

Örümcek
Spider
Yonetmen: David Cronenberg
Vizyon Tarihi: 6 Kasım 2002
Konu
Cleg ailesinin oğlu, adını bilmediğimiz, annesinin sürekli olarak “örümcek” lakabıyla seslendiği Bay Cleg çocukluğundan beri psikolojik bir buhran yaşamaktadır. Akıl hastanesinden ayrılıp, evden bozma bir otele yerleştiğinde aklının oynadığı oyunlar sonucunda hafızasından silinen anıları canlandırmak için sancılı bir mücadeleye girişir. Yaşadığı çocukluk travmalarını hayali olarak yeniden kuran ve onları izleyerek bir örümcek gibi beyninin tüm noktalarına ağ ören Spider bu ağır yükün altından kalkabilecek midir? Patrick McGrath’ın aynı isimli romanından uyarladığı Spider, Cronenberg yönetmenliğinde ağır ve Kafkaesk bir atmosfer sunuyor. Film Oedipus Kompleksi, varoluşsal sorunlar ve aklın sınırları hakkında birçok detay verirken, aynı zamanda erkeklik psikolojisinin yıkılışına dair gizemli bir yolculuğa çıkarıyor. Başkalaşan insan figürüne sadık kalan Cronenberg, özellikle Ralph Fiennes’in huzursuz performansının yardımıyla başarılı bir karakter çözümlemesine imza atıyor.
Oyuncu Kadrosu

Ralph Fiennes
Spider

Miranda Richardson
Yvonne / Mrs. Cleg

Gabriel Byrne
Bill Cleg

Lynn Redgrave
Mrs. Wilkinson

John Neville
Terrence

Philip Craig
John

Bradley Hall
Spider Boy

Gary Reineke
Freddy

Sara Stockbridge
Gladys

Cliff Saunders
Bob
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

İki erkek ve bir kadın arasındaki üç kişilik aşkın sinema tarihindeki en güzel anlatımlarından biri olan Jules ve Jim, sadece aşk değil, dostluk üzerine de sözleri olan bir film. Yakın arkadaş olan Jules ve Jim’in hayatları, Catherine ile tanışınca bambaşka bir yöne doğru savrulur. Her ikisi de aynı kadına aşık olsa da Catherine, ilk başlarda sadece Jules’a ilgi duyar. Bildik kadın kimliğinin çok dışında bir karaktere sahip olan Catherine için hayat, alışıldık sınırların çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. İlk zamanlardan beri Jim’in ilgisinin de farkında olan Catherine, yıllar sonra onunla da bir yakınlaşma içine girer. Catherine’i terketmeyi düşünmeyen Jules’un da varlığıyla bu unutulmaz üçlü, birlikte yaşamaya başlarlar.
Jules ve Jim

Bir grup üniversite öğencisi yaz aylarında Mao'nun politik ve kültürel devrimi üzerine çalışmaya başlarlar. Kendilerinin ve Fransa'nın durduğu noktayı tahlil etmek için yapılan bu araştırmada, sanat, kültür, kadının toplumdaki yeri sorgulanmaya başlanır. Grubun geldiği nokta, şiddetin kullanıldığı bir devrim projesidir.
Çinli Kız

Birbirlerinden farklı ama ortak olarak hayattan beklentileri olmayan karakterle dolu koca bir sınıf öğrencinin arasında idealist duygularla öğretmenlik yapmaya yeni başlayan Erin'in işi, sandığından da zordur. Farklı ırk ve toplum katmanlarından gelen öğrenciler için okul, sadece yaşları gereği orada bulunmaya katlanmaları gereken bir yerdir.Erin, kendince yöntemlerle onlara yakınlaşmaya çalışsa da bu niyeti daha da büyük tepkilere yol açar. Çünkü öğrenciler, hayatta yüzleştikleri ırksal ve toplumsal acı gerçekleri farkına vararak öğretmenlerinin saf idealizmi bırakmasını isterler. Zaman içinde onlarla iletişim kurmayı başaran Erin, herbiri birbirinden farklı hikayesi olan bu gençleri, kendi hikayelerini yazmaları ve bunu da birbirleri ile paylaşmaları konusunda cesaretlendirir. Basit bir günlük işlevi görmenin ötesine geçen bu yazılar, öğrencilerin hayata tutunmalarını sağlayan bir araca dönüşecektir.
Özgürlük Yazarları

Film detaylari icin tiklayin...
La Sirène du Mississipi

Devrim kahramanı Che’yi herkes tanır. Peki ya bir zamanlar onun Buenos Aires’in varlıklı kesimlerinde yaşayan 23 yaşında bir tıp öğrencisi olduğu kaç kişi bilir? Peki 29 yaşındaki arkadaşı, biyokimyacı Alberto Granado’yla birlikte yaptıkları motosiklet yolculuğunda Latin Amerika’nın gerçekleriyle nasıl yüzleşmek zorunda kaldıklarını? 1952 yılında Ernesto ve Alberto Buenos Aires’ten bir motosikletin sırtında yola çıkarlar. Araçları arızalandığında otostop yapar, halka kaynaşmaya başlarlar. Bildiklerinden çok farklı bir Latin Amerika gerçeği beklemektedir onları. Astımı olan Ernesto ilaçlarını bir kadınla paylaşır; cüzam kolonisinde, hastaların kaderine ortak olurlar. İnka medeniyetinin üzerinde yükselen çarpık kentleşme ve adaletsizliklere şahit olurlar. Bu yolculuk, iki genç adamın geleceklerini şekillendirecektir.
Motosiklet Günlüğü

Film detaylari icin tiklayin...
Der Zinker

Yeni ve teknolojik açıdan üstün bir Sovyet nükleer denizaltısı, Kızıl Ekim, Kaptan Marko Ramius’ın komutasında Amerikan sularına ilerlemektedir. Amerikan hükümeti Ramius’un saldırmayı planladığını düşünür. Bir CIA analistinin düşüncesi ise farklıdır: Ramius’un sığınma talep edeceğini düşünen analistin bunu kanıtlamak için sadece birkaç saati vardır çünkü bütün Rus deniz ve hava donanması da Ramius'u bulmaya çalışmaktadır. Av başladı!
Kızıl Ekim

House of 1000 Corpses (Cesetler Evi) 'nin devamı niteliğinde olan bu filmde Şerif John Quincy Uaydal komutasındaki polis Ragsvil, Teksas'ta "Şeytanın Reddettikleri olarak bilinen sadist,seri katil Firefly ailesinin evine baskın düzenler:baskında anne tutuklanır Otis B. Driftuud ve Bebek Firefly kuşatmadan kaçmayı başarırlar.Bu ikiliye babaları deli palyaço Kaptan Spalding de katılır.Çölde gizlice bir otelde birleşmeyi planlayıp sadistçe yöntemler kullanarak iki aileyi kaçırırlar.
Vahşet Çetesi

Paul Sheldon kolay okunan popüler romanlar yazarıdır. Artık kariyerinde bir dönüm noktasında olduğunu düşünür, seri maceralarını yazdığı karakteri Misery Chastain'in öldürüp diziyi bitirir. Paul taşrada geçirdiği bir araba kazasından yaralı kurtulur. Onu bulup evinde bakmaya başlayan Annie Wilkes, şans eseri Paul'un sadık okurlarından biridir ve kahramanı Misery Chastain'in de sıkı bir hayranıdır. Son kitabı okuyup Misery'nin ölümüyle şoke olan kadın öfkeye kapılır ve Paul'u ayağından feci şekilde yaralayarak onu yatağa hapseder. Hem bölge şerifi hem de menajeri umutsuzca Paul'ü ararken o, gardiyanı Annie'ye özel bir Misery macerası daha yazmak zorundadır. Harry ile Sally Tanışınca yönetmeni Rob Reiner'ın bu müthiş başarılı Stephen King uyarlaması, o zamana dek gölgede kalmış aktris Kathy Bates'i şöhretle tanıştırmakla kalmamış, onu Oscar'la da buluşturmuştu..
Ölüm Kitabı

Mahkumlar Alabama'daki yeni ve daha güvenli bir hapishaneye transfer edilmek üzere uçağa bindiriliyorlar, ama kemerleri çözme sinyali verilmeden 'Virüs' lakaplı Cyrus Grissom liderliğinde uçağı ele geçirerek rotayı özgürlüğe çeviriyorlar. Ancak uçağın yolcuları arasında yeni tahliye olmuş temiz pak bir adam da var. Eski asker Cameron Poe adam öldürmekten sekiz yıl yattıktan sonra iyi halden salınıyor, fakat karısına ve hiç görmediği küçük kızına kavuşma hayalleri kurarken kendini birden gürültü ve patırtının içinde buluyor.