

1242: Gateway to the West
Yonetmen: Péter Soós
Vizyon Tarihi: 2 Ekim 2025
Oyuncu Kadrosu

Ray Stevenson
Caesareane

Eric Roberts
Captain Akos

Michael Ironside
Narrator / Mihaly

David Schofield
Sycardius

Neil Stuke
Commander Simon

Genevieve Chenneour
Uulan

Jeremy Neumark Jones
Eusebius

Tam Williams
Bacso

Thomas Raft
Commander Simon's Guard
Badrakh Battogtokh
Khasi
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Evine dönmekte olan yüksek lisans öğrencisi Lucy (Brittany Snow, Pitch Perfect) Brooklyn metrosundan çıktığında, yaşadığı muhit olan Bushwick'in polisle çatışan siyah kostümlü askerlerin saldırısı altında olduğunu görür. Yayalar ya otobüslere götürülüyor ya da vuruyorlardır. Eski donanma sıhhiyecisi Stupe (Dave Bautista, Galaksinin Koruyucuları) isteksiz de olsa bu iç savaşta hayatta kalmasına yardım eder. Onlar kimin ne için saldırdığından habersizken New York'taki yıkım yayılmaya devam etmektedir. Güvenli bir yere ulaşmak için Bushwick'in yağmacılarla, yerel milislerle, işgalci güçlerle ve tehlikelerle dolu beş bloğunu geçmek zorundadırlar.
İşgal

Film detaylari icin tiklayin...
The Baby of Mâcon

16 yy'da yaşayan genç bir hukuk öğrencisiyken, tanrıya verdiği bir söz yüzünden rahip olmaya karar veren Martin Luther, kıvrak zekası ile kısa zaman içinde kilise içinde parlıyor. Avrupa'daki tüm siyasi havaya egemen olan kilisenin yaptıklarına ve süren din sömürüsüne eleştirel bir gözle bakan Luther, düzenden rahatsız oluyor ve inancıyla çelişkiye düşüyor. Kutsal kitapları tekeli altına alan papalık düzenine karşı çıkarak, kısa zaman içinde İncil'i kendi dillerine çeviren Luther, yüzbinlerce taraftar topluyor. Ancak o güne kadar 'bağışlanma ve cennet tapuları' satarak güç ve zenginlik elde etmiş katolik kilisesi bu isyan sesini bastırmak için elinden geleni yapmaya kararlı tabii ki...
Luther

20. yüzyılın başlarında, Bangladeş'in bir köyünde fakir bir Brahman ailesinin Apu adında bir çocukları olur. Bir şair ve de rahip olan babası ailesini geçindirmeye yatecek kadar para kazanamamaktadır. Kız kardeşi de sürekli olarak komşunun bahçesinden guava isimli bir meyve çalmaktadır. Bütün bunlar ve de aileyle birlikte yaşayan yaşlı teyzelerinin bitmez tükenmez dırdırları, annesini zaten zor hayatını iyice güçleştirmektedir.
Yol Türküsü

Gecko biraderler, rüzgarı arkalarına alıp Meksika’nın özgür ortamına doğru bir yolculuğa çıkarlar. Texas’ta sıkı bir soygun yaptıklarından dolayı, ne olur ne olmaz diye bir rahip ve ailesini de yanlarında rehin olarak bulundururlar. Buluşma için bir Meksika barının kapısını aşındırdıklarında başlarına geleceklerden habersizdirler. Mekan kesinlikle vampirlerin içeri alınmadığı barlardan değildir!Quentin Tarantino’nun senaryosunu yazıp başrollerinden birine geçtiği film, Robert Rodriguez'in, El Mariachi ve Desperado filmleriyle başladığı sinema kariyerinin şimdilik en parlak filmlerinden birisi.
Gün Batımından Şafağa

Evil Dead serisinden hatırlayacağımız, Bruce Campbell'in canlandırdığı Ash, zamanda yolculuk ederek ilkel ve karanlık çağlarda kara büyüye sahip kötülüğün ordularını yenerek, mistik bir kitabı ele geçirmek ve bir yolunu bulup kendi zamanına dönmek zorundadır. Mevzubahis kitap, hiç kuşkusuz Evil Dead'deki ile aynıdır. Ve bir kez daha kan, vahşet ve sinir bozucu bir mizah duygusu film boyunca izleyenlere eşlik edecek.
Karanlığın Ordusu

Tüm zamanların en çok izlenen filmlerinden olan "Kurtuluş Günü", güçlü uzaylı yaratıkların insanoğluna saldırısını konu alıyor. Olaylar, çok büyük uzay gemilerinin ortaya çıkmasıyla başlar. Bu harika görüntü, gemilerin tüm dünyadaki şehirlere ateş açmasıyla sona erer. Şimdi dünyanın tek umudu, bu saldırı sonrası sağ kalan savaşçılarıdır. İnsanoğlunun geleceği, kurtulanların düzenleyeceği son bir saldırıya bağlıdır. 2 Temmuz'da dünyanın her yerindeki iletişim sistemleri, tuhaf bir atmosfer olayı sonucu bozulur. Hemen sonrasında silahlı kuvvetler tarafından, devasa nesnelerin dünyaya doğru yaklaşmakta olduğu açıklanır. Uzaylılarla her türlü iletişim denemesinin başarısız olmasının ardından, şimdi kablo teknisyenliği yapan eski bilimadamı David Levinson, uzaylıların bir günden daha kısa süre içerisinde dünyanın önemli noktalarına büyük bir saldırı gerçekleştireceğini fark eder.
Kurtuluş Günü

Danimarka doğumlu (ünlü yazar) Karen Blixen (Meryl Streep) daha iyi bir yaşam sürebilme umuduyla bir baronla mantık evliliği yapar. Çift Nairobi'ye taşınır, ancak kocası burada alkol ve çapkınlığa dayalı bir hayata dönünce, Karen kendisini aşksız bir evliliğin içerisinde hapsolmuş olarak bulur. Karen daha sonra özgür ruhlu bir avcı olan Denys Finch Hatton (Robert Redford) ile karşılaşır: Acaba ilişkileri içerisinden bir aşk yeşerebilecek midir, yoksa Karen'ı bekleyen şey kalp acısı mıdır?
Benim Afrikam

Amerikan İç Savaşı tüm şiddetiyle ülkeyi kasıp kavurur. İnsanlar yakınlarını kaybeder. Aileler dağılır. Savaş biter. Birlikten ayrılmak isteyen Güney eyaletlerinin kurduğu Konfederasyon yenilmiştir. Yeniden Yapılanma Dönemi başlar. Kölelik yasaklanır. Başkan Lincoln'ün suikastiyle, yeni oluşan güven ortamı yerini kaos ve anarşiye bırakır. Özellikle güney eyaletlerinde çeteciler beyaz çiftlik sahiplerine saldırır ve ailelerine göz açtırmazlar. Polis gücüne katılan siyahlar ve melezler beyazları taciz eder. Bunun üzerine asayişi sağlamak üzere "Klan" kurulur. Haçlı şövalyelerini andıran giysileriyle Ku-Klux-Klan üyeleri gecelerin hakimidir artık. Devletin sağlayamadığı adaleti onlar getirir. D.W. Griffith’in sessiz filmi Bir Ulusun Doğuşu, gerçekten de bizlere anlatılan tarih tezinin aksi bir görüşü, üstelik şimdi izlendiğinde epey rahatsız edici bir tonda sunuyor.
Bir Ulusun Doğuşu

Film detaylari icin tiklayin...