

Operadaki Hayalet
The Phantom of the Opera
Yonetmen: Joel Schumacher
Vizyon Tarihi: 8 Aralık 2004
Konu
Tüm zamanların en sıradışı aşkı... Dünya çapında 65.000 gösterim... En popüler müzik... Paris opera binasını kendisine mesken tutan Hayalet (Gerard Butler), zamanının büyük çoğunluğunu org çalarak ve opera binasını gezerek geçirir. Genç opera sanatçısı Christine’in (Emmy Rossum) açılış gecesindeki büyüleyici performansı, hem seyircileri hem de tiyatronun hayaletini derinden etkiler. Ve operanın gizemli hayaleti kendisini bu yıldızı korumaya adar. Fakat bu genç sopranoya sahip çıkmak isteyen tek güçlü erkek o değildir. Operanın sahibi Vicompte Raoul de Chagny’nin (Patrick Wilson) de gözü Chtristine’dedir. Ünlü İngiliz besteci Andrew Lloyd Webber’in “The Phantom of the Opera” adlı müzikali, ilk defa sahneye konuluşundan yaklaşık 20 yıl sonra beyaz perdeye uyarlandı. Film 77. Oscar ödüllerinde 3 dalda aday gösterildi...
Oyuncu Kadrosu

Gerard Butler
The Phantom

Emmy Rossum
Christine

Patrick Wilson
Raoul

Miranda Richardson
Madame Giry

Minnie Driver
Carlotta

Ciarán Hinds
Firmin

Simon Callow
Andre

Victor McGuire
Piangi

Jennifer Ellison
Meg Giry

Murray Melvin
Reyer
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

On yıl önce, Colorado dağlarında genç bir kız, ailesinin kanlarında taşıdıkları bir gizem yüzünden vahşi avcılar tarafından öldürülmesini çaresizce izledi. Ormana kaçarak ellerinden kurtuldu ve avcıların hiçbir zaman bulamadıkları bir şeye, bir kurda dönüştü. Dünyanın yarısı kadar mesafe katetmiş olmasına rağmen, Vivian Gandillion hâlâ kaçıyor.
Kan ve Çikolata

Hiçbir yetişkinin hayatta kalmadığı bir uçak kazası sonrasında ıssız bir adaya düşen bir grup küçük çocuk, kendi küçük topluluklarıyla hayatta kalma savaşı verirler. Fakat çocuklar ister istemez iki gruba ayrılmışlardır: Ralph'ın başında olduğu bir grup sığınak yapmak ve yiyecek toplamak isterken, Jack'in grubu eğlenmek ve avlanmak isterler. Bu grup ayrılığı Ralph ve Jack arasında acı bir rekabeti başlatır. Aralarında gelişen bu düşmanlık da sonunda onları kanlı ve korkutucu bir noktaya getirir. William Golding'in Nobel ödüllü romanından uyarlanan bu film medeniyet ve ilkellik arasındaki ayrımı ortaya koyuyor.
Sineklerin Tanrısı

Film detaylari icin tiklayin...
The Brave

J.G Ballard'ın oto-biyografik romanından uyarlanan "Güneş İmparatorluğu", Shangai'in Japon istilasına uğradığı 1941 yılında başlıyor. Zengin bir ailenin mutluluk içinde yaşayan genç üyesi Jim Graham şehirde yaşanan büyük kaos sırasında ailesini kaybediyor ve her gün onlarca insanın öldüğü bu karmaşada yapayalnız kalıyor. Uçaklara büyük bir ilgi duyan ve hep uçmayı hayal eden Jim, sonunda Soo Chow toplama kampına gönderiliyor ve burada geçirdiği aylar boyunca yepyeni insanlarla tanışarak, yaşamın ailesinin kendisine sunduğu kadar toz pembe olmadığının farkına varıyor.
Güneş İmparatorluğu

Film detaylari icin tiklayin...
என்னமோ ஏதோ

Film detaylari icin tiklayin...
Playboy of Paris

Film detaylari icin tiklayin...
The Age for Love

Film detaylari icin tiklayin...
Rondo

Lawrence Michael Levine’in yazıp yönettiği Black Bear, yaratıcılık konusunda sıkıntı çeken bir film yapımcısının hikâyesini konu alıyor. Geçirdiği sıkıntılı dönemde inzivaya çekilme ihtiyacı duyan Allison karakterinin bir arkadaşının önerisiyle gittiği göl kıyısındaki evde, evin sahipleri olan müzisyen Gabe ve dansçı partneri Blair ile geçirdiği günleri sıra dışı bir anlatımla aktaran film, üç karakterin olay örgüsündeki kırılmalarla değişen ilişki dinamikleri üzerine kurulu. Allison’ın, Blair ve Gabe çifti ile olan iletişimi ilerledikçe çözülen bir hikâye ortaya çıkıyor. Bu noktadan sonra kamera önü ve arkası arasındaki ayrım da yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Böylelikle karakterin başka bir karakteri canlandırdığı, film içinde filmin yer aldığı, çok katmanlı bir yapıyla karşılaşıyoruz. Tüm bu kırılmalar, çeşitli zıtlıklar arasındaki çekişmelerin işlendiği derinlikli bir anlatı oluşturuyor.
Black Bear

Film detaylari icin tiklayin...