu düşünmektedir. Ancak bir süre sonra genç adamın dairesine tekrar gider; olaylar artık kontrolden çıkmıştır.
Sadakatsiz

Yeni boşanmış, 37 yaşında ve kariyerinin doruğunda Manhattan'lı genç bir kadın olan Rafi'nin hayatı, Manhattan'ın batı yakasında yaşayan 23 yaşındaki genç ressam Dave kendisine aşık olunca, bambaşka bir şekle bürünür. Çünkü genç adam Rafi'nin terapistinin oğludur. Film, herkesin aşka bakış açısı üzerinden yola çıkar: arkadaşların, akrabaların, hatta bu aşk söz konusu olduğunda, Rafi'nin terapisti Lisa'nın... Tabii -iki kişi aşık olduğunda- bir yanda onları ayırmak için uğraşanların ve diğer yanda ne pahasına olursa olsun onları bir araya getirmeye çalışanların...
Hastayım Sana

Sevdiği kadının aşkını kazanabilmek uğruna bir erkeğin yapabileceklerinin defalarca sınandığı hikayelere yeni bir örnek de, Matthew Vaughn'un son filmi Yıldız Tozu ile geliyor.Tristran, aşkının kalbini kazanabilmek için onun için kayan bir yıldızı yakalayacağına söz verir. Ama sevgilisi Yvaine ile çıktıkları bu yolda, korsanlar ve cadılarla dolu büyük tehlikeler onları beklemektedir.
Yıldız Tozu

Tom Hanks'in 1988 yılında en iyi aktör dalında Oscar® ödülüne aday gösterildiği bu komedi fiminde, Hanks, 30 yaşındaki bir adamın vücuduna sıkışmış 12 yaşındaki bir çocuğu canlandırıyor... Bir karnavalda genç Josh Baskin (Hanks) büyümeyi diler. Ertesi sabah uyandığında dileğinin gerçekleşmiş olduğunu görür. Arkadaşı Billy'nin yardımıyla (Jared Rushton), Josh bir oyuncak firmasında işe başlar. Ancak yaşadığı her tecrübeden sonra John çocukluğun sade zevklerini özlemeye başlar...
Büyük

Film detaylari icin tiklayin...
Le Pion

Birinci Dünya Savaşı’nda oğlunu kaybeden kör bir saatçi tren istasyonuna yaptığı bir saati geri işlenmesi üzerine kurar, gidenler belki geri döner düşüncesiyle...Bu saat bir mucizeye sebep olur ve 1918’de savaşın bittiği gün doğan Benjamin Button’un hayat saati tersine işler. O 80’lerinde bir yaşlı olarak doğmuştur ve hayatı bir bebekliğinin ulaşabileceği ilk evresinde son bulacaktır.Benjamin tersine giden gelişmesinde ortama ayak uydurmaya çalışırken daha küçük yaşlarda bir kıza aşık olur. İlk önceleri kendi yaşlı görüntüsünden dolayı ondan uzak kalmaya çalışırken yaşları birbirlerini yakaladığında mutluluğu bulur ama ikisinin de daha gideceği yol vardır.
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi

Film detaylari icin tiklayin...
The World, the Flesh and the Devil

Film detaylari icin tiklayin...
La sacrée

Çapkınlıklarıyla ün yapmış genç ve bekar besteci Brad Allen ile komşusu olan, güzeller güzeli dekoratör Jan’in yolları devamlı karışan telefon hatları sayesinde kesişir. Birbirlerinden hiç hoşlanmayan ikili, farkında olmaksızın, aşklarını kavgalarıyla beslerler. Brad, Jan’in kim olduğunu anladıktan sonra çevirdiği türlü dolaplarla “aşk ve savaşta her şeyin mubah olduğunu” ispat edecektir.
Yastık Sohbeti

19. yüzyılda geçen hikaye, Rusya'da yaşayan ve Amerika'ya taşınmaya hazırlanan bir fare ailesinin öyküsünü ele alıyor. Ülkelerinde yönetimi ele geçiren kedi hanedanından kaçmak için yola çıkan aile huzuru okyanusun diğer tarafında bulmayı umut eder, kedilerin olmadığı bir dünyaya adım attıklarını zanneder. Ancak yanıldıklarını henüz yolculuğa başladıklarında fark ederler. Yolculuktaki ilk maceraları bir fırtına patlak verdiğinde yaşarlar. Ailenin en küçüğü olan bebek fare kaybolmuştur. Sonunda sağ salim kurtarıldıklarında New York'a varmışlardır. Şehrin banliyölerinden birine yerleşen aile, kedilere karşı kendilerini savunmak durumunda kalacakları yeni bir maceraya atılırlar.